• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
TÜM YAZILARI

Vahşetin üzerini böyle örtüyorlar

15 Ağustos 2026
A


Mustafa Ceylan İletişim:

Vahşetin üzerini böyle örtüyorlar

MUSTAFA CEYLAN

Yıllardır bu köşeden haykırıyoruz.

Batı’nın “medeniyet”, “insan hakları”, “demokrasi” gibi yaldızlı kelimelerinin ardında yatan tek bir gerçek var.

Dinmez bir İslam düşmanlığı ve kan emici Siyonist hedefler.

Şimdilerde dillerine pelesenk ettikleri, medyalarında köpürttükleri yeni bir yalan var.

“Yahudi-Hristiyan değerleri.”


Güya bu kadim değerler etrafında kenetlenmişler, güya medeniyeti savunuyorlarmış!

Hadi oradan!

Bu süslü kavramın altında yatan karanlık gerçeği sağır sultan bile duydu.

Amaçları ne din ne de inanç; tek dertleri, terör devleti İsrail’in Gazze’de işlediği soykırıma meşruiyet devşirmek ve yeryüzündeki tüm Müslümanları "potansiyel hedef" haline getirmektir.


Bakın, biz söyleyince "komplo teorisi" diyenler, kendi içlerinden yükselen itiraflara iyi kulak versin.

Georgetown Üniversitesi bünyesinde İslamofobi üzerine araştırmalar yürüten The Bridge Initiative Projesi Direktör Yardımcısı Mobashra Tazamal, Batı'nın bu kokuşmuş tezgahını nasıl deşifre ediyor.


Tazamal, Batı'nın yüzüne ayna tutarak şu tokat gibi gerçeği dile getiriyor: “Bu kavram Yahudileri veya Yahudiliği korumuyor, belirli bir devlet politikasını koruyor ve Yahudi kimliğini buna kılıf olarak kullanıyor.”

Yani ortada dini bir hassasiyet falan yok.

Tamamen Siyonist vahşeti muhafaza etmeye yönelik, Haçlı aklıyla kurgulanmış bir kalkan var!

Mesele o kadar iğrenç bir boyutta ki, İsrail denen katil sürüsünün cinayetlerini eleştirenler –ister Müslüman olsun ister vicdanlı bir Yahudi– anında bu "şemsiyenin" dışına itiliyor.


Meşru insan hakları savunucuları bir anda "iç tehdit" ve "aşırı uç" olarak fişleniyor.

Neden?

Çünkü onların lügatinde insanlık, ancak Siyonizm’e biat ettiğiniz sürece geçerlidir.

Avrupa'da İslamofobik siyasetin baş aktörleri Geert Wilders, Nigel Farage ve eli kanlı Binyamin Netanyahu gibiler, bu söylemi bir silah gibi kullanıyorlar.


11 Eylül sonrasında kurguladıkları o küresel tiyatroda, Müslümanları sadece bir "göçmen" veya "medeniyet ötekisi" olarak değil, hem ırksal hem dini olarak yok edilmesi gereken bir "iç düşman" olarak kodladılar.

Batı sokaklarında sıradan bir vatandaş, bir komşu olan Müslümanlar; göç ve doğum oranları üzerinden "işgalci", "insan seli" ve "güruh" gibi alçakça ifadelerle hedef gösteriliyor.

Peki bu zehirli dilin nihai hedefi neresi?

Elbette Gazze!

Terör devleti İsrail, Batı’nın gözünde Orta Doğu’daki sıradan bir ülke falan değildir.

İsrail, Haçlı-Siyonist zihniyetinin İslam coğrafyasına saplanmış zehirli bir hançeri, sözde “medeniyet mücadelesindeki” ileri karakoludur.

Gazze'deki bebek katliamlarına ses çıkaranların Batı başkentlerinde nasıl coplandığını, üniversitelerde ifade özgürlüğünün nasıl askıya alındığını hep birlikte izliyoruz.

Çünkü soykırıma itiraz etmeyi, kendi uydurdukları "terörizme destek" yalanıyla eşdeğer tutuyorlar.

Kundaktaki Filistinli bebekleri bile bir güvenlik tehdidi potasında eritmeye çalışan hastalıklı bir kafa yapısıyla karşı karşıyayız.

Ama artık mızrak çuvala sığmıyor.

Haçlı-Siyonist ittifakının bu kirli illüzyonu artık tutmuyor.

Yırtılan "medeniyet" maskelerinin altındaki o çirkin, kanlı Siyonist suratı tüm dünya apaçık görüyor.


Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi teolojik yalanın arkasına saklanırlarsa saklansınlar; Siyaset ve medya eliyle körükledikleri bu İslam düşmanlığı kendi ayaklarına dolanacak.

Gazze'nin mazlum kanı ve direnişin sarsılmaz imanı, bu kokuşmuş zihniyeti tarihin çöplüğüne gömecektir.

Hakikatin gür sesi, onların sahte "değerlerini" yerle yeksan etmeye yetecektir!

Bize düşen, bu kirli oyunu her platformda ifşa etmek ve zalimin karşısında elif gibi dimdik durmaktır.

Allah'a emanet olun ...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23