Belediyeler ‘engelsiz’ sporun, şampiyon sporcular İslami hassasiyetin neresinde?
Beden Eğitimi ve sporun vatandaşın ayrılmaz bir parçası haline gelmesinin önemini, kişiler üzerinde ruhen ve beden, dahası sosyal açıdan olumlu etkisinden anlamak mümkün. Etkileşim engelli veya engelsiz, genç veya yaşlı, her yaş grubundan insanımız için geçerli. Bu hizmeti merkezi ve yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalarının kaynağı-altyapısı oluşturulmakla kalmayıp kanun, yasa ve yönetmeliklerle güvence altına alınmış. Hukuku mevzuata baktığımızda gerek Anayasa 58. ve 59. Maddeleri, gerekse 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 7., 14., 37. ve diğer ilgili kanun maddelerinde açık ve net bir şekilde belirtilmiştir. Hal böyleyken akla, yazımızın başlığı olan ‘Belediyeler engelsiz sporun neresinde?’ sorusunu sormadan kendimizi almıyoruz…
‘ENGELLER AŞILMASI İÇİN VARDIR’, DÜŞÜNCESİ
Daha önce bu satırlara konu olan, bir hususu şu ifadelerle gündeme taşımız, hatırlayalım; “Engeller madem aşılması için var, bu engelleri kaldırmak için farkındalık koyan yerel yönetimler (belediyeler) söz konusu, örnek alınması için bize de bu uygulamaları yazmak düşer. Niçin? Bir birey, aile, yerel veya merkezi yönetimlere örnek olsun. Ancak o vakit paylaştığımız düşünce / fikrin bir yararı olur. Belediyeler ve spor başlığı altında halk dilinde ‘engelli’ olarak tanımlanan özel gereksinimi bireylere fiziksel aktivite /egzersiz hizmeti sunan yönetimler olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bağcılar Belediyesi ve Bahçelievler Belediyesi’nin bu satırlara yansıtmıştık. Bugün ise Bursa Yıldırım Belediyesi’nin ‘anlamlı’ çalışmalarını siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz…”
2018 yılının Mayıs ayında, bu satırlarda paylaştığımız yazının üzerinden tam yedi yılı geçkin bir zaman geçmiş. O tarihten bugüne nelerin değiştiğini, hangi belediyenin spor yatırımlarıyla engelli vatandaşlarımızın yanında olup-olmadığını merak etmiyor da değiliz!...
“İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN”
Madem geçmişe uzandık, ‘Yıldırım Belediyesi ve engelsizspor’ başlığıyla 2018 tarihinde paylaştığımız yazımızdan bir başka bölümü hatırlamak-hatırlatmakta yarar görüyoruz. İnsana yatırım yapmanın insani görevi olduğu şiarıyla, o günkü yazının devamını müsaadenizle paylaşmak-hatırlatmak isteriz;
“Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali’nin çalışmalarına gördüğümde, Şeyh Edebali hazretlerinin, damadı Osman Gazi’ye ‘…İnsanı yaşat ki devlet yaşatsın’ sözünü hatırlattı. Belediye olarak yapılan her yatırım, toplumun en küçük, küçük olduğu kadarda değerli yapı taşı olan insana yönelik olmaktadır. İlçe de ki sportif yatırımlar tesisleşmeyle başlamış. Yıldırım Spor Kompleksi, 75. Yıl Spor Kadın Merkezi, Millet Mahallesi Kadın ve Spor Merkezi, Dr. Sadık Ahmet Spor Tesisi, Sinandede Kadın ve Engelli Spor Merkezi. Ve yakın bir gelecekte açılacak olan Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi. Her bir tesis engelli vatandaşların spor yapmasına uygun hale getirilmiş. İnsan sağlığının önemi dikkate alınarak, ‘Engelsiz Şehir Yıldırım’ sloganından hareketle, her tesisin engellilerin kullanımına açılmasının yanında, sporun insan sağlığı kadar engelli bireyler içinde öneme sahip olduğunu Mimar Sinan Engelsiz Parkı ve Oyun Alanında görmek mümkün…
SPOR YATIRIMLARINI
HATIRLAMA-HATIRLATMA GEREĞİ DUYMAK…
“Bir spor adamı olarak, spor tesislerde verilen /verilecek hizmetin ‘kaynağının’ insana yönelik olması, vatandaşlar kadar bizleri de oldukça heyecandırmaması mümkün değil. Daha çok çocuk /genç / yaşlının, kısacası bireyin sportif faaliyetlerin içinde yer alması zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı neslin yetişmesi demek. Tüm bunların yanı sıra, yeni yetişen nesle örnek olması amacıyla görme engelliler başta olmak üzere, bedensel, işitme ve özel çocuklara yönelik performans sporlara yapılan yatırımlar takdir edici…Tesisleşme bazında gerçekleştirilen yatırımlar ve, yatırımların bir neticesi olarak ortaya başarı tabloyu gördükten sonra Başkan Edebali’nin ‘Yatırımlarımız meyvelerini veriyor…’ sözlerine hak vermemek elde değil. Başkanın şahsında, tüm ekibini tebrik ediyoruz. Dileriz, diğer yönetimlere örnek olur. Bizlerde toplumun yararına olan bu tür değerli çalışmaların yaygınlaşması…”
AVRUPA ŞAMPİYONLARI ALKIŞLARKEN,
İSLAMİ HASSASİYETE DİKKAT KESİLME ZORUNLULUĞU
Hiçbir söz veya yazı durduk yerde gerçekleşmez. İçinde bulunulan durumda yaşananlar, kişiyi geçmişe götürür. Geçmişin izlerini taşıyan o anlar, adeta geleceğe de yansır. “Tekerlekli Sandalye Basketbol Kadın Milli Takımı, Avrupa’da şampiyon oldu” “Görme Engelli Kadın Milli Futbol Takımı namağlup Avrupa şampiyonu oldu” başlıklı haberler içeriğinde ki başarı durduk yerde olmadı, elbette. Her başarı inanmak ve uzun süreli planlı bir çalışmanın sonucu. Görme, bedensel, işitme veya zihinsel engeli bulunan bir birey, devlet güvencesi ve garantörlüğünde gerçekleşen yatırımlar sayesinde, bugün onlarını sportif başarılarını konuşuyoruz. Tedavi (terapi) amacıyla başlayan-gerçekleşe hareket ve engelsiz, sonrasında spor faaliyetler, daha sonrası sportif dereceler, Avrupa şampiyonluklarına kadar ulaşınca, engelli bireylerin sportif faaliyetlerinin ne kadar yapılması ve yaygınlaşmasının doğuracağı olumlu sonuçlar, sürecin gündem olması, bizler içinde yazı konusu olması kaçınılmaz oluyor. Yaş grubu ve engelli veya engelsiz ayırt etmeksizin, tüm vatandaşlarımız için sporun (hareket ve egzersiz) içerisinde yer almasında emeği bulunan herkesi tebrik ederiz…
Tabii bu başarılardan söz ederken, önemine dikkat kesilmemiz gereken bir başka, dahası en önemli husus, sportif başarılara giden yolda, sporcunun İslami hassasiyet-değerlerinden ödün verilmemesi. İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an ve Sünnet’e göre insanın dünya imtihanındaki sorumlulukları açık-anlaşılır-net bir şekil de yer aldığı görülmektedir. Geçici dünya heveslerine-zevklerine kapılıp, ebedi ahiret hayatını zayi etmemek her kişinin değil, er kişinin işi olduğu, her defasında dillendirilen anlamlı-önemli bir söz. Birey olarak bizim bu, toplumsal mesajdan üzerimize düşen ders-dersleri alıp almadığımız çok değerli. Sporcunun giydiği kıyafetten etkinliğin yapıldığı ortama, bayan sporcuları erkek antrenör çalıştırmasından, spora ayrılan zamana, daha birçok özelliğe kadar, sürecin İslam çizgisinde gerçekleşip-gerçekleşmediği kıymet taşımaktadır. Diğer türlü faaliyetin adı-alanı sporda olsa, bunun derecesi olimpiyat, dünya veya avrupa şampiyonluğu olsa, İslami hassasiyetler yerine getirilmediği takdirde, ebedi ahiret hayatının yanında hiçbir değer taşımayacağını bilmemiz gerekiyor…
Allah (cc) bizleri yolundan ayırmasın inşallah…







