MOSSAD’ın Suikastları Karşısında Direnişin Başarısı
Filistinliler Siyonist İsrail’in kendi vatanlarındaki zulmü yetmiyormuş gibi sürgün hayatı yaşadıkları uzak ülkelerde de Mossad’ın cinayetleri nedeniyle rahat yüzü göremiyorlar.
Son yıllarda BAE’den Malezya’ya, Bulgaristan’dan Tunus’a dört Filistinli, Mossad tarafından işlenen suikastlar suç serilerinin yeni bölümlerini teşkil ediyor.
Suikast serisinin en sonuncusu 21 Nisan Cumartesi günü evine yakın camiye sabah namazını eda etmek için giderken maskeli iki hainin saldırısına maruz kalan Dr. Fadi Muhammed El-Bataş, başına ve vücuduna sıkılan 10 kurşun nedeniyle olay yerinde şehit oldu.
Dr. Fadi El-Bataş Elektronik Mühendisliği alanında “Güç Elektroniği Teknolojisini Kullanarak Güç Aktarım Ağlarının Verimliliğini Artırma” teziyle doktorasını verdikten sonra Kuala Lumpur Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği alanında dersler veriyordu.
Elektrik Mühendisliği alanında çok başarılı olduğunu, bu alanda birkaç uluslararası ödül aldığını, bu nedenle de Siyonist İsrail’in onu kendisi için bir tehdit olarak gördüğünü belirten ailesi suikastın Mossad tarafından yapıldığını söyledi. Şehid edildiği gün içinde uluslararası bir konferansta sunum yapmak için Türkiye’ye gelecekti.
İsrail basını akademisyenin “Hamas’ın mühendisi ve insansız hava araçları üretiminde uzman” olması nedeniyle Mossad’ın bu olaydaki rolüne işaret ediyor. Yedioth Ahronoth gazetesinin istihbarat yorumcusu Ronin Brigman, “Bataş’ın, Hamas için özel bir silah geliştiren çok gizli bir birimin bir üyesi olduğunu gerekçe gösterdi.
İsrail›in Filistin direnişinin silahlanma programları ve bilimsel yeterliklerini hedef alma eğilimi 1960›larda bu sahada başarılı kişilere yönelik suikastlarla başladı. İsrail tarafından yürütülen bu tür suikastlar, özellikle savaş kabiliyetlerinin gelişimine katkıda bulunabilecek seviyede eğitim niteliklerine sahip yetenekli insanları hedef alıyor.
Tel Aviv’in Mossad eliyle takip ettiği bu yöntem onlarca yıldır uyguladığı “savaş arası çatışma» stratejisinin önemli bir bileşenidir. Bu strateji, İsrail’in lehine olan güç dengesinde kaymaya sebep olabilecek yetenekleri yok etmek amacıyla askeri ve istihbarat operasyonlarına dayanmaktadır. Savaş esnasında silah depolarına saldırı ya da “düşmanın” askeri tekniklerini geliştirebilecek insan gücüne zarar vererek askeri yetenekleri yok edilir.
İşgalci İsrail, Filistin direnişinin askeri kabiliyetlerinin geliştirilmesiyle ilgili bilimsel yeterlikleri yok etmeye büyük önem verdi. Bu alanda ilk önemli suikast siyonistlerin 1994 yılında El-Halil Camii katliamına misilleme yapmak için siyonistlere karşı eylemler gerçekleştiren Mühendis Yahya Ayyaş’a yönelik suikasttır. İsrail istihbarat birimleri tarafından yürütülen bütün yoğun arama çalışmalarına rağmen işgalciler ve işbirlikçileri geçen beş yıllık süre içinde onu ele geçirmeye muvaffak olamadılar. Uzun uğraşlar sonucu 1996 yılında suikast sonucu şehit edildi.
Bu alanda bir diğer önemli kişi Hamas’ın silahlı kanadı olan İzzeddin El Kassam Tugayları’nda üst düzey bir şahsiyet olan mühendis Abdullah Bergusi’dir. El-Aksa İntifadası (2000-2005) sırasında hareketin siyonistlere karşı gerçekleştirdiği saldırılarda kullanılan patlayıcı kemerlerin çoğunun geliştirilmesinden ve üretilmesinden sorumlu olan Bergusi tutuklandı.
2010 yılında Hamas liderlerinden Mahmud El-Mabhuh Dubai’de bir otelde suikasta uğradı. Mossad’ın övünçle basına servis ettiği videoda Hamas’ın önemli liderinden birinden kurtulduklarını anlatıyordu.
Sekiz yıl önce İsrail, Ukraynalı eşi ile birlikte yaşayan Gazze elektrik santrali Mühendisi Dirar Ebu Sisi’yi Kiev’den kaçırdı. İsrail askeri mahkemesi füze sistemini geliştirmek için Kassam Tugaylarına yardım etmek suçuyla tutukladı.
Aralık 2016’da Tunus havacılık mühendisi Muhammed Zuvvari, İsrail istihbarat teşkilatlarının uzun süren arayışları sonucunda düzenledi suikast sonucu Tunus’ta 20 kurşunla şehit edildi. Suikastın sadece İsrail’i şoka uğratan dronlar geliştirmesine yardımcı olmasından dolayı değil, özellikle de Filistin’in kuzey kıyısında İsrail’in keşfettiği gaz alanlarına ulaşmakta kullanmayı planladığı insansız bir denizaltı geliştirmeye çalıştığı için öldürüldüğü belirtildi.
Tüm bu suikastlar, direnişin askeri birikimini sekteye uğratmakta başarılı olduğunu gösterse de silahlı direnişin kapasitesinin gün geçtikçe arttırılmasına ve ortadan kaldırılmasına yol açmayacağını gösteriyor.
Örneğin, Gazze Şeridi İsrail’e bitişik ve İsrail’in ciddi askeri istihbarat imkanlarına rağmen, direnişin roket geliştirme yeteneğini engellemeyi başaramamıştır.
2006 yılında Gazze’deki direniş 5 ila 7 kilometre menzil aralığında ilkel roketler geliştirdi. Aradan geçen 12 yıl sonrasında Hayfa’ya ve Kudüs’e ulaşabilecek seviyede 100 kilometre menzilli füzeler geliştirebildiğini bizatihi İsrailli yetkililer itiraf ediyor.

