--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Trump neden davet etti, Sn. Erdoğan davete neden icabet ediyor?

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
9

Başkan Sn. Erdoğan’ın Trump’ın davetini kabul edip etmeyeceği çok tartışıldı. 

Önce Washington’a gitmeyeceği söylendi sonra gelişmelere göre hareket edilecek denildi. 

Başkan Sn. Erdoğan’a sorulduğunda BaşkanTrump ile yapacağı telefon görüşmesi sonrası gidip gitmeyeceğine karar vereceğini açıklamıştı. 

Nitekim de öyle oldu. Trump ile yaptığı o telefon görüşmesi sonrasında yakın çevresiyle gerçekleştirdiği istişare sonunda Başkan Sn. Erdoğan gitmeye karar verdiğini düzenlediği basın toplantısında açıkladı. 

Türkiye ile ABD ilişkilerindeki sorunların bir kısmı hiç şüphesiz ABD’nin kendi içinde cereyan eden siyasi mücadele ile ilgilidir. 

Azil süreci yaşayan Trump’ın ciddi sıkıntıları var. 

Ayrıca askerlere, Senato ve Temsilciler meclisine de çok hâkim olabildiği söylenemez.

Türkiye’ye yönelik baskı politikaları uygulaması yönünde ABD’deki Türkiye karşıtı cephenin baskılarını azaltmak ve azil süreci gündemini dağıtmak için Başkan Trump’ın Türkiye’yi kullandığı ihtimal dahilindedir.

Ancak, Türkiye’nin kendi başına kararlar alma ve aldığı bu kararları uygulama potansiyeline sahip olduğunu göstermiş olması ABD’nin iç politikasını derinden etkilediği bir gerçektir.

Çünkü Türkiye, bölgesinde ve uluslararası düzeyde hâlâ etkili bir ülkedir.

...Ve yine küresel ve bölgesel ölçekte çözüm bekleyen devasa sorunların her iki ülkeye yüklediği önemli sorumluluklar var.

Her şeye rağmen iki ülkenin birbirine birden fazla alanda ihtiyacı var olduğunu gerçeğini en iyi bilenlerden biri de Trump’ın kendisidir.

Trump’ın daveti ve Başkan Sn. Erdoğan’ın davete icabet etmesinin sebebi de aslında budur.

YIKICI MUHALEFETİN ÇAPSIZLIĞI

Hem ABD’de hem de Türkiye’de bu ziyaretin gerçekleşmesini istemeyenler var.

ABD’deki Türkiye düşmanlığı faaliyetleriyle meşhur Ermeni, FETÖ ve Siyonist lobilerin güdümündeki bazı senatör ve bürokratların bu görüşmeyi engelleyici tavrı hâlâ devam ediyor.

Zira Başkan Sn. Erdoğan, ABD’deyken Türkiye aleyhindeki yaptırım tasarılarının gündeme alınması için yönetime baskı yapıyor.  

ABD Başkanı Trump’ın kaleme aldığı 9 Ekim tarihli mektup üzerinden Türkiye’de CHP’nin başını çektiği bazı çevreler de benzer bir tavır içindedir.

Her fırsatta ülkesini dışarıdaki karanlık mahfillerde şikâyet eden bu çevreler, “Bu görüşme gerçekleşmesin ve gerilen ilişkiler kopsun” beklentisi içindedir.

Her konuda hükümeti suçlayıp eleştirmeyi siyasi muhalefetin görevi sanan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve ekibinin ziyaret konusundaki yaygaraları ise tek kelimeyle siyasi çapsızlıktır.

Yıkıcı muhalefetin bu görüşmeye yönelik eleştirileri asla ülke çıkarlarını düşündükleri için değil, amaçları Başkan Sn. Erdoğan aleyhinde bir algı oluşturmaktır. 

Trump’ın o mektupta kullandığı ifadeler, normal şartlarda bir Başkan’a yakışmayacak ifadelerdir.

Hem o mektubu hem de o ifadelerin kabulü asla söz konusu değildir.

Aynı seviyeye inilmemesi için aynı düzeyde yazılı bir cevap yerine Trump’a rağmen sahada operasyonu başlatan emrini vererek verilmiş olması çok daha anlamlı ve etkili olmuştur.

Nitekim Trump’ın üst düzeyde bir heyeti Türkiye’ye göndererek Türkiye’nin tezlerini kabul eden mutabakatı imzalamak zorunda kalması o mektuba sahada verilen cevabın bir sonucuydu. 

Eğer benzer ifadeler kullanılarak cevap verilecek olunsaydı bu iş argoların savrulduğu bir mahalle kavgasına dönüşürdü.

Başkan Sn. Erdoğan, kişisel bir hırsla Trump’ı karşısına alıp o mektuba cevabını vererek davetini reddetse, belki kendi nefsini tatmin etmiş olurdu ancak ülke olarak hiçbir şey kazanmaz, aksine çok şey kaybederdik.

Türkiye ve dünya gerçeklerini değerlendirme yeteneği olmayan, strateji belirleme bilgi birikiminden yoksun olan bu zümre bilsin ki, devlet yönetmek vakıf veya dernek yönetmeye benzemez. 

Unutulmasın ki; devletler ilişkilerinde duygusallığın yeri yoktur.

...Ve bilinmeli ki; ülke ve milletin âli menfaatleri her şeyin üstündedir.

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Karamanlı

11 Kasım 2019 00:41

Trump’ın o mektupta kullandığı ifadeler, normal şartlarda bir Başkan’a yakışmayacak ifadelerdir. Eeee anormal şartlar ne ki, yakıştırıyorsun.

Müslüm A kkuş

10 Kasım 2019 22:14

Ey Merkel-Ey Macron-Ey Netenyahu--Ey Perez--Ey Sisi--Sayın dostum TRUMP....

Halim Selim

10 Kasım 2019 16:07

Davet geldigine emin misin? Trump oyle demiyor.

O.U.

10 Kasım 2019 13:39

Kaleminize yüreğinize sağlık.k.k.oğlu daha üç tane koyunu güdemez onun için hiç havlamasına gerek yok devlet yönetimi çocuk oyununa benzemez ama bu gezi zekalı kalkmış reise devlet yönetimi öğretmeye çalışıyor

Ömer

10 Kasım 2019 12:05

Erdoğan’ın gitmesi doğru karar .

HTURK

10 Kasım 2019 11:36

Türkiye düşmanı ABD, İsrail, AB, Yahudi lobisi ve hristiyanlarla birlik ve dost olanları bu millet görüyorda, bazı yerli ve millilerin gözleri var görmüyor,kulağı var duymuyor. Ama bir kere Trump ile görüşmeyen Kılıçdaroğlu ABD ve dış güçlerin adamı. Hadi canım sende.

Can

10 Kasım 2019 10:08

Ben turist degilim ki dendikten sonra niye trump bestepe ye ayagina gelmiyor ki su hakaret dolu mektubu icin özrü olur.

Kemal Deveci

10 Kasım 2019 09:45

Bir kurt ovaya indiğinde peşinden 9 tane köpek havlamıyorsa o kurt kurt değildir! Bırakalım havladınlar it ürür kervsn yürür.

Tata Tonga

10 Kasım 2019 08:32

Her davet edene icabet etmek mi gerekiyor? Mesela Esad da davet etse gider mi? Veya San Marino devlet başkanı davet etse...

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle