Taha ağabeyin selfi kuyruğundaki muhafazakârları
Taha Akyol’un kaleminden çıkan o yazıyı okuduğumda, insanın yüzünde ister istemez buruk bir tebessüm oluşuyor.
Ağabeyimiz, Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun düğününe katılamamış ama sağ olsun, düğüne katılan arkadaşlardan aldığı istihbaratla bizlere adeta bir “sosyolojik analiz” sunmuş.
“Özgür Özel Faktörü” başlıklı yazısında, nikah şahitleri tanıtılırken en çok alkışı Özgür Özel’in aldığını, salonda Özel’in etrafını saran başörtülü veya başı açık kadınların, her yaştan erkeklerin selfi çektiğini anlatmış..
Buradan çıkarılan sonuç şu, muhafazakâr kitle, AK Parti’den kopuyor ve yeni bir adres olarak Özgür Özel’i görüyor.
Öyle ya, başörtülü bacılarımız Özgür Özel’le selfi çekme yarışına girdiyse, bu işte bir “keramet” olmalı!
Ancak Taha Ağabey’in atladığı ya da atlamayı tercih ettiği çok basit bir gerçek var..
Bu selfi kuyruğu, Özgür Özel’in siyasi çekim gücünden değil, bizzat o kardeşlerimizi peşinden sürükleyen “AK Parti eskilerinin” bozulmasından kaynaklanıyor.
“Ahlak Adamı” ve “Selfi Kuyruğu” arasında derin bir uçurum var..
Taha Ağabey, Ahmet Davutoğlu’nu “örneği çok olmayan bir ahlak adamı” olarak tanımlıyor, “ciddi bir akademisyen ve entelektüel” diyor. Peki, bu “ahlak adamı”nın düğününde, “Köpek”, “S… git”, “Alçak köpek”, “Yalaka karaktersiz p…” gibi mesajları partisinin kendi belediye başkanına atan bir isimle selfi çekme yarışına giren muhafazakâr kardeşlerimizin durumu nasıl izah edilir?
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın iddialarına göre, o dönem CHP’li olan Özarslan’a WhatsApp üzerinden bu ifadeleri kullanan kişi bizzat Özgür Özel’dir. Hatta Özarslan, bu mesajlar nedeniyle Özel hakkında suç duyurusunda bulunmuştu..
Şimdi soruyorum.. Bir muhafazakâr kardeşimiz, kendi partisinin belediye başkanına bu tür ifadeler kullanan bir isimle neden selfi çeker?
Özgür Özel’in kerametinden mi?
Yoksa bu kardeşlerimizi o hizaya taşıyanların artık “tevazu”yu, “ahlak”ı, “İslami hassasiyet”i bir kenara bırakıp, tamamen “güç” ve “çıkar” odaklı bir noktaya savrulmasından mı?
Sadece WhatsApp mesajları değil.
Ulusal bir medya organının muhabirlerinin darp edilmesiyle sonuçlanan bir olayda, “AK-İT” şeklinde hakaret eden adamlarla selfi yarışına giren sakallı kardeşlerimiz var. Bunu da mı “AK Parti’nin bozulması” ile izah edeceğiz?
Yoksa bu kardeşlerimizi peşinden sürükleyen “AK Parti eskilerinin” siyasi ikbal uğruna her türlü kirli ilişkiye göz yummasıyla mı?
Taha Ağabey’in yazısında bahsettiği “muhafazakâr kitle”nin bir kısmı, belki de gerçekten iktidarın çeyrek asrının muhasebesini yapıyor. Yolsuzluk iddialarından rahatsız oluyor, “tekebbür”den tedirgin oluyor. Ancak bu rahatsızlığın adresi, partisinde yolsuzluktan neredeyse tutuklanmamış belediye başkanı kalmayan Özgür Özel gibi bir isim olmamalı.
Çünkü Özgür Özel’in sicili, bu kardeşlerimizin savunduklarını iddia ettikleri değerlerle ne kadar uyuşuyor, ona bakmak lazım.
Taha Ağabey, muhafazakârların Özgür Özel’e yöneldiğini söylerken, acaba şu iddialara göz attı mı?
Antalya Büyükşehir Belediyesi dosyası.. Tutuklanan ve görevden alınan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ek ifadesine göre, Özgür Özel’in talebiyle merhum Manisa Belediye Başkanı Zeyrek’e 950 bin Euro teslim edilmiştir. Böcek, “Özel’in isteği üzerine seçim döneminde 1.950.000 Euro, 200 bin dolar ve 15 milyon TL ödeme yaptım” demiştir. Bu iddialar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı karşılığında yüksek miktarda para talep edildiği yönündedir.
Uşak Belediye Başkanı dosyası.. Görevden alınan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın etkin pişmanlık ifadesine göre, 2023 CHP Kurultayı öncesinde Özgür Özel’e 1 milyon 200 bin TL nakit verilmiştir. Yalım, “40’ı aşkın ili gezdim, 700 delegeyle Özgür Özel’e oy vermeleri için görüşmeler gerçekleştirdim” demiştir. Özel’in Yalım’a gönderdiği iddia edilen mesajda ise, “Özkan, yarın sağlam bir paket olarak Denizli’de benim arabada mavi valizin içerisine koyuver” ifadeleri yer almaktadır.
2023 CHP Kurultayı.. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” nedeniyle iptaline karar vermiştir. Kararda, delegelerin iradesine müdahale edildiği, maddi ve siyasi çıkar vaatleriyle seçim sürecinin etkilendiği belirtilmiştir. Mahkeme, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine devam etmelerine hükmetmiştir.
Bozulma kimde? Şimdi Taha Ağabey’e sormak lazım.. Bu tablo karşısında “bozulma” kimde?
AK Parti’de mi? Yoksa selfi çekilen bacılarımızı, siyasi ikballeri uğruna peşinden bir “küfürbazın” yanına sürükleyenlerde mi?
Yoksa bunları bize “Özgür Özel faktörü” başlığıyla sunan sizlerde mi?
Ben birinci ve üçüncü şıkları eliyorum.
Şaşırmayın, üçüncü şıkkı elbette eliyorum.
Taha Ağabey bozulmadı!..
Çünkü o her dönem böyleydi.. Muhafazakârı değil, ‘muhafazaKÂR’ı tutardı. Mesela mütedeyyin kesimin yılmaz savunucusu rahmetli Necmettin Erbakan karşısında, öyleymiş gibi görünen Demirel’i desteklerdi.. Kolay mı kartel medyasında yıllarca köşe tutabilmek?
Ne diyor Osman Yüksel Serdengeçti, “Bir santim yükselmek için bir metre eğilmeye değmez.”
İki günlük dünya işte.
Neyse, daha söylenecek çok şey var da, ağabeylerimizi daha fazla üzmeyelim.
Selametle..







