--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Savaş, insanla şeytan arasında…

Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
0

Bildiğiniz gibi, Türk aile yapısını ve gençleri sapkın akımlardan korumak amacıyla Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinasyonunda, geçtiğimiz günlerde Türkiye genelindeki LGBTİ derneklerine, eğlence mekânlarına, dijital platformlara ve belirli şahıslara yönelik “Ailem Güvende Operasyonu”  adıyla kapsamlı bir adli soruşturma ve operasyon başlatıldı. 

Operasyon; başta İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin olmak üzere toplam 15 ili kapsarken, Başsavcılıklar ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, Sosyal medya platformları üzerinden müstehcen içerik üretimi, yayılımı ve fuhşa teşvik/aracılık etme iddiaları, reşit olmayan çocukların ve gençlerin gelişim düzeylerine aykırı olarak cinsel yönelim konularında yönlendirildiğine dair deliller, soruşturma altındaki bazı derneklerin yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek miktarda fon aldığı iddiası ve sivil toplum kuruluşlarının mevzuata aykırı faaliyet yürüttüğü iddiası ile soruşturmanın yürütüldüğü duyuruldu. 

Yapılan açıklama, tüm dünyayı şeytani plan dahilinde cinsiyetsizleştirmek, ahlaksızlığı küresel çapta yaymak ve insan neslini yok etme amacını devletin ne kadar iyi anladığını göstermesi açısından son derece kıymetli. 

Operasyonlar kapsamında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı.

Soruşturmada Kaos GL, Pembe Hayat, SPoD ve 17 Mayıs gibi önde gelen LGBTİ+ derneklerinin internet siteleri, öğrenci toplulukları sayfaları ve çok sayıda aktivistin sosyal medya hesapları mahkeme kararıyla erişime kapatıldı.


İstanbul Beyoğlu ve Şişli başta olmak üzere, fuhşa yer temin ettiği veya hukuka aykırı eylemlere ortam sağladığı iddia edilen masaj salonları ve gece kulüplerine eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Kamu düzenini ve aile yapısını koruma amacıyla başlatılan soruşturma, sözde insan hakları örgütleri ve LGBTİ+ savunucuları tarafından sivil topluma ve ifade özgürlüğüne yönelik bir baskı olduğu suçlamasıyla tek bir orkestra şefi yönetiminde izlenimi verecek şekilde protesto edildi. 

Sadece bunlardan birkaçına bakınca soruşturmanın ne kadar yerinde olduğunu anlayabiliyoruz. 

İşte bazıları: Avrupa Birliği (AB) adına açıklama yapan sözcü Christian Wigand, LGBTİ+ aktivistlerine, derneklere ve işletmelere yönelik gözaltılardan endişe duyduklarını belirtti. Türkiye'nin aday ülke olarak cinsel yönelim gözetmeksizin tüm bireylerin insan haklarını koruma yükümlülüğü olduğunu hatırlatan Wigand, “Damgalama ve ayrımcılık, AB'nin değerlerine aykırıdır” dedi.

Sürekli Türkiye aleyhinde rapor hazırlayan AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor da: Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, operasyonları “Türkiye'deki baskının şok edici bir tırmanışı” olarak nitelendirdi. Amor, “ahlaki bir gündemin dayatılmasının”, yani ahlaki değerlere sahip çıkmak üzere devletin tedbir alasının, “temel hakların ihlali olduğunu ve ülkeyi karanlık bir yola sürüklediğini” savundu.


İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı ise yayınladığı ortak bildiride, LGBTİ+ hareketinin bir bütün olarak hedef haline getirilmesini derin bir endişeyle takip ettiklerini belirterek LGBTİ+ haklarının kriminalize edilmesinin kabul edilemez olduğunu savundu. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW): HRW Türkiye Temsilcisi Emma Sinclair-Webb ise, operasyonları “hükümetin yeni yasalar çıkarmadan LGBTİ+ bireylere suçlu muamelesi yapma kararlılığının bir göstergesi” olarak yorumladı.

Hani şu Türk Ordusu’na “kimyasal silah” iftirası atan Türk Tabipleri Birliği de (TTB) onlardan geri durmayarak yaptığı açıklamada baskıların ve erişim engellerinin “bir halk sağlığı sorununa” yol açabileceğini ileri sürdü. Sağlık hizmetlerine erişimin zorlaşacağını iddia eden TTB, ayrımcı politikalara derhal son verilmesi çağrısında bulundu.

Diğerleri dünyanın her yerinde küresel çetenin sapkınlık akımlarını desteklemek adına benzer açıklamaları yapıyorlar. Onların açıklamaları bütün dünya kamuoyunca biliniyor. 

Fakat sapkınlığa ve Türk aile yapısını hedef alan akımlara yönelik yapılan operasyonun “Bir halk sağlığı sorununa yol açabileceği” yönünde açıklama yapan Türk Tabipleri Birliği, kendisini de aşmıştır.

Aynı TTB, binlerce gencimizin eşcinsellik batağına sürüklenerek cinsiyet değişikliği için bıçak altına yatmasını nedense hiç “Halk sağlığı sorunu” olarak görmedi.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın neslimizi ve aile yapımızı korumak adına ortaya koyduğu kararlılık ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in cesur ve kararlı tutumunu alkışlarken, bu sapkın akımların sadece ülkemizin değil, tüm insanlığın ortak sorunu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. 

Savaş, insanla şeytan, iyilikle kötülük arasında. Bunu unutmazsak, insanlığımızı da ahlaki değerlerimizi de korumaya muvaffak oluruz. 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Muhammet Kutlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle