--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin Afrika’da Güçlü Müttefik Arayışı

Muharrem Güneş
Muharrem Güneş

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan beş günlük Mali, Moritanya ve Senegal ile tamamlayacağı Afrika gezisinin ilk durağı olan Cezayir ziyaretini sona erdirdi. Bu gezi Erdoğan’ın 2017 yılının 24-27 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirdiği Sudan, Çad ve Tunus’u kapsayan son Kuzey Afrika turunu tamamlayıcı bir nitelik taşıyor. Uzmanlara göre birçok alanda yapılan ticari antlaşmaların içinde en önemlisi Ankara’nın Cezayir’den enerji sağlayarak bölgedeki istenmeyen gelişmelerden doğabilecek Rusya veya Körfez ülkelerine olan enerji bağımlılığını azaltmayı alternatif tedarikçiler üzerinden gidermek istiyor. Bu bağlamda Türkiye’ye sıvılaştırılmış gaz tedariki bakımından dördüncü sırada gelen Cezayir ile devam eden LNG alım oranını 10 yıllığına yüzde 50 artırma antlaşması yapıldı.

Elbette uzun yıllar Fransa sömürgesinde kalarak sosyal-kültürel anlamda tam bir Fransız etkisine giren Cezayir’de Türkiye’nin yükselişi ciddi endişe oluşturuyor. Çünkü Afrika Paris yönetimine göre stratejik bir nüfuz alanıdır. Yükselen ekonomisi ve İslam ülkelerine örnek olabilecek kalkınma hamleleriyle Türkiye modeli başarısına engeller çıkarılmaya çalışılıyor. Ayrıca Fransa Ermeni lobisine ve PKK gibi terör örgütlerine en fazla destek veren ülkelerin başında geliyor. Erdoğan, 2013 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği bir önceki ziyaretinde hali hazırda 3,5 milyar dolar olan ticaret hacmini önümüzdeki sürede üç kat artırarak 10 milyar dolara çıkarmak istediğini belirtmişti. Fransa, medya ve siyasi bağlantıları üzerinden bu rahatsızlığını dolaylı olarak dile getiriyor ve yoğun anti propaganda yapıyor. Fransa’ya yakın etkin bazı yazar ve medya kuruluşları Erdoğan’ın bölgeyi Osmanlı egemenliğine geçirmek istediğini, Türkiye’nin Arap ülkelerindeki bazı İslami hareketlere destek verdiği iddiasını dillendirdiler. Açık mektup yazanlar, hatta halkı sokaklara çağırarak Erdoğan’ın ziyaretini protesto etme kampanyaları başlatanlar oldu. 

Özellikle Türkiye ile Cezayir, Fas, Tunus, Moritanya ve Libya gibi Kuzey Afrika ülkelerinin halklarını birleştiren tarihsel ve dini faktörlerden dolayı Kuzey Afrika ülkelerinde Türkiye›nin ekonomik ve siyasi genişlemesinde başarı olasılığı konusunda bu ülkelerde Fransa yerine Türkiye’yi tercih edecek aktif siyasi güçlerin varlığı Paris’in endişesini katlıyor.

Türkiye, Cezayir’deki statükoyu kırmanın çok zor olduğunu bu nedenle Fransa›nın çıkarlarını dikkate almadan bu yönde herhangi bir açılımın Fransa’yı karşısına almak olduğunu gayet iyi biliyor. Cezayir Dışişleri Bakanı Abdulkadir Müsahil, İstanbul›da Çavuşoğlu ile katıldığı basın toplantısında Arapça yerine Fransızca konuşarak verdiği mesajı, konunun zorluğunun en iyi kanıtıdır. Batı ve Orta Afrika ülkelerinde de durum pek farklı değil, bir yandan ortak çıkarları gözeterek Afrika kıtasına sadece alan değil veren el olarak da yatırım yapan bir Türkiye ile sadece alan ve sömürge mantığıyla yaklaşan Fransa bulunuyor.

Bu nedenle Türkiye Cezayir yönetiminin ülkenin ekonomik olarak rahatlaması için kolayca ret edemeyeceği birtakım fırsatlar ve teklifler sundu. Türkiye cumhurbaşkanı Cezayir’de düşük petrol fiyatlarının neden olduğu ekonomik ve finansal krizin üstesinden gelmeye hazır olduğunu belirtti. Erdoğan, ‘Cezayir’in düşük enerji fiyatları nedeniyle karşılaştığı ekonomik zorlukların farkındayız ve bu sorunun üstesinden gelmek için gerekli desteği sağlamaya hazırız. Avrupa Birliği’nden Cezayir’e gelen aynı malların daha kalitelisini daha düşük maliyet ile tedarik etmeye hazır olduğunu ifade etti.’

Muhalefet kanadındaki İslamcı parti Toplumsal Barış Hareketi parlamento bloğu başkanı Nasır Hamdaduş, Cezayir’i Türkiye’nin Afrika’daki en büyük ortağı olarak gördüklerini iki ülkenin de duyduğu ekonomik ihtiyacın tartışılmasında ideolojik, tarihi ve dini yorumu gerekçe gösterilerek her iki ülkenin yararına olan kazanımların heba edilmemesi gerektiğini belirtti.

Siyasi analist Hasan Halas, Türk makamlarının Cezayir’in başkentinde yaptırdığı Osmanlı mirası Tarihi Keçiova Camii’nin restorasyonunun tamamlanarak ziyaret esnasında açılışının yapılmasını örnek göstererek Erdoğan’ın kültürel, dini ve tarihi kapılardan Cezayir’e girmesini zekice bir adım olarak nitelendirdi.

Ankara, Afrika bölgesinde güçlü ve istikrarlı bir stratejik müttefik arayışına devam ediyor. Cezayir’in Akdeniz’e bakan bir dizi limana, hızlı büyüme kapasiteli bir altyapıya sahip olması nedeniyle önemli bir yere sahip. Türkiye, Çin, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan gibi Afrika pazarları üzerinde etkin olmaya çalışan ekonomik güçler arasına girdi ve çok geç olmadan önce önemli ortaklıklar kurmak istiyor. Çünkü Türkiye pek çok güç gibi Afrika’nın gelecekte kurtuluş olduğunu fark etmiş durumda.

 

Muharrem Güneş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle