MÜMİNLERİN DERDİYLE DERTLENMEK
13 Ekim 2026 tarihinde, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı tarafından ‘Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz’ başlıklı bir bildiri yayınlandı.
Bu bildiriyi istismar etmek isteyenler ise ‘İktidara Yakın Erenköy Cemaati ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfından Fon Soygunu İçin Sert Bildiri’ diyerek, veryansın etmeye başladılar.
Netleştirelim;
Bildiriyle Hüdayi Vakfı; İktidara Karşı Tavır ve Duruş Sergilemiyor!
Bilakis, ‘İktidarın Güzel İşler Yaptığı’ söyleniyor. Ancak medyada, televizyonlarda, bürokratik kadrolarda, memleketin milli çıkarlarına uygun hareket etmeyenlerin, yanlışlarından bahsediliyor.
Çeyrek asırdır iktidarda olan ve Türkiye’ye hizmet eden, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, emek çekenlerin gayretlerinin boşa gitmemesi için, birilerinin iktidara ayak bağı olmaması gerektiği düşüncesi savunuluyor.
Bu çerçevede, Müminlerin Derdiyle Dertleniliyor!
‘Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz; ‘Müminlerin derdiyle dertlenmeyen, bizden değildir’ diye, buyurmuştur. (Hâkim, IV, 352, Heysemi, I, 87)
Peygamber Efendimizin derdi; ‘Ümmetinin derdiydi’. Bizim de; ‘Ümmetin derdiyle dertlenmemiz’, lazımdır.
Yüce Allah, Ayet-i Kerime’de ‘Müminlere kol kanat ger’ ifadesiyle (el Hicr 88) ‘Bütün Müslümanlara, din kardeşlerinin dertleriyle dertlenmesini’ emrediyor’.
İncelendiği zaman, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfının güzel hizmetleri olduğu görülecektir.
Bu vakıf, Ülkemizdeki hizmetlerine ilaveten, Türki ülkelerde, Mazlum Coğrafyalarda, Afrika’da, Balkanlar’da, Filistin’de birçok yerde, yoksul kimsesiz insanlara kucak açıp yardım etmektedir.
Helal olanı tercih edip, ehlisünnet anlayışı ve tasavvuf terbiyesiyle gayret göstermektedir.
Açıklamalardan sonra, Vakfın Bildirisine göz atalım;
*İnsan Kalmak İçin Çağrı;
1- Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile, istikbal, göz göre göre eriyor. Susanlar, bu vebalin ortağıdır.
2- Topluluklar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır.
3- Okullarımızda, çocuklar çocukları öldürüyor. Sebep çoktur. Ama en mühimi bellidir; talim var, terbiye yok.
4- Boş bırakılan kalpleri, ekranlar dolduruyor. Gündüz kuşağı, reyting uğruna, aile kurumu yok ediliyor. Diziler, sadakatsizliği ve fuhşiyatı teşvik ediyor.
5- Fon krizi, ‘çürümenin cüzdana sıçradığını’ ilan etti. Helalin haramın yanında, köşeyi dönmek marifet oldu.
6- Uyuşturucu yaşam tarzı, sanal kumar fırsat, diye pazarlanıyor. Evler ocaklar sönüyor. Mahremiyet perdeleri, yıkılıyor. İnsan değersizleştiriliyor.
7- Eğitim sadece zihni değil, kalbi ve vicdanı beslemelidir. Değerler eğitimi, müfredatın omurgasıdır.
8- Denetim kurumlarının yetkisi, süs değildir. Çürütücü saptırıcı içerikler, engellenmelidir.
9- Fon krizi kaza değil, göz yummanın sonucudur. Suçlular sorumlular, hesap vermeden, kimse güvenden söz edemez.
10- Sanal kumar ve bağımlılık reklamları, hala serbest ise bu bir tercihtir. Onun bedelini, aileler nesiller ödüyor.
11- Sadece şikâyet eden değil, alternatif üretmeyen, güçlünün yanında susup, zayıfın hatasını dile getiren ahlak söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkumdur.
12- Türkiye’miz son çeyrek asırda, pek çok alanda önemli mesafe kaydetti.
13- Bu kazanımların heba edilmesine, bu yürüyüşün sekteye uğratılmasına müsaade edemeyiz.
14- Hiç kimsenin şahsi hırsı ve menfaati, bu yürüyüşün mimarlarına ayak bağı olmamalıdır.
*Çağrımızdır!
15- Çocukları, gençleri, aileyi koruyucu yayınlar ve denetim, tavizsiz uygulanmalıdır.
16- Kumar ve bağımlılık reklamları, yasaklanmalıdır.
17- Aile danışmanlığı, bağımlık ve tedavisi, her ailenin ulaşabileceği hale gelmelidir.
18- Değerler eğitimi, müfredatın omurgası yapılmalıdır.
19- Fon krizinden, imar kanununa, kamu kurumları, belediyelere, iş dünyası ve sivil topluma, rüşvet yolsuzluklarda, suçlular sorumlular hesap vermelidir
*Susmayacağız!
20- İyiliği öğretecek, yaşayacağız ve geleceğimize sahip çıkacağız.
Biz yukarıda geçen konuları; 2025 yılında yayımlanan Evlilik ve Aile Kitabı’mızda, Aydınlar Ocağı Konferansı’mızda, Birlik Vakfında Gerçekleşen Panelimizde, Boğaziçi Üniversitesi’nde İstanbul Aile Vakfı’nın Tertip Ettiği Çalıştayda, Akit Medya Televizyonu’nda Yapılan Programlar ve Gazetedeki Yazılarımızda defalarca dile getirdik.
Aile ve Türk Toplumu Dejenere Oluyor!
Tekrar ediyoruz;
Türkiye’de AK Parti’yle birlikte, Müslümanların daha önce hayal dahi edemeyeceği işler başarılmıştır.
Ancak değişen dünya şartları, ekonomi, basın, emperyalizm, küresel güçlerin algı operasyonları sonucunda, maalesef ülkemiz olumsuz etkilenmekte ve bir çürüme meydana gelmektedir.
Bu bildiri ikazdır, bir suçlama değildir!
Bu bildiri, çözüm önerilerini ortaya koymaktadır.
Mesele, çok önemlidir.
Mesele, Müminlerin Derdiyle Dertlenmektir.
Bildiri üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız, şöyle bir konuşma yaptı;
‘Kendi tabanımız, bize destek veren camiamız tarafından, yapılan ‘Emri bil maruf nehyi anil münkeri’ önemsiyoruz.
Bizi bu günlere getiren ve başarıdan başarıya koşturan, böyle bir tabana sahip olmaktır.
Allah’ın yardımı, Milletimizin desteği, Gönül dostlarımızın varlığı için ’Rabbime hamd ediyorum’ diye bitirdi.
Netice itibariyle;
*Fon kriziyle İlgili olarak, sorumluların cezalandırılacağının ifade edilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması güzel olmuştur.
*Aynı hassasiyetin ‘Değerler Eğitimiyle, Medyada Zararlı Yayınları Önlemek’ hususlarında gösterilmesini, tedbirler alınmasını bekliyoruz.







