Suriye üzerinden küresel hesaplaşma
Batı bloku Suriye rejimine yönelik saldırılarının gerekçesini kimyasal silah stoklarını hedef almak olarak gösterse de buna yönelik teyit edilmiş bir bilgi henüz bulunmuyor. Özellikle de rejimin silahlarını saklamak veya intikali için bolca zaman tanıdıkları gerçeği ortadayken kimyasal tesislerin vurulduğu iddiası hiç kimseye inandırıcı gelmedi. Ayrıca kimyasal silahlar Rusya’nın himayesi altındayken Batı’nın Rusya’yı direkt hedef alması mümkün değildi. Görünüşe göre Esad’ın hayatta kalması, düşmanları ve dostlarından büyük çoğunluğun üzerinde ittifak ettiği uluslararası bir stratejiye dönüştü, hatta saldırıları başlatan üçlü ittifak bile bu konudaki görüşlerini en baştan açıkça belirttiler. Peki harekata katılan tüm güçler Suriye’de rejim değişikliği amaçlamadıklarını kesin dil ile belirtirken İngiltere ve Fransa’yı yanına alarak ABD’yi bu kadar hevesle rejim noktalarını vurmaya iten sebep ne olabilir?
Birçok analize göre Suriye saldırısının arka planındaki asıl amaç Suriye’den binlerce kilometre uzakta, İngiltere’de gerçekleştirdiği başka bir kimyasal saldırı sonrası Rus devlet başkanı Vladimir Putin’i nasıl tokatlayacaklarının yansımasıydı. Eski Rus casus Sergey Skripal ve kızı Yulia’ya yönelik saldırıda kullanılan zehirli kimyasal girişiminden sonra İngiliz ve ABD’li yetkililer Rusya’nın sorumlu olduğunu ve saldırıyı düzenleyenlerin cezalandırılması gerektiğini belirtmişlerdi. Moskova ile hesapları görmenin ve Putin’e uluslararası ve bölgesel arenalarda siyasi ve askeri mesajlar göndermek için en uygun yer ancak Suriye sahası olabilirdi. Yani Rus devlet başkanının gelecekte politik veya askeri bir hareket içinde hesaba katması gereken küresel güçler olduğunun mesajını Suriye’deki vekilini vurarak vermiş oldular.
Batı’nın gayreti açıktır ve mesaj Putin’e ulaşmıştır. Üçlü saldırının ana amacını “Rusya cumhurbaşkanını aşağılamak” olarak açıklayan Rusya’nın Washington Büyükelçisi Anatoly Antonov’un açık itirafının hemen arkasından ABD Başkanı Donald Trump, görevin başarıyla tamamlandığını duyurdu.
The Washington Post tarafından alıntılanan bir yorumda, Amerikan Kurumsal Enstitüsünde araştırmacı olan Kenneth M. Pollack, “Amerika’nın stratejisinin Esad’ı kendi haline terk edip halkını katletmesine izin verme üzerine kurulu olduğunu, Esad’ın da bunu yapmaya devam edeceğini ve gelecekte savaşçı milisleri aracılığıyla kimyasal silahlar kullanmaya devam edebileceğini” belirtti. ABD kamuoyunun yaşanan kimyasal saldırı sonucu ortaya çıkan dehşet verici görüntülere tepki vermesi nedeniyle halkının gazını almaya yönelik bir hamle olduğunu sözlerine ekliyor.
İsrail kendi menfaatlerini gözetmesi için Amerikan’ın Suriye’den çıkmamasını ve daha fazla etkin olmasını istiyor. Son kimyasal saldırı, İsrail çıkarları için altın bir fırsat doğurdu. Bu fırsatı yakalayan İsrail, Suriye’de gerçekleştirdiği hava saldırılarıyla Suriye’deki nüfuzunu sürdürdüğünü kanıtladığı mesajını verdi. Yani kimyasal rejim bahanesiyle Rusların, Amerikalıların ve İsraillilerin ortak çıkarlarını gözeterek, Suriye rejimini etkilemeyecek sembolik bir darbe vurulmasına izin verildi ve her aktör bölgede ve uluslararası anlamda rakiplerine danışıklı güç gösterisinde bulundu. Bu arada Ruslar İran’ın Suriye’deki etkisini İsrail’in çıkarlarına uyarlamak için tam bir denge politikası yürütüyor. İran’ın kontrol ettiği noktaları İsrail’in vurmasına göz yumuyor, İsrail’in kontrol ettiği Golan tepelerine yaklaşmasına izin vermiyor. Ayrıca Amerika bu saldırıyla bütün masraflarını üzerlerine yıkarak şemsiyesi altında tuttuğu Suudi gibi ülkelere bölgedeki gücünün etki sınırlarını göstererek para vermeye devam ettikleri müddetçe kendilerini rakiplerinden koruyabileceği mesajını iletmiş oldu.
İsrail’in saldırılarıyla yedi askeri ölen İran’ın karşılık verip vermeyeceği merak konusu. Zira İsrail medyası bugünlerde bunu konuşuyor. Fakat İran’dan karşı cevap vereceğine dair herhangi bir işaret görünmüyor.
Küresel ve bölgesel güçler Suriye sahasında birbirlerine karşı güç gösterisinde bulunurken en yeni silahlarını masum sivillerin ve çocukların bedenleri üzerinde denemeye devam ediyorlar.

