Hamas’ı yıpratma ve tasfiye komplosu başarılı olacak mı?
Amerika, Mısır liderliğinde yürütülen Filistin içindeki uzlaşmanın başarıya ulaşmasına yeşil ışık yakmadı. Aksine Filistin davasını tasfiye etmek amacıyla, Filistin devletinin Sina Çölü’nde kurulması yönünde İsrail-ABD ortaklığında bir plan devreye sokuldu. Mısır, Hamas ile Fetih hareketlerini yeniden bir araya getirdi ve 2017 yılında iki hareket arasında “uzlaşma anlaşması” güncellendi.
Aynı süreçte, Amerika ve İsrail, Mısır yönetimine oyalama politikaları kullanarak uzlaşmayı erteleme talimatı verdi. Bu taktikte amaç, şiddetli bir çatışmaya girmeden önce Gazze Şeridi’ndeki halkı bezdirerek direnişe verilen desteğin ortadan kaldırılmasını sağlamaktı. Böylece Gazze ve Batı Yaka boşaltılarak Sina’da kurulacak Filistin devletiyle ilgili anlaşma Hamas’a dayatılacak, halk desteğini kaybeden Hamas, ya kabul edecek veya kolayca tasfiye edilecekti.
Bilindiği üzere Hamas’ın bu anlaşmayı onaylaması mümkün görünmüyordu. Bu nedenle Gazze’ye askeri saldırganlığına başlamadan önce Hamas’ı yok etme hedefinde bu kez başarılı olması için gereken bütün yardımcı faktörlerin İsrail’e sağlanması gerekiyordu.
Bu faktörler şunlardır;
Gazze’nin hizmet sektörü ve ekonomisinin kökten çökertilmesi,
İşçi ve memurların maaş ve özlük haklarını içeren dosyanın sekteye uğratılarak Hamas kadroları ile liderleri arasında iç çatışma çıkarmak,
Halkın yiyecek temin etmesi karşılığında süreç içinde Hamas’tan silahlarını bırakmasını istemesi için psikolojik alıştırma. Şayet önlem alınmaz ve durum düzeltilmezse bu süreç aylar içinde gerçekleşecektir.
Fetih hareketinin Gazze’deki hain kadrolarını (uzlaşma adı altında) yeniden güçlendirmek. Böylece Gazze Şeridi’ne yapılacak saldırının başlangıcında direniş iki ateş arasına alınarak kontrol edilmesi sağlanacaktır.
Görünüşe göre “uzlaşma” tuzağının oluşturucuları, istikrarlı bir şekilde hedeflerine doğru ilerlemektedirler. Abbas yönetimi ve İsrail işbirliğiyle Gazze’ye uygulanan yıpratma süreci, halkı ekonomik tükenmişliğe götürecek, böylece İsrail’in başlatacağı şiddetli savaş öncesi uygun ortam hazırlanacaktır.
Uluslararası gelişmeler açısından konuya bakıldığında ise; Bölgesel ve uluslararası tarafların Hamas’ı Sina’ya mahkûm etmek için ciddi adımlar attıkları görülüyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz Aralık 2017’de bu konuya işaret etmiş; “Irak’tan ve Suriye’den çıkarılan IŞİD militanları Sina’ya taşınmıştır. Bölgede yeni hedefler var gibi görünüyor” demişti.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte -Hamas liderlerinin de dahil olacağı- Gazze Şeridi’ndeki yolcuları hedef alan Sina merkezli büyük terörist operasyonlarının gerçekleştirilmesini bekliyoruz. Ardından Sina›daki terörist unsurlarla mücadele için Hamas’ın Mısır’dan askeri yardım talebine cevap vermesi istenecektir. Sonrasında Hamas askeri çıkmaza düşürülecek, Gazze ekonomik çöküşe girmesiyle, İsrail’in önümüzdeki yüzleşmede direnişe karşı şu ana kadar elde edemediği zaferi elde etmesini kolaylaşacaktır.
Bu nedenle, Hamas yönetimi çok dikkatli olmalı ve bir an önce şu adımları atmaları gerekir;
Abbas yönetiminin uzlaşma sağlanan konuları erteleme manevralarına çok geç olmadan kararlı bir tavır alması gerekmektedir.
Olası olayların ciddiyetine rağmen, Sina’da herhangi bir askeri kışkırtmanın içine düşürülmekten kaçınılmalıdır!
Politik hataların birikimi sonucunda Hamas liderliğine olan güveni sarsacak durumlara fırsat vermeden, iç safları güçlendirmeli, bunun için de hatalarla gerçek anlamda yüzleşmeleri gerekir.
Gazze Şeridi ve sakinlerine yönelik uyguladıkları cezalandırma ve yanlış politikalar nedeniyle Abbas yönetimini olacaklardan sorumlu tutmak gerekir.
Gazze halkını mümkün olduğunca maddi ve manevi olarak desteklemek,
Arap halkının ve İslam ümmetinin yaklaşan çatışma için harekete geçirilmesi ve bilinçlendirilmesi önem arz etmektedir.
Kurulan bu entrikaların bozulması çok zor değildir ve kim bilir önümüzdeki savaş nice hayırlara gebedir.
O vakit Allah size, iki taifeden (silâhsız kervan veya silahlı düşmandan) birinin şüphesiz sizin olacağını va’d ediyordu; fakat (siz,) gerçekten zayıf (ve silahsız) olanın sizin olmasını istiyordunuz; hâlbuki Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek (İslâm’ı üstün kılmak) ve kâfirlerin kökünü kesmek istiyordu. (Enfal/7)
Dr. İbrahim Habib / Filistinli Siyasi Analist

