İyi bir yazar olmanın püf noktaları
Bugün yazmaya hevesli her yaştan gence seslenmek istiyorum. Çünkü günümüzde maalesef YAZAR ile YAZAN arasındaki fark giderek kayboluyor.
Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte eline her kalem alan yazı yazdığını zannetmeye başladı. Oysa her nasılsa yazı yazıyor olmak ile meslek olarak yazarlık arasında aşılmayı bekleyen İstanbul Boğazı kadar boşluk mevcuttur. Yazan ama yazar olmaya hevesli kardeşlerimize bir nebze de olsa yardımcı olmaktan gayri maksadımız yoktur.
Elbette her okuyan kişi yazacak değildir. Değil ama yazanlar da mutlaka okuyanların içerisinden doğar. Onun için yazar olmanın ilk basamağı okur, hem de iyi bir okur olmaktır deyip tavsiyelerimize geçelim.
Aşağıda okuyacağınız bir demet tavsiye, okumalarım ile 1979’da başladığım yazı tecrübelerinden damıttıklarımdır (böylece kalemimin 44 yaşına girdiğini söylemiş oluyorum). Ümid ederim ki ihtiyaç sahiplerine faydalı olur.
1.Bazı kitaplar bir kere, bazıları birkaç kere, bazıları da tekrar tekrar okunur.
2.Dünyanızı daima yeni yazarları keşfe açık tutun.
3.Kitap eleştirisi yazılarını okuyun, kültür ve yayın dünyasında neler olup bittiğini olabildiğince takip edin.
4.Yazdığınızı herkese söyleyin. Yazma cesaretinizin artmasına faydası olacaktır.
5.Kaleminizin sıcak kalması önemli. Bunun için mutlaka her gün yazın. Yazmaya başlamadan önce daima birkaç sayfa okuyun veya hoşunuza giden bir kitaptan birkaç sayfayı kopya edin.
6.Yazma sürecine yeni başlayanlar için en sık yakınma, ‘geç kalmışım, şimdiye kadar vaktimi boşa geçirmişim’ oluyor.Halbuki geçmiş geçmiştir.Zamanın arkasından yakınmak ve beyninize olumsuz duyguların sifonunu çekmek yerine dikkatinizi şimdi yapabilecekleriniz ile hedeflerinize teksif edin.
7.Çantanızda, masanızda veya koltuğunuzun kenarında bir defteriniz hazırdursun.Okuduklarınızdan altını çizdiğiniz kısımlarıonlara aktarın. Ayrıca not defterlerinizi ara sıra karıştırarak büyük bir deftere veya bilgisayarınıza geçirin. Böylece her aktarma esnasında hafızanızı yenilemiş ve bilgilerinizi havalandırmış olursunuz.
8.Bir alıştırma tekniği tavsiyesi: Saatinizi 5 dakika sonraya kurun veya cep telefonunuzdaki kronometreyi açın;bu 5 dakika zarfındahiç durmadan çılgınlar gibi yazın.Ama ciddiye alın bu işi. Yazdıklarınızdan mutlaka dişe dokunur bir malzeme çıkacaktır. Onu bulup işleyin.
9.Şimdi de bir ödev: Önce mesela Necip Fazıl'ın “Takvimdeki Deniz” veEdip Cansever'in “Mendilimde Kan Sesleri” adlı şiirlerini veya Ahmet Haşim'in “Müslüman Saati” adlı yazısını bulup okuyun.Ardından kronometreyi kurup 5 dakika içinde okuduğunuz her üç metin hakkında neler yazabileceğinizi görün ve bunu ard arda birkaç defa deneyin.Sonuçları bu yazının altındaki yorum kısmında paylaşın.
10.Çoğumuzun şikayet ettiği, zaman baskısı altında yazmak zannedildiğinin tersine zihin konforunuzun yıkılması açısından çok değerlidir. Zihniniz de konfor ister,tıpkı bedeniniz gibi.Oysa sporcular nasıl antrenman yapa yapa performanslarını beş on misli artırabiliyorsa siz de bu tür zamana karşı yarışlar yapa yapa yazma potansiyelinizi azami (gençler ‘maksimum’ demeyi tercih ediyor) noktaya çıkarmak içinzorlayacaksınız.
11.Çok yazıp sonra kademe kademe arıtıp süzmek Stefan Zweig gibi yazarların prensibidir.
12.Yazıda ifade çeşitliliğini sağlamak, okuyana bıkkınlık ve tekdüzelik hissini vermemek bakımından vazgeçilmez önemlidir. Onun için bir cümlede birbirini takip eden fiiller ve yardımcı fiillerde ve zaman kiplerinde tekdüzelikten kurtulun. Mesela: “Yeni doğmuş bir adam gibi hissediyorum kendimi… Ve bu enerjim ondan ileri geliyor. Biz biliyoruz ki, sonların sonu bizimdir!..Çünkü, arttığını zannettiğimiz küfür, tükenmez pekmezi tarzında, sulana, sulana büyürken, biz pekleşe, pekleşe büyüyoruz. Bu bakımdan hiç şüphe etmiyorum ki, istikbâl bizimdir!..” Necip Fazıl’ın cümle kuruluşlarındaki çeşitliliği ders gibi inceleyin.
13.Üslupta monotonluktan uzak durun ki okurun dikkati diri kalsın; arada kelime oyunları veya iniş-çıkışlar yaparak dikkatini tazelemesine fırsat tanıyın.
14.Bir rüzgâr vermeye çalıştığınız cümlenizinhantallaşmasına mani olun. Bunun için pasif değil aktif (ettirgen) çatılı cümleleri tercih edin. Daha etkili olduğunu göreceksiniz.
15.Unutmayın: Yazı yazdıkça yazılır!







