• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

Einstein da Netanyahu’nun partisini Nazilikle suçlamış

05 Kasım 2023
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

Albert Einstein’ın ismi anılır anılmaz aklımıza derhal uzun beyaz saçları ve fırça bıyıklarıyla E = mc2 formülü gelir, fizikte kütle-enerji eşdeğerliğinin temel formülüdür bu. Hatta modern bilim denilince de hafızamıza ilk olarak Einstein figürü gelir. 

Dr. Thomas Stoltz Harvey, Einstein’ın otopsisi sırasında çıkarılan beynini bir sefertasına koyup gizlice evine götürdü. Formaldehit içeren bir kavanoza yerleştirdi. Einstein’ın ailesi haberi alınca şoka girdi. Büyük bir skandal patlak verdi. Üzerinde çalışacaktı. Her yıl Einstein’ın beyni üzerine incelemeler yayınlanmakta. Ancak bir beynin yaşarken verdiklerine odaklanacaklarına öldükten sonraki halini araştırmak Einstein’ı putlaştırmanın hangi noktalara vardığını göstermesi bakımından dikkate şayandır.

Einstein ne yapmışsa gençliğinde ve Almanya’da yapmış, ABD’de geçen son 30 yılı bilimsel bakımdan bariz bir gerileme içinde geçmişti. Bilimsel açıdan verimsiz geçen bu yıllarında Danimarkalı Nobel Ödüllü fizikçi Niels Bohr ile girdiği tartışmada yenilmişti. 

Bilim adamları çevrelerinden yalıtılmış kişiler değildi. Onların da ilgileri, çıkarları, ideolojileri vardı. Einstein da bunlardan muaf değildi. O bir Yahudiydi ve zamanla bir tür Siyonizme inanmıştı. Yahudilerin Filistin’de bir devlet kurmaları gerektiğini desteklemiş ve Almanya’da işsiz kalan Yahudi akademisyenlere iş bulmak için seferber olmuş, hatta 1933 yılında Başbakan İnönü’ye de bir mektup yazmış ama teklifi reddedilmişti. Araplarla beraber yaşanabileceğine inanıyordu. Netanyahu’nun başında olduğu Likud Partisi’ni ağır bir şekilde eleştirdi.    

Nitekim Likud Partisi’nin liderlerinden, sonradan başbakan da olan Menahem Begin 1948 sonunda New York’u ziyaret ettiğinde o ve partisi Einstein ve arkadaşlarından tepki alacaktı. Ortak bir mektuba imza atan Einstein New York Times’da Begin’e köpürmüştü. Einstein’a göre bu partinin teşkilatı, metodları, siyasi felsefesi ve sosyal edası tamı tamına Nazi ve Faşist partilerinkine akrabaydı. Einstein ve Hannah Arendt gibi dostlarına göre Naziliğin ruhu Siyonizme intikal etmişti.

Aşağıda mektubun tam metnini bulacaksınız. Netanyahu ve aynı koltuğun eski saliplerinin gözümüzün önünde cereyan eden mezalimiyle pet vazıh bir surette gösterdiği üzere bu çetenin Naziler gibi yargılanacağı günlerin gelmesine kadar Siyonizm ile Nazilik bağını vurgulamaya devam etmemiz gerekir. Einstein’ın mektubu da bir zamanlar Yahudiler, hatta Siyonistler tarafından bile bu bağın açıkça kurulduğunu göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

Einstein’ın imza attığı o mektup 

Aşağıdaki mektup New York Times Editörüne yazılmış ve 4 Aralık 1948 günü aynı gazetede yayınlanmıştır:

“Zamanımızın en rahatsızlık veren siyasî olgularının arasında, yeni kurulan İsrail’de, yönetimi, yöntemleri, siyasî felsefesi ve toplumsal yaklaşımıyla Nazilere ve Faşist Partilere çok benzeyen “Özgürlük Partisi”nin (Tnuat Haherut) kurulmasıdır. Filistin’deki aşırı milliyetçi, sağcı Irgun Zvai Leumi çetesinin dağılmasından sonra aynı üyeler bir araya gelmiştir. 

Bu partinin lideri Menahem Begin’in Amerika’ya yaptığı ziyaretin amacı, yaklaşan seçimlerde partisinin açıkça Amerikan desteği aldığı izlenimini vermek ve ABD’deki muhafazakâr Siyonist unsurlarla bağlarını sağlamlaştırmaktır. Millî çapta üne sahip pek çok Amerikalı, onu karşılamak için ortaya atılmıştır. Dünyanın her yerinde faşizme karşı çıkan bu kişilerin, Begin’in siyasî bakış açısı ve geçmişi ile ilgili bilgi sahibi olmalarına rağmen, onun temsil ettiği bu hareketin altına isimlerini yazdırmaları anlaşılamaz bir durumdur.

Malî yardımlar, Begin lehine yapılan halk gösterileri ve Amerika’nın büyük bir kesiminin İsrail’de faşist unsurları desteklediği izleniminin yaratılması yüzünden ortaya çıkacak telâfisi imkânsız zarar gerçekleşmeden Amerikan halkı Begin’in geçmişi, hedefleri ve bu hareket hakkında bilgilendirilmelidir.

Begin’in partisinin halk tarafından onaylanması onun gerçek karakterinin ne olduğuna ışık tutmaz. Bugün özgürlük, demokrasi ve emperyalizm karşıtlığından bahsederlerken, çok yakın bir zamana kadar açık açık Faşist devlet öğretisini övüyorlardı. Eylemlerinde gerçek kişiliğine ihanet eden bu terörist partidir; geçmişteki hareketlerinden gelecekte neler yapabileceklerini kestirebiliriz.

Arap köyüne saldırı

Davranışlarının çarpıcı bir örneği Arap köyü Deyr Yasin’e düzenledikleri saldırıdır. Ana yollardan uzak ve Yahudi topraklarıyla çevrili olan bu köy savaşa katılmamıştır, hatta köyü kendi üsleri olarak kullanmak isteyen Araplara bile karşı koymuştur.

9 Nisan’da (New York Times), terörist gruplar çatışmada hiçbir askerî hedefi olmayan bu barış yanlısı köye saldırmış, köyde yaşayanların çoğunu öldürmüş –240 erkek, kadın ve çocuk— ve bazılarını Kudüs sokaklarında dolaştırmak üzere esir almışlardır. Yahudi topluluğundan pek çok kişi yapılanların karşısında dehşete düşmüş olup Yahudi Ajansı, eski Ürdün Kralı Abdullah’a bir özür telgrafı çekmiştir. Ne var ki teröristler yaptıklarından utanacakları yerde, katliamdan gurur duyarak bunu halka duyurmuş ve o an ülkede olan tüm yabancı basını ceset yığınlarını ve Deyr Yasin’deki genel hasarı görmek için davet etmiştir.

Deyr Yasin olayı Özgürlük Partisi’nin karakter ve eylemlerini örneklendirmektedir.

Yahudi toplumu içinde aşırı milliyetçiliğin, dinî tasavvufun ve ırkî üstünlüğün karışımını yüceltmişlerdir. Diğer faşist partiler gibi grevleri bastırdılar ve sendikaların ortadan kalkması için uğraştılar. Kendi çıkarları adına İtalyan Faşist modeli ile ortak oluşturulmuş sendika tekliflerinde bulundular.

İngiliz karşıtı şiddet eylemlerinin nadiren görüldüğü son yıllarda, İrgun ve Stern grupları Filistin’deki Yahudi topluluğu arasında adeta bir terör tahtı kurdu. Onların aleyhinde konuşan öğretmenler dayak yedi, çocuklarının kendilerine katılmasına izin vermeyen yetişkinler vuruldu. Haydutça yöntemlerle, dayakla, cam kırmayla, sık sık yapılan soygunlarla teröristler halkın gözünü korkuttu ve bol miktarda haraç topladı.

Özgürlük Partisi’nin üyeleri Filistin’i yükselten yapıcı çalışmaların hiçbirinde yer almamıştır. Toprağı ıslah etmemiş, tek bir bina inşa etmemiş ve sadece Yahudilerin savunma faaliyetlerine gölge düşürmüşlerdir. Bas bas bağırıp duyurdukları göç girişimleri oldukça azdır ve sadece Faşist yandaşlarını ülkeye sokmak amacıyla yapılmıştır.

Görülen tezatlar

Begin ve partisinin şu anda ortaya attığı cesur iddialarla Filistin’deki geçmiş faaliyetleri arasındaki tezatlar sıradan hiçbir partinin taşıdığı özelliklerden değildir. Bu Yahudilere, Araplara, İngilizlere ve diğerlerine karşı uyguladığı terörizmi ve hileyi araçsallaştıran, tek amacı “Lider Devlet” olan faşist bir partinin alamet-i farikasıdır. Yukarıda sözü edilen önemli noktaların ışığında bu ülkede Begin ve ait olduğu hareketin açığa çıkarılması farz olmuştur. Amerikan Siyonizminin üst düzey liderlerinin Begin’in çabaları aleyhine karşı yürütülecek kampanyayı, hatta Begin’i desteklemekten İsrail aleyhine doğacak tehlikeyi kendi yandaşlarına açıklamayı bile reddetmeleri daha da trajiktir.

Bu yüzden aşağıda imzası bulunanlar Begin ve partisini ilgilendiren göze çarpan birkaç gerçeği kamuoyuna sunup ilgili herkesi faşizmin son gösterisini desteklememeye çağırmaktadır.” (L. Brenner, Şebeke, Profil: 2008, s. 251-4)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

mühendise

e=mc2ilk kez kuntum dalga mekaniğini kuran schrödingerin hocası fritz hasenöhrlün makalesinde ortaya çıktı*umumi izafiyet kuramını hilbert einsteindan4gün önce buldu.alaman fizik tarihçisi daniela anca wuensche göre einstein hilbertten çaldı*einsteinda soy kırmacıydı.alaman devletinin yıkılıp bütün alamanların imha edilmesini istiyordu*einstein newton,maxwell dahil gelmiş geçmiş en büyük fizikçi

tolgaya

osmanlı tarihçisi mustafa armağanın bu hususta yazdıklarını&daha fazlasını sayısız kitapta bulabilirsiniz
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23