• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
TÜM YAZILARI

Siyonist çeteyi korku sardı! 'Türkiye, İran değildir!'

05 Eylül 2026
A


Mustafa Ceylan İletişim:

Bebek katili Siyonist İsrail, Gazze’de masum kanı dökerken arkasına aldığı küresel emperyalist güçlerle efelenmeye devam etse de, kapalı kapılar ardında dizlerinin nasıl titrediğine hep birlikte şahit oluyoruz.

Yıllardır bölgeyi kan gölüne çeviren terör şebekesinin içindeki "aklı başında" isimler, ufukta beliren devasa gücü, yani Yeni Türkiye gerçeğini nihayet idrak etmeye başladılar.

Geçtiğimiz günlerde Siyonist medyasının yayın organlarından Kanal 12’de kaleme alınan bir analiz, Tel Aviv’deki korkunun boyutlarını gözler önüne serdi.

Yazıyı kaleme alan sıradan biri değil.

İsrail’in Eski Askeri İstihbarat Başkanı Tamir Heyman.

Başlık ise son derece manidar ve bizim yıllardır haykırdığımız gerçeğin Siyonist cephesindeki itirafı niteliğinde: “Türkiye, İran Değildir!”

Evet, yanlış duymadınız.


Bugüne kadar Ortadoğu'da danışıklı dövüşlerle, içi boş kuru tehditlerle İsrail'in değirmenine su taşıyan İran ile; masaya yumruğunu vurduğunda kıtaları titreten Türkiye'yi aynı kefeye koymanın ahmaklık olduğunu artık kendileri de söylüyorlar.

Heyman isimli eski istihbaratçı, Tel Aviv'deki şahin görünümlü çaylakları açıkça uyarıyor ve diyor ki: "Türk tehdidini İran ile kıyaslayan herkes Türkiye’nin büyüklüğünü anlamıyor. Bu yaklaşım Tel Aviv’i ateşe atmaktır."

Kuşatıldıklarını Anladılar!

Peki Siyonistleri bu kadar dehşete düşüren, onlara "ateşe atlıyoruz" çığlıkları attıran şey ne?


Tamir Heyman, aslında bizim "Yeni Türkiye Vizyonu" dediğimiz, ecdadın izinde yürüyen o büyük yürüyüşü çok iyi analiz etmiş.

Diyor ki; Ankara artık sadece kendi sınırlarında değil; Ortadoğu’dan Afrika’ya 13 ülkede fiilen askeri olarak var.

Yüzün üzerinde üssü bulunuyor.

Kızıldeniz’den Basra Körfezi’ne, Lübnan’dan Suriye’ye ve şanlı direnişin kalesi Gazze’ye kadar uzanan bu etki alanı, Siyonist çetenin kulislerinde resmen bir "kuşatma stratejisi" olarak okunuyor.

Etraflarının, mazlumların umudu olan Peygamber Ocağı ordumuzun nüfuzuyla sarıldığını görüyor ve nefes alamıyorlar.

Türkiye'nin askeri kapasitesini "son derece etkileyici ve tehdit edici" olarak tanımlayan bu Siyonist kafa, namluyu doğrudan Türkiye'ye çevirmenin intihar olacağını itiraf ediyor.


Diyorlar ki: "Türkiye'yi askeri düzeyde yenilmesi gereken bir rakip olarak görür ve buna göre hazırlık yaparsak, Türkiye bunu tehdit algılar ve karşılık verir. Bu da bizi geri dönülemez bir savaşa sokar, mahvoluruz!"

İşin en acınası, en trajikomik tarafı ise Siyonist istihbaratçının bulduğu çözüm yolu.

Türkiye'nin askeri gücüyle başa çıkamayacaklarını itiraf eden Heyman; siyasi ve diplomatik oyunlara sarılmayı, bir yandan da Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve Hindistan gibi ülkelerle ittifak kurmayı öneriyor.

Yani koskoca teknolojik gücüyle övünen, arkasına ABD'yi alan Siyonist rejim; Türkiye'nin şahlanışı karşısında çareyi Yunan'ın, Rum'un eteğinin altına saklanmakta buluyor!

"Üçlü güç çemberi" kurup Türkiye ile gerilimi kontrol altında tutacaklarmış...

Siz o çemberleri kuradurun; Türkiye'nin SİHA'ları, donanması, savunma sanayii hamleleri ve en önemlisi sarsılmaz iman gücü, kurduğunuz bütün o kâğıttan kuleleri başınıza yıkmaya yeter de artar bile.

Velhasıl kelam, korku dağları sarmış durumda.

Siyonist rejim, Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını, sabrı taşarsa o "geri dönülemez" dedikleri savaşın faturasının kendileri için bir "yok oluş" fermanı olacağını çok iyi biliyor.

Tamir Heyman doğru söylemiş; Türkiye, sizin o kayıkçı kavgası yaptığınız ülkelere benzemez.

Türkiye ile oynamak, gerçekten de ateşe atlamaktır.

Ve o ateş, sadece Tel Aviv'i değil, yeryüzündeki tüm zalimlerin saraylarını kül etmeye yetecek bir ateştir!

Allah'a emanet olun ...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23