--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bosna Hersek’in daha zor günleri

Ayhan Demir
Ayhan Demir
0

Bosna Hersk’te 4 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde Boşnak parti ve adaylarının elde ettiği neticeleri tüm detaylarıyla ele almıştık. Sırada diğerleri var. Fakat öncesinde hatırlatalım: Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Boşnak üyeliği için 4, Hırvat üyeliği için 3, Sırp üyeliği için 3 olmak üzere toplam 10 aday yarıştı. Konseyinin Boşnak üyeliğine, ikinci kez, “Üçlü yapı (Troyka)” partileri Sosyal Demokrat Parti-SDP, Halk ve Adalet-NiP ve Bizim Parti-NS’nin adayı Denis Beçiroviç seçildi. 

Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Sırp üyeliğine, ayrılıkçı söylemleri ile tanınan Milorad Dodik’in lideri olduğu Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği-SNSD’nin adayı Zelyka Tsviyanoviç yeniden seçildi. Sırp Demokrat Partisi-SDS adayı Marinko Bozovic ikinci, Adalet ve Düzen İçin Partisi adayı Neboysa Vukanoviç ise üçüncü oldu. Bunun yanı sıra Sırp Entitesi-RS Başkanlığı Boşnak Yardımcılığını Ramiz Salkiç ve Hırvat Başkan Yardımcılığını İvan Begiç yürütecekler.

İngilizce öğretmeni olan Tsviyanoviç, Dodik’e en yakın isimlerinden birisidir. Dodik’in siyasi çizgisini takip etmektedir. Seçim afişlerinde bile siyasi yasaklı durumda bulunan Dodik ile çekilen fotoğrafları kullandı. Seçim akşamı sonuçlar açıklandığında da zaferin Milorad Dodik liderliğindeki SNSD’ye ait olduğunu belirterek “Politikamız istikrarlı ve güçlü bir Sırp Cumhuriyeti’dir” dedi. Tsviyanoviç’in güçlü bir Bosna Hersek devletinden ziyade güçlü bir “Sırp Cumhuriyeti” vurgusu yapması, bu ülkedeki dominant Sırp siyasetinin ayrılıkçı tutum ve düşünceleri savunmaya devam edeceğini gösteriyor.

Son seçimlerde Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği-SNSD, devlet ve entite düzeyindeki her iki başkanlık pozisyonunu korudu. Ayrıca Bosna Hersek Parlamentosu ve Sırp Entitesi-RS Halk Meclisi için en fazla oyu aldı. Bununla birlikte SNSD lideri Milorad Dodik, siyasi yasağı sebebiyle, seçimlere katılamadı ama oğlu İgor Dodik, Sırp Entitesi-RS Ulusal Meclisi seçimlerinde en çok oy alan aday oldu. Dodik, bu seçimlerin en çok popüler figürü olmayı başardı. Dört yıl öncesine göre daha güçlü bir şekilde sandıktan çıkmayı başardı. Özetle, bu seçimde, istediğini elde etti.


Milorad Dodik, seçim sonuçlarının belli olmasının ardından, destekleri için Putin ve Netenyahu’ya teşekkür etti. Ayrıca eski Macaristan Başbakanı Orban ve Siyonist rejim dışişleri bakanı ve büyükelçisi tarafından tebrik edildi. Nasıldı o söz? Her kuş kendi cinsiyle uçar.

Konseyi’nin Hırvat üyeliği yarışında ise sık sık üçüncü entite taleplerini dillendiren Dragan Çoviç liderliğindeki Bosna Hersek Hırvat Demokratik Birliği-HDZ BiH adayı Dariyana Filipoviç ilk sırada yer aldı. Demokratik Cephe-DF adayı Slaven Kovaçeviç ikinci ve bağımsız aday Zdenko Luçiç ise üçüncü oldu.

Bu sonuçlar, Bosna Hersek Federasyonu vatandaşlarının DF lideri Zelyko Komsiç’e HDZ BiH politikası nedeniyle münhasıran oy vermediğini gösterdi. Fakat Bosnalı Sırpların ayrılıkçı söylemine çok sıcak bakan Dariyana Filipoviç, Mostar’da devlet başkanlığı konseyi ofisi açılmasını talep ediyor. Bununla birlikte, üçüncü entitenin kurulmasına yönelik talepleri dillendirmenin ötesinde, bu doğrultuda adımlar atabilir. 

Hal böyle olunca seçim sonrası ilk kriz kendiliğinden geldi. Filipoviç ve Tsviyanoviç, birlikte hareket edeceklerini ve ayrılıkçı yasaklı Sırp siyasi lider Milorad Dodik’e af çıkarma yönünde harekete geçeceklerini ifade ettiler, ediyorlar. Olabilir mi? Olabilir. Çünkü Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi, Bosna Hersek Ceza Kanunu’nun 119. maddesi ve Af Yasası uyarınca, BiH ceza mevzuatı kapsamındaki suçlar için af yetkisine sahip bulunuyor. Devlet Başkanlığı Konseyi tarafından bu yönde alınan bir karar, yeni bir anayasal ve siyasi anlaşmazlığı tetikleyebilir ve devlet düzeyindeki karar alma sürecini daha da geciktirebilir.


Olağan akışta, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nde kararlar oy çokluğuyla alındığından, tek bir muhalif oy yeterli değildir. Bununla birlikte, anayasal çerçeve “hayati entite çıkarlarının korunmasına” yönelik prosedürlerin başlatılmasına da olanak tanımaktadır. Oylamada azınlıkta kalan bir üye, kararın ilgili “entitenin hayati çıkarlarına zarar verdiğini” beyan ederse; parlamento mekanizmaları devreye girecektir. 

Bu mekanizma Boşnak veya Hırvat üye tarafından işletildiğinde, konu BH Federasyonu Parlamentosu Halklar Meclisi’ndeki Boşnak veya Hırvat delegelere havale edilecektir. Sırp üye tarafından işletildiğinde ise Bosna Sırp Entitesi Ulusal Meclisi-NSRS’ye sevk edilecektir. Bu durum, nihai siyasi hesaplamayı önemli ölçüde karmaşıklaştırabilir.

Özetle: Bosna Hersek tarihinde ilk kez SNSD ve HDZ BiH, devlet başkanlığı konseyinde birlikte oturup, tüm devlet kademelerinde karar verici pozisyona geldiler. Böylece, yürütmede, devlet aleyhtarı çoğunluğu sağladılar. Bu durum, doğal olarak, Bosna Hersek’in geleceğini büyük bir belirsizliğe sürüklüyor.

Bosna Hersek’in, bağımsızlık ilanından beri, hiçbir kolay günü olmadı. Her daim zor günleri oldu. Fakat 4 Ekim’den sonra o zor günler geride kaldı. Şimdi sırada daha zor günler var.

 

Ayhan Demir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle