• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

Eski eser kaçakçılığını bitirdiği söylenen Osman Hamdi eski eser mi kaçırdı?

28 Eylül 2023
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

Sağcısı, solcusu, hümanisti, hatta sözde muhafazakârı arasında bir Kaplumbağa Terbiyecisi ressamı Osman Hamdi muhabbetidir gidiyor. Efendim müzeciliğimizin piridir, ilk büyük ressamımızdır, batıya açılan penceremizdir, ha bir de eski eserlerin yurt dışına kaçırılmaması için ilk nizamnameyi çıkararak kazılarda çıkan eserlerin bizde kalmasını sağlamıştır, falan filan.      

Ressam ama batılının hoşuna gidebilecek resimler yapmış.

Ateist ama yazmıyorsunuz (torunu Edhem Eldem dışında).

Kendisini müzenin başına getiren velinimeti Sultan 2. Abdülhamid’i Amerikalılara -haşa huzurdan- “hayvan” diye çekiştirdiğini neden söylemiyorsunuz?

Yazmadıkları bir yanı da camide mihrabın önüne koyduğu rahleye dekolteli bir Ermeni kadını oturtup ayaklarının altına diğer kutsal kitaplarla birlikte Kur’an-ı Kerim’i de atmak suretiyle çizdiği “Yaratılış” isimli dehşet verici tablodur. (Vaktiyle hakkında yazmıştım: Yeni Şafak, 23 Nisan 2017 https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-armagan/kurani-ayak-altinda-cigneten-ressami-taniyor-muyuz-2037484 ) 

Peki, hakikaten sanıldığı gibi arkeolojik eserlerimizin kaçırılmasına mani olmuş mu?

Arkeoloji çevrelerine hakim olan yaklaşım, Osmanlı padişahlarının eski eserlerin Avrupa’ya kaçırılmasına göz yumdukları ama Osman Hamdi’nin 1884 yılında nizamname çıkararak bunu önlediği şeklindedir. Oysa Koç’ların Pera Müzesi tarafından 2011 yılında yayınlanan Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar adlı kitapta eski eserlerin Amerika’ya kaçırılmasına göz yumduğuna, hatta kaçırılmasına gayret ettiğine dair deliller bulunur.

Öte yandan; arkeolog Yaşar Yılmaz’ın Anadolu’nun Gözyaşları (2015) ve Osman Hamdi Bey’in Öteki Yüzü (2023) adlı kitapları arkeolojik eserlerimizi yurt dışına kaçırmak isteyen yabancıların Sultan ve Sadrazamdan çok Osman Hamdi ile aralarını hoş tuttuklarını, başta Milet, Bergama ve Assos’tan çıkanlar olmak üzere birçok kültürel varlığımızı yurt dışına ‘müzeciliğimizin kurucusu’nun zamanında kaçırdıklarını gözler önüne sermektedir. 

Yaşar Yılmaz’ın tespitine göre; Osman Hamdi Bey eski eserlerin yurt dışına kaçırılmasına göz yummakla kalmamış, Beyrut’taki Danimarka Konsolosu’nu bizzat ziyaret ederek kendilerine Maraş yakınlarındaki bir Hitit ören yerini kazma izni vermeyi teklif etmişti. 

Öte yandan; Batılılara şirin gözükmek maksadıyla yaptığı oryantalist tablolardan birini Pennsylvania Üniversitesi sırf onu tavlamak için hak etmediği kadar yüksek bir fiyata satın almış, Osman Hamdi de bu itibarlı ödüle son derece değerli çivi yazılı tabletlerden seçme bir koleksiyon hediye ederek karşılık vermiştir!

İşte bir mektubunda ABD’li John Henry Haynes, Osman Hamdi Bey’i ziyaretinden sonra Amerikan Arkeoloji Birliği Başkanı Norton’a şu satırları yazıyordu:

“Biz Amerikalılar olarak Türkiye’de herhangi bir arkeolojik çalışma yapacaksak, Hamdi Bey’in rızasını almak zorundayız. Güzel görüşmenin sonunda yanından ayrılırken, Hamdi Bey kendiliğinden; ‘Şu Assos’ta duran şeyleri ne zaman alacaksınız?’ diye sordu. Sorusunu, ‘Ekselansları ne zaman izin verirlerse’ diye yanıtladık. Buna cevabı ‘Verdim bile’ oldu.(Nakleden: Yılmaz, age, s. 244.) 

Ne güzel müzecilik değil mi? 

Verdim bile, aldım bile… Ve bu yağma böyle devam edip gitmiş.

İsteyen Yaşar Yılmaz’ın Osman Hamdi Bey’in Öbür Yüzü adlı kitabını inceleyebilir ve aşağıdaki satırları kendisi okuyabilir:

“Bu çalışma, arşiv kaynaklarından yararlanarak, Islahiye’de (Gaziantep) bulunan Zincirli ve Sakçagözü höyüklerinden Hitit dönemine ait eşsiz eserlerimizin Almanlar tarafından nasıl götürüldüğünü ve o dönem bu eserlerimizi korumakla görevli en yetkili kişi olan Osman Hamdi Bey’in yabancılarla sıra dışı ilişkisi üzerinden yağmanın şaşırtan dinamiklerini inceliyor.”

Sonuç: Osman Hamdi Bey bırakın eski eserleri kurtarmayı, tam tersine göz yummaktan öte, yurt dışına kaçırılmasına da çanak tutmuştu.

Kimsecikler kusura bakmasın, züccaciye dükkânlarına dalmaya devam edeceğiz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ne biliyorsun

Koskoca padişah zaten her şeyle uğraşıyor zaten nerden bilsin bunun böyle bi halt işleyeceğini.ayrica Abdülhamid han batılılaşmaya çalışmadı.batinin ilmini ve tekniğini aldı.ayrica bu konuda ona bizzat yakınlari tarafından atılan bazı iftiralar olabilir

Fatih

Milletin mflini parasını kaçıranlara,çalanlara ne diyeceksiniz,mesela saçı bitmemiş yetim hakkı yiyen devlet görevlileri ve yöneten siyasetsiciler hakkında ne yazarsınız,ne söylersiniz!!!!!!!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23