--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yine İdlib. Yine o ‘üçlü çete’ ve yine saldırı, kan ve gözyaşı ile göç

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
10

Verilen tüm sözler ve imzalanan mutabakatları defalarca ihlal eden Şam yönetimi ve müttefiki Rusya ile İran’ın İdlib’e yönelik katliam operasyonları devam ediyor. 

Saldırılarında hedef gözetilmiyor.

Rusya ve İran ile işbirlikçi Şam yönetimi bu sefer de İdlib’in Ariha bölgesinde düzenledikleri ortak hava saldırısında bir sağlık tesisi ile bir ekmek fırınını vurması sonucu yeni bir sivil toplu katliamına ortak imza atmış oldular.

Ayrıca, bu üçlünün hukuk ve kural dışı saldırıları bölgede yeni bir göç dalgasına sebep oldu.

 Soçi mutabakatı sonrası İran ve Rusya destekli Şam yönetim güçleri, Nisan 2017’den bu yana devam eden saldırıları sonucu, çoğunluğunu çocuk ve kadınlarla yaşlıların oluşturduğu 1600 sivili öldürdü. 

Rusya ve İran ile Şam rejim güçlerinin gece gündüz aralıksız olarak havadan ve karadan bombaladığı İdlib bölgesinde eğer, tedbir alınmaz iseSrebrenica benzeri bir insanlık faciası yaşanması kuvvetle muhtemeldir. 

Kısacası, katliamcı Şam rejimine karşı savaşan muhaliflerin son kalesi olan İdlib, kelimenin tam anlamıyla bir kuşatma altındadır.  

RUSYA VE İRAN, HEM İŞGALCİ HEM DE ŞAM REJİMİNİN SUÇ ORTAKLARIDIR

Yine İdlib.

….Ve yine o ‘üçlü çete’ yani Rusya, İran ve Şam Baas rejimi. 

Yine saldırı, kan ve gözyaşı ile göç…

İşte İdlib Vilayeti ve orada yaşananların özeti bu.

Rusya askeri birlikleri ve İran milisleri son zamanlarda Şam yönetimine destek için hava ve kara bombardıman operasyonlarına fiilen de katılması Rusya ve İran’ın Suriye’de işgalci güç olduğunu doğrulamaktadır.

Zira kendi ülkesini yakıp yıkan ve milyonlarca vatandaşını katleden diktatör Beşşar Esed ve faşist Baas rejiminin meşruiyeti kalmadığı için başka bir ülkeyi ülkesine daveti de meşru değildir.

Meşruiyeti kalmayan bir hükümetin daveti üzerine Suriye’de bulunan Rusya ve İran,  sadece işgalci değil, aynı zamanda bir ‘savaş suçlusu’ olan katil Beşşar Esed ve onun bağlı olduğu faşist Baas rejiminin suç ortaklarıdır. 

Diğer bir ifadeyle;İdlib’de yaşanan bu vahşetin baş sorumlusu sadece babasının kanlı izini süren Şam diktatörü Beşşar Esed değil, verdikleri sözleri tutmayan ve imzaladıkları mutabakata bağlı kalmayıp katliam operasyonlarına fiilen katılan Rusya ve İran yetkilileri, yani Putin ve Ruhani ve ona emreden Rehber Hamaney de aynı derecede sorumludur.

Bilhassa kendini İslam Cumhuriyeti olarak ilan eden İran’ın ruhani lideri Rehber Hamaney’in önderlik ettiği Mollalar yönetiminin kendi halkını katleden katil Esed ve faşist Baas rejimini mezhebi bir bağnazlık içinde desteklemesi asla İslami değildir.

İran’ın mezhebi din, dini de mezhep kabul eden bir anlayışla Suriye ve diğer İslam ülkelerinde Sünni Müslümanlara yönelik, saldırıları ve katliamları gerçekten de utanç vericidir.  

Her fırsatta ABD’yi suçlayan Rusya Devlet Başkanı Putin’in de onlardan bir farkı olmadığı İdlib vahşetinde görünmüştür.

Kısacası; Putin ve Ruhani ile Hamaney de Trump gibi asla güvenilir değillerdir.

YENİ GÖÇ DALGASI BÜYÜYOR

Dünya Sağlık Örgütü ve BM – Mülteciler Komiserliğiyle dünya genelinde faaliyet gösteren insani yardım kuruluşlarının hazırladıkları İDLİB GÖÇ RAPORU gerçekten ürkütücü.  

Raporlarda Rusya ve İran’ın Suriye’deki milis güçlerinin de fiilen görev aldığı ve Şam rejim güçlerinin devam eden saldırılarıyla İdlib’de bir vahşet yaşandığına dikkat çekiliyor.  

Çatışmaların şiddetlendiği İdlib vilayetinde Aralık 2019 başından bu yana İdlib’den kaçarak Türkiye sınırına yığılan sivillerin sayısının bir milyona yaklaştığı bilgisi veriliyor.

Kadınlar, yaşlılar ve çocukların çoğunluğu oluşturduğu bir milyona yakın insan, naylon çadırlarda donduran soğuk, susuzluk ve açlığa rağmen hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. 

Türk Hükümeti, Kızılay üzerinde zor durumdaki bu insanların yardımına koşsa da yardımlar maalesef yeterli değildir. 

Çünkü İdlib’e yönelik saldırılar devam ettikçe göç her geçen zaman içinde artarak devam ediyor. 

Gelen bilgilere göre durum gerçekten içler acısıdır.

Çok sayıda Suriyeli kardeşimizçamur içinde ve mevcut barınaklar da gerekli korumayı sağlamamaktadır. 

 ULUSLARARASI TOPLUM GEREĞİNİ YAPMALI

Esed rejimi, Rusya ve İran’ın ortaklaşa İdlib’de düzenlediği acımasız saldırılar sonucu yaşanan mezalim karşısında dünya dehşete düşmüş durumdadır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) derhal toplanmalı ve somut önleyici kararlar almalıdır. 

Aksi halde şimdiye kadar yaşananlardan olduğu gibi bundan sonra da yaşanacakların sorumlusu olmaktan BM-Güvenlik Konseyi kendini kurtaramaz.

Ayrıca NATO üyesi Türkiye’nin Suriye bağlamında İdlib’deki askeri gücünü ve ateşkes girişimlerini desteklemelidir.

Çünkü Türk gözlem noktaları da tehdit altındadır.  

…Ve yine; Rusya, Esed rejimi ve İran’ın, yaptıklarının kabul edilemez olduğunu bilmeleri için uluslararası toplum, Rusya, İran ve Esed rejimi üzerindeki yaptırım baskısını artırmalı ve bu vahşete son verilmeli.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali rıza

1 Şubat 2020 22:19

Tabi ki en büyük hataları sizin gibi ilmi geniş bir kişiye danışmadan hareket etmiş olmaları , bundan böyle danışırlar inşallah , başta putin , esat ruhani temennimiz odur ,

Mesut

1 Şubat 2020 21:37

Zalim Moskof gavuruna ve pers iranına güvenilmiyecegini sayın yazar sizin ve devleti yönetenlerin bilmesi gerkir 

Ömer faruk

1 Şubat 2020 13:39

Bırakın ağlamayı. Herşey elinizde. Sizi kim durduracak. Afrinden girdiniz golandan çıkın. Yoksa birileri sizi kandırmış olmasın. Bırakın düşmandan sızlanmayı. Düşmansız bir dünya yok. Herkes işini yapacak.

Cihat

1 Şubat 2020 12:26

Sayın yazar yanılıyorsunuz iran bu katliaama ortak değildir

Egeli

1 Şubat 2020 11:37

Suriyenin denizé açılan bölgesi boşaltılıyor.esad muhalif bırakmıyor.tüm ise yaramaz kitleyi bize gönderdiler.hapishanelerindeki azılı suçluları bile bize gönderdiler.abd rusya tüm batı iran bile topu anlaştı.suriyede iş bitti.sıra bizde.on milyona yakın sığınmacı bize neden gönderildi.önümüzdeki on yıl ülkemiz suriyelesecek.avrupaya akın olmasın diye batıdan işgal gelecek.demokrasi getirecez ayağına.turkiye bölünmeye değil yok olmaya gidiyor.ülke içinde bu sığınmacılar tam kontrol altına alınmalı yada kapıları açıp avrupaya salınmalı.icimizde tutarsak 3 yıla kalmaz ekonomik krizle birlikte yerli sığınmacı savaşı başlar sonrası nerden çıktığı belli olmayan deas türü terör örgütleri ortalığı kan gölüne çevirir.herşey ortada ama herkes şizofren gibi hayal aleminde.

NALBANT

1 Şubat 2020 10:48

Putinle bir milyon tane anlasma yapabilirsiniz ama hepsine uyar mi? Orasi kuskulu!Neden?Cunku Putin yahudi medyasi sayesinde tam tersi propaganda edilerek cok guclu bir adam gibi gosterilmeye calisilsa da cok zayiftir ve kendine mukayyet olan bir adam degildir.Onu yahudiler yonetmektedir ve onlarin emrinden disari cikamaz.Onun yerine gucu gercek olarak elinde bulunduran yahudilerle direk pazarlik etmek gerekir.Cunku bu yahudilerin sozlerine sadik kalmalari olasiligi onlarin maasli adamlarinin sozlerinde durma olasiligindan daha yuksektir.Ayrica her turlu savas dusmanla masaya oturularak ve onunla muzakere edilerek son bulur,aracilarla degil.Suriyedeki dusman ise Ruslar degil yahudiler(ABD) dir.Ruslar bu bolgede sadece parali tetikcilerdir,isleri bitince yahudiler onlari oradan cekeceklerdir.

ULUSLARARASI BOS KAFALILAR CEMIYETI

1 Şubat 2020 09:55

Bu konuda Ruslara kizmanin bir anlami yok,cunku Putin Amerikanin(yahudilerin) emrini yerine getiriyor.Ve Idlibi de Grozni gibi yerle bir edecek cunku adamin uzmanligi ve yaradilis gayesi bu.Beslan da 330 bebegi diri diri yakmisdi).Ama Irana kizabilirsiniz,hatta gucunuz yetiyorsa yeryuzunden silebilirsiniz cunku Iran aynen BEA ve SUUDLAR gibi sadece Islam dunyasinin degil tum ozgur dunyanin yuz karasidir.Ve burada Turkiyenin de cok buyuk sucu var:En basta Esedi likvide etseydi Turkiye bu kadar masum coluk cocugu katletmek icin agzinin suyu akan Rusyanin bir dayanagi kalmazdi.Ve ayni hatayi Libyada tekrarlamamali Turkiye Hafter ile Iliskilerinde.

Kahya

1 Şubat 2020 09:31

Yahu sn yazar ne dediğiniz belli değil Trump Kasım sulaymaniyi gumletir sn reisi cumhur bile karşılıksız bırakmaz İran der bazı akit yazarları ABD ye kızar İran savunur ve bu adam vurulup gebertilince çok insan sevinç gösterisi yaptı idlipte fakat Türkiye'deki halk inanın çevrem dahil ayrı bir dünya ne yaptığını kendi dinini bilmeyen toplum

Can

1 Şubat 2020 08:50

Dostum putin daha halen diyen kim. Ayrica sinirlarin kapilarini kapattik ve sogukta camurda cadirlarda kalmalarina raziyiz ki sirf göc dalgasi olmamasi icin. Yani akp nin suriye dis siyaseti iflas etti emevi camisinde namaz kilacagiz diye en büyük zarari hem suriye liler hem de türkiye gördü onu da elestiremiyorsunuz.

isa yapıcı

1 Şubat 2020 04:51

Aloooooo,adam topraklarındaki ülkeyi kariştiranlardan temizlemeye çalışıyor.pkk sizin için ne ise idlibteki unsurlar onlar için o.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle