--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye ... Rusya ve İran tarafından paylaşılıyor!

Muharrem Güneş
Muharrem Güneş

Suriye krizindeki gelişmelerin ivme kazanmasıyla gün geçtikçe ittifaklar çatışmasının ardındaki yeni boyutlar ortaya çıkıyor. Savaşın sonuna yaklaşıldıkça destek veren taraflar yedi yıldır kaybettikleri maddi hasarı hatta insan kayıplarını bir şekilde telafi etmek için fırsat kolluyorlar.

Suriye rejiminin her iki müttefiki olan Rusya ve İran ekonomik, askeri ve politik açıdan tükenmiş bir ülkede ayaklarını sağlam basabilecekleri dayanak noktaları oluşturmaya çalışıyorlar. Bu arzularını imkân buldukları her münasebette dile getirmekten de çekinmiyorlar.

İran, ayaklanmanın başlangıcından bu yana Suriye rejimini maddi ve manevi olarak destekledi. Ekonomistler, milyonlarca dolarlık kredinin yanı sıra Suriye’de savaş sırasında İran’ın 6 milyar dolar harcadığını ve binlerce askeri kaybının olduğunu tahmin ediyor. Buna karşılık İran Suriye’de tarım, petrol, sanayi, hayvancılık ve limancılık alanlarında ekonomik sözleşmeler elde etti. Suriye’ye yaptığı çeşitli alanlardaki ihracat özellikle 2012’de vergi muafiyetinden sonra istikrarlı bir şekilde büyümüştür.

Son yıllarda özellikle Şam’da olmak üzere Suriye’de kültürel ve dini varlığını pekiştirerek Şiiliğin tezahürlerini benzeri görülmemiş bir şekilde yaygınlaştırmaya çalışmıştır. ‘İran Azar Üniversitesi›nin şubelerinin farklı şehirlerde kurulmasının yanı sıra dil enstitüleri açarak Farsça öğretme yoluyla Suriye üzerindeki kontrolünü uzun soluklu stratejik hamlelerle mezhebi, siyasi ve kültürel yönden güçlendiriyor.

Rusya’nın desteğinin karşılığı

İngiltere›nin “IHS Jane’s” askeri danışmanlık ve araştırma şirketinin verilerine göre, Eylül 2015’ten sonra Suriye’ye açıktan askeri müdahale eden Rusya, Beşşar Esed rejimine yıllarca destek verdikten sonra askeri operasyonlarda yılda yaklaşık 1 milyar dolar harcıyor. Ayrıca Suriye’de iki yüz Rus askeri öldü veya yaralandı.

Buna paralel olarak Rusya, 49 yıl sürecek olan Suriye’deki askeri üsleri ile ilgili anlaşmalara ek olarak gaz, yem, elektrik ve buğday sektörleri başta olmak üzere Suriye kara sularında petrol ve doğalgaz arama çalışmaları için rejim ile anlaşma imzaladı.

Tüm bu antlaşmalar iki destekçiyi de tatmin etmemiş olacak ki, Tahran ve Moskova, Suriye’deki varlıklarını çeşitli alanlarda daha da sağlamlaştırmanın yollarını arıyor. Rusya’nın Başbakan Yardımcısı Dmitry Rogozin geçen yılın sonunda “Rusya’nın Suriye topraklarında yaptığı büyük iş için nasıl para kazanacağını düşünme” ihtiyacı hakkında yaptığı konuşmasında, “Rusya’nın bağışçı ve hayır sahibi bir devlet olmadığını, çıkarları gereği Suriye’de harcadığı her bir rublenin hesabını yapacağını” söyledi.

İran rehberi Hamaney’in stratejik işler danışmanı olan Rahim Safevi’nin şubat ayı ortasında “İran olmasaydı bugün ne Şam ne de Bağdat olacaktı” demişti. Bu açıklamanın henüz iki hafta geçmemişken “Suriye rejimine gösterilen tüm fedakârlıklar ve masraflar için İran’ın kayıplarını telafi etme ve Suriye’de birlikte savaştıkları Moskova’ya tanınan ayrıcalıklara benzer şekilde kendileriyle de anlaşmaların imzalanması gerektiğini” belirtti.

Suriye Rusya silahlarının test alanı

Ekonomik araştırmacı Yunus Kerim, Suriye’deki Rus-İran ilişkisini her biri uzun vadede gelecekteki hedefleri için stratejik çıkış bulmak isteyen ikiliyi birbiriyle kavgalı, tezat bir ortaklık ilişkisi olarak yorumluyor. İki ülkenin Suriye›ye ait olan limanları Akdeniz›de petrol ve gaz taşımacılığına uygun bir koridor olarak ele geçirme arayışı içinde olduklarını belirten Kerim, “Suriye ile Lübnan arasındaki Kalamundaki sınır bölgelerinin kontrolünün yanı sıra Rusya bugün Suriye kıyılarında egemenlik kazanırken, İran yarımadayı özellikle Zabadani ve Madaya kasabalarını kontrol altına almayı başardı” dedi. Buna ek olarak Rusya, Suriye’deki askeri ve politik kararların yanı sıra üst düzey görevlerdeki memur ve yetkililerin seçimi, İran milislerinin Suriye›den ayrılmasını talep etme gibi güvenlik boyutlarına varan derecede kontrolü altına almış durumda. En kötüsü de Suriye, Rusya açısından çeşitli silah türleri için bir test alanı oldu. Son yıllarda test ettiği silahlar ile satışlarını artırarak endüstrinin yeniden canlanmasını sağladı. Elbette son zamanlarda tedrici olarak İran’ın askeri varlığını azaltma ve nüfuz alanlarını daraltma derecesine varan Rus etkisi İran’ı ciddi anlamda rahatsız ediyor. Fakat harabeye dönüşen Suriye’nin yeniden imar edileceği aşamada her alanda daha fazla pay elde etmek için nüfuz kazanma girişimlerinin sahadaki bir yansıması olarak okunmalıdır.

Kaynak: el-cezire

 

Muharrem Güneş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle