--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye’de değişen dengeler ve Türkiye’nin zaferi

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
7

Türk Ordusu (TSK)’nin başarılı ve hızlı ilerleyişinin yanında, Rusya’nın aracılığıyla PYD/YPG ve SDG maskeli PKK’nın Şam yönetimiyle anlaşması ABD’yi harekete geçirdi. 

Ayrıca, terör unsurlarının Türk Ordusu karşısında ABD’nin verdiği ağır silahlara rağmen, dayanamayıp büyük kayıplar vermeleri ABD’nin tavizler vererek anlaşma yoluna girmesinde etkili olmuştur.

ABD yanlış politikaları yüzünden 70 yıllık müttefiki Türkiye’yi kaybederken, silahlandırıp eğittiği YPG terör örgütünü de Rusya üzerinden Şam yönetimine kaptırmak üzere olduğu gerçeği ile karşı karşıya kaldı.

ABD Başkanı Trump, yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yu acil olarak Ankara’ya göndermesi, yanlış politikalarının büyük kayıplara sebep olduğunu görmüş olmasındandır.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey son anda Ankara’ya gelerek heyete katılması, ABD yönetiminin telaşlandığını göstermektedir.

ABD yönetimi şimdiye kadar oyaladığı, uyarı ve çağrılarına kulak asmadığı Ankara ile anlaşmak zorunda kaldı.

Bu kararın alınmasında, Türkiye’ye rağmen bölgeyi yeniden şekillendirme adına başlatılan girişimlerin hem bölgeye hem de ABD çıkarlarına büyük zararlar vermiş olmasıdır. 

Buna sebep olan ise Pentagon ve Dışişlerindeki diplomat ve bürokratlar ile siyasiler içindeki Türkiye karşıtı cephenin ön yargılı düşmanca tavırlarıdır.

Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, tarafından heyet kabul edildi.

Külliyede Cumhurbaşkanlığı makamında gerçekleşen ve beş saate varan uzun müzakerelerde Türkiye, 2012 yılından bu güne üzerinde ısrarla durduğu beklentilerinin tamamına yakınını elde etmeyi başardı.

Kısacası, Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın kararlı duruşu, Dışişlerimizin diplomatik başarısı ile TSK’nın sahadaki hızlı ve güçlü ilerleyişi sonuç getirmiş oldu.

BU BİR ZAFERDİR

En üst düzeyde gerçekleşen zirvede kabul edilen 13 maddelik oluşan anlaşmanın özeti şöyle:

YPG’nin ağır silahlarının toplanması, mevzilerinin ve tahkimatlarının imha edilmesi, PKK/YPG’nin 120 saat içinde çıkması için Barış Pınarı Operasyonuna ara verilecek.

Bu bir ateşkes değildir, anlaşmanın içinde yer alan şartların yerine getirilmesi için operasyona ara verilecek. 

Terör unsurlarının çıkmasından ve şartlar yerine getirildikten sonra operasyon durdurulacak.

Anlaşmanın 12. Maddesine göre Barış Pınarı Harekatı’na ara verildiğinde ABD tarafından, 14 Ekim 2019 tarihli Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen yaptırımların durdurulması ve yeni yaptırımlar başlatılmaması.

....(!) Bu anlaşma ile her şey bitmiş değil. Bundan sonra anlaşmanın uygulamaya geçirilmesi ve sonrasındaki süreç de çok önemlidir.

Bu anlaşmayla Türkiye beklentilerine ulaşmış ve Suriye’nin toprak bütünlüğü kayıt altına alınmış oldu.

Yani, Türkiye, Rusya ve Şam yönetimi kazanımlar elde etti. Tarihinde ilk defa bir terör örgütü adına garantör olan ABD ve onun desteğindeki terör örgütleri ile Avrupa Birliği kaybetti. 

Operasyonun meşru olmadığını savunan, silah satışını durdurma kararları alan ve operasyonun durdurulmaması halinde ağır yaptırımlar başlatma tehditleri savuran AB’nin konsepti bu anlaşmayla resmen çöktü.

Tarihinde ilk defa ABD’nin en üst düzeyde kalabalık bir heyetle Ankara’ya gelmiş olması ve Türkiye’nin şartlarını kabul etmesi çok anlamlı ve önemlidir.

Gelinen noktada gerçekleşen bu görüşme sonuçları itibarıyla hem sahada hem de masada elde edilen bir tarihi zaferdir. 

Bu başarıda, Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın dirayetli siyasi tavrı, sabırlı olduğu kadar hedeflerinden taviz vermeyen ısrarının büyük etkisi olduğu bir gerçektir.

Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan başta olmak üzere kahraman ordumuz (TSK)’yı ve şerefli mensuplarını ayrıca Dışişleri Bakanımız Sn. M. Çavuşoğlu, Savunma Bakanımız Sn. H. Akar ileİçişleri Bakanımız Sn. S. Soylu’nun cesur mücadelelerini milletçe takdir ve tebrik ediyoruz.

Şimdi haklı olarak herkes “Bu anlaşma hayata geçer mi, ABD sözünü tutar mı?” sorusuna cevap arıyor. 

Şartların yerine getirilmemesi halinde nelerin yapılacağı ayrıca bellidir. 

Türkiye bundan sonraki süreçte gelişmelere göre vaziyet alacak. 

ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDADIR

Sabır sınırlarını zorlayan Sarı Şeytan Trump’ın Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’a yazdığı ve “Aptalık etme” diye biten mektup, siyasi ahlaksızlık, haddinibilmezlik, seviyesizliktir.

Mektubuna cevabını Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan, ona rağmen operasyonu başlatan emri vermiş ve devamında ‘operasyonu durdur’ çağrısını ciddiye almayarak vermiş oldu.

Ancak, Ankara’da anlaşmanın imzalanması veya Sarı Şeytan Trump’ın Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’a övgüler sıralaması, onun mektup küstahlığını örtmez.

O haddini bilmez, Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın şahsında Türk devletine ve Aziz milletimize alçakça hakaret yapmış olması nedeniyle resmi bir özür dilemek zorundadır.

Dengesizlikleriyle tüm dünyaya rezil olan Sarı Şeytan Trump’ın acil bir tıbbı müdahaleye ihtiyacı vardır.

Çünkü Sarı Şeytan Trump’ın eylem ve söylemleri klinik bir vakadır.

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ATATURKCU

19 Ekim 2019 14:04

ABD CIA VE PENTAGONA ASLA GUVENILMEZ BEN SUPHELIYIM BU ANLASMADAN..SURIYENIN TEK KAZANANI SUPHESIZ RUSYA VE PUTIN.CUNKU LAZKIYE DE HAMADA DENIZ USSUNU KURUP SICAK DENIZLERE INMIS OLDU RUSYANIN DEDIGI DEDIK .ESADI BASTA TUTTU UCAKLARINI ASKERLERINI SURIYEDE KULLANDI ESADIN ARKASINDA YER ALARAK ESADIN ZAFER KAZANMASI NA YARDIM ETTI.ESADDA NE KADAR TERORIST PKKLI ISIDCI VARSA SURIYENIN KUZEYINE BIZIM SINIRIMIZA YIGDI. ESAD SURIYE IRAN KOLKOLA MUTLU .

slymn gnnc

19 Ekim 2019 12:05

Şimdi dikkat edilmeli..suriyenin kuzeyinin yani sınırlarımızın temizlenmesi çok önemli..Ancak amerikanın bu teröristleri ırakın kuzeyine aktarıp oradan da sınırımızda delik açması kuvvetle muhtemeldir.pkk kartını hep oynayacağı belli bu gavurların..pkk klartını oynayacağı diğer yer ise ırakın kuzeyidir unurulmasın..Tedbir alınsın..gözlemler yapılsın..peşmergenin giriş çıkışları hereketleri sürekli izlensin..Suriye kuzeyinden peşmerge kıyafetli pkk lılar gelebilir çünkü..Devletimizin bu konuda çok uyanık olması gerekiyor..Unutulmamalıdırki,akıl akıldan üstündür ve bu tehlike gündemimize girebilir diye şimdiden uyarıyoruz..Bu konuda da yazılarınızı bekliyoruz...Gerçekten sağlam yorumları olan vatandaşlarımız var ve bence hepsi okunup dikkate alınmalı..

Harun

19 Ekim 2019 11:27

Kobanı işid teröristlerin elindeyken yahudi asılli barzani petrolümüzu akdenizden kendi limanlarımızdan dünyaya satacağız demişti. Yani koridorun ip uçlarıni vermişti. Peşmergelerin Türkiyeden geçilmesine izin verilmeyerek Türk askeri kobaniye girecekti. İstıhbaratın hatasından daha büyük belalarla karşı karşiyayız. Iktidarın sorumlulugu ve öngörüsüzlügü var.

ahmet

19 Ekim 2019 11:01

başlamışken ,başarılı başarılı bir şekilde ilerliyorken terörün kökü kazılmalı değilmiydi...

dumanlı

19 Ekim 2019 09:20

Sayın Cumhurbaşkanı diyorki bu bir zaferde değildir,yenilgide değildir. Kraldan çok kralcı aklı kiralıklar sağa sola sataşarak büyük zafer edebiyatı yapıyorlar. Bilmiyolarki böyle yapmakla savunduklarına zarar veriyorlar.

Sofuoğlu

19 Ekim 2019 08:44

Büyük Şeytan ABD'ye asla güven olmaz.Geçici ateşkes sağlanarak, ABD ortakları olan PKK=PYD=YPG'lilerin imhasını engellediğiyle kalmamış, onbinlerce tır silah mühümatının MEHMETÇİĞİ eline geçmesini de engellemiştir.Türkiye eline geçirdiği fırsatı değerlendirip, terörisleri imha etmeliydi.Suriye göçmenleri ensar muhacir muamelesi çerçevesinde ülkemize alınmış ancak,Suriye'nin bir ESAT olmadığı; işin içinde:ABD,RUSYA,İRAN,AB,İSRAEL,ARAP LİGİ,ÇİN hatta tüm dünyanın olduğu gerçeği ne yazık ki, iş işten geçtikten sonra anlaşılmıştır.Ve bugün TÜRKİYE toprağında barındırdığı diğerleriyle beraber beş milyon mülteciyle baş başa kalmıştır.Bugün bu mülteciler(mülteci statüsünde değiller)arasında ülkelerine dönüş için bir anket yapılsa, beş milyondan bir milyon sığınmacının kendi rızasıyla Türkiye'den ayrılacağını hiç sanmıyorum.Yani, insani boyutunu bir tarafa bırakırsak,HÜKÜMET sığınmacı politikasında yanlış yapmıştır. Suriye konusunda da yanlış yapmıştır.Alt düzeyde de olsa Suriye rejimiyle diyaloğu vakit kaybetmeden başlatmalıdır.Yoksa, gerek ekonomi, gerekse diğer nedenlerle büyük sorunlara neden olacak, Suriyeli sığınmacıların burada kalacaklarından kimsenin şüphesi olmasın.Buda zamanla karşı çıkma da dahil,sorunların çıkacağını hepimizin bilmesinde fayda vardır.

O. U.

19 Ekim 2019 06:41

Kaleminize yüreğinize sağlık .sarı şeytana gelince aptal kimmiş gördü tabi içimizdeki çakma solcular k.k.oğluda dahil olmak üzere mort oldularnakavt oldular lider kimmiş devlet adamı kimmiş gördüler devam reis bu millet ölümüne senin yanında.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle