Osmanlı’nın yıkılmasına İttihatçılar sebep oldu -24-
NETİCE VE SON SÖZ
e-İttihatçılar on senede altıyüz senelik İmparatorluğu bitirdiler *I.Cihan Harbi başladığında, Osmanlı İmparatorluğunu İttihat ve Terakki’nin tek parti yönetimi altındaydı. Harp başladığında İtilaf Devletleri; İngiltere, Fransa, Belçıka, Luksenburg, Sırbistan, Karadağ, Rusya ve Japonya’nın dahil olduğu sekiz devletten müteşekkildi. Bu bloğa daha sonra Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya dahil oldu. Buna mukabil İttifak bloğu; Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan ve İtalya’dan müteşekkildi. Daha sonra İtalya saf değiştirip İtilaf devletleri bloğuna katıldı. Almanlar ani taarruzlarla en önemli cephe olan Batı cephesine yüklendiler. Bu cephede galip gelirlerse Harbi kazanacaklarından emindiler. Ama umduklarını bulamadılar. 6-9 Eylül 1914’te yapılan Marn muharebesinde bozguna uğradılar ve ondan sonra savaş, uzun sürecek siper savaşlarına evrildi. İşte İttihat Terakki Hükümeti, İttifak bloğunun harbi kaybetmesi hemen hemen kesin gözükmesine rağmen, Osmanlı İmparatorluğunu bir oldu, bittiyle İttifak bloğunun yanında harbe soktular. Halbuki bir taraftan, Almanya’nın iki cepheli(Batı-Doğu cepheleri) savaşta kısa sürede bir galibiyet alamayacağı Marn muharebesiyle ortaya çıkmıştı. Diğer taraftan da, bir sene önce Balkan harbinden mağlup olarak çıkmış, ekonomik durumu bozuk ve askeri gücü yetersiz ve de yeterli hazırlığı yapamamış Osmanlı İmparatorluğu’nun uzun süreceği belli olan bir harbe girmesi intihar etmesi demekti. Ayrıca bu kötü durumdaki Osmanlı devletinin Alman stratejisine yardımcı olabileceği de beklenemezdi. İşte İTF’sı bu kötü ahvalde Devleti, güçsüzlerin yanında harbe soktu. Ayrıca Almanya’nın savaş stratejisi de yanlıştı. Çünkü;Almanya’nın en büyük müttefiki olan Avusturya-Macaristan İmpaaratorluğu 1910’lardan itibaren siyasi krizler, etnik milliyetçilik ve askeri güçsüzlükler sebebiyle çöküşün eşiğine gelmiş, çalkantılı ve son dönemini yaşıyordu. Alman stratejisiyle ilgili olarak Adolf Hitler Kavgam’da şunları söylemiştir: ‘Eğer Reich (Alman İmparatorluğu) Schöenerer’in (Avusturya-Macaristan’lı siyasetçi. George von Schönerer,Avusturya’nın Habsburg hanedanından ayrılıp, Almanya ile birleşmesini savunuyordu.) Habsburglar hakkındaki ikazlarına kulak verseydi, Almanya’nın başına bu felaket gelmeyecekti.’ Almanya’nın diğer müttefiki olan Bulgaristan da yeni bağımsızlığını kazanmış zayıf bir devletti. Dolayısiyle İttifak bloğunun harpten galip çıkması bir mucize olurdu. Böyle bir durumda İTF adeta Devleti intihara sürükledi.
İTTİHAT VE TERAKKİ FIRKASI GERÇEKTEN OSMANLI’YI KURTARMAK İÇİN Mİ, YOKSA YIKMAK İÇİN Mİ KURULDU?
*İttihat ve Terakki Fırkası’nın geçmişine bakıldığında karşımıza şu teşkilatlar çıkıyor: Genç Osmanlılar, İttihad-ı Osmani, Selanik Mason Locası Üstadı Emanuel Karasu ile irtibatları, Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti, İttihat ve Terakki Cemiyeti ve en sonunda da İttihat ve Terakki Fırkası. Bütün bu teşkilatların yapılarına bakıldığında; Hepisinin çekirdek kadrolarının ya Mason veya Mason localarına yakın kişiler olduğu görülür. O zaman akla şu soru geliyor: ‘Acaba İttihat ve Terakki Cemiyeti gerçekten Osmanlı İmparatorluğunu kurtarmak için mi kuruldu, yoksa Osmanlı’nın parçalanmasına bir aparat olarak mı kuruldu? İttihat ve Terakki Partisi’nin geçmişi ve çekirdek kadrosuna bakıldığında; Mason locaları ve Siyonist teşkilatlarla ilişkili olması, İTC’nin, ‘Osmanlı İmparatorluğunu parçalama Projesinin önemli bir aparatı olarak kullanıldığı tezini’ kuvvetlendiriyor. İTP’nin evvela; 2 Ağustos 1914’te Almanya ile gizli bir ittifak anlaşması yapması; Daha önce İngiltere’ye (Vickers şirketine) sipariş verilen Reşadiye(1911) ve Sultan Osman(Osman-ı Sultan-ı Evvel-1912) zırhlılarının son taksidinin 2 Ağustos 1914’te ödenmesine rağmen, gemileri teslim almaya giden Osmanlı Heyeti’ne İngiliz Hükümeti’nin ani bir kararla teslim etmemesine sebep olmuştur. İkinci olarak; İTP’nin bir oldu, bittiye getirerek (Meclisin kararı, Padişah’ın onayı olmadan) mağlubiyetin kaçınılmaz olduğunu bile bile İttifak bloğu safında 30 Ekim 1914’te harbe girmesi, zaten zayıflamış olan İmparatorluğa daha da güç ve toprak kaybettirerek sonunda Osmanlı İmparatorluğunun yıkım fermanı olan Mondros Mütarekesini imzaladılar(30 Ekim 1918).Devamında da Osmanlı İmparatorluğu’nun idamı demek olan Sevr Antlaşması yapıldı (10 Ağustos 1920). Devam edecek…







