--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sultanahmet’ten Edirnekapı’ya Tarih Yazan Mitingler...

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

Türkiye’deki darbe kalkışması ve sonrasında başlayan ‘Demokrasi Nöbetleri’nin finali olan ‘Yenikapı Mitingi’ dünyada gündem oldu.

Bütün dünyanın gözü oradaydı ve dünya başkentleri o mitingi konuşuyordu.

Çünkü, bir çok ülke nüfusundan daha büyük bir katılımla gerçekleşen tarihin en büyük mitingiydi.

Medar-ı iftiharımız Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan, şanlı ordumuzun şerefli mensupları, Diyanet İşleri camiası. 

Ayrıca, Meclis Başkanımız ve Başbakanımız başta olmak üzere hükümet tam kadro katıldı.

AK Parti’liler, CHP’liler, MHP’liler ve STK’lar ile halkın bizzat kendisi oradaydı.

Kürt vatandaşlarımız, Paralel ihaneti gören ve ilişkisini kesen binlerce cemaat mensupları oradaydı. 

Kısacası:

Alanda sadece bölücü HDP ve ihanetçi Fetullahçılar yoktu.

Her kesimden katılan milyonların aklında ve fikrinde tek bir gündem vardı. 

“Demokrasi ve milli iradenin korunması, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Türk Milletinin milli birlik ve beraberliği…”

Milli birlik ve beraberliğin, vatanseverliğin en güzel örneği gösterildi. 

Farklı etnik kökenden gelen ancak aynı vatan, aynı bayrak ve aynı milli ve manevi değerler etrafında bütünleşerek tarih yazmış olmanın haklı onurunu yaşadık.

Milyonlar, Fetullahçı Terör Örgütü ve F.Gülen’i lanetledi. 

Mahşeri bir kalabalıkla o şanlı direniş taçlandırıldı ve şehitlerin aziz hatırası ölümsüzleştirildi.

Kısacası: 

Başkomutanımız Erdoğan’ın öncülüğünde dünyaya demokrasi dersi verdik.

¥

15 Temmuz ve sonrasında yaşananları bu millet asla unutmayacak ve unutturmayacak. 

Tarihe çok önemli ve anlamlı bir not düşüldü.

Türkiye’nin tüm siyasi kesimleri, Yenikapı’da bir araya gelerek, halkın oyları ile seçilmiş Cumhurbaşkanı ve hükümetin meşruiyetini tartışmaya açmaya çalışan Batı’ya karşı oldukça net bir mesaj verdi.

Türk Milleti, Yenikapı Mitingi ile 15 Temmuz’da egemenlik haklarına karşı yapılan saldırı karşısında, çözülmek ve ayrışmak yerine birleşerek mücadele etmek kararlılığını ortaya koydu.

Gelecek nesiller demokrasi ve milli iradeye sahip çıkanları onurla ve gururla anacak. 

Ancak (!)

Taşeron FETÖ ihaneti aşıldı ama küresel vesayetçi güçlerin saldırı ve ihanet oyunları hâlâ devam ediyor.

Onun için Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın uyarıları dikkate alınarak her an yeni saldırı ve darbe kalkışmalarına karşı uyanık olmalıyız.

 Bu gece itibarıyla sona erecek olsa bile, her an nöbetteymişiz gibi kendimizi hazırlamalıyız.

TARİHTEN BUGÜNE YAŞAYAN O MİLLİ RUH…

Yenikapı Mitingi, 23 Mayıs 1919, 30 Mayıs 1919, 10 Ekim 1919, 13 Ocak 1920 tarihlerinde dört kez yapılan ve her birine yaklaşık 150-200 bin kişinin katıldığı ‘Sultanahmet Mitingleri’nin bir devamı niteliğinde gerçekleşti.

Ama bu sefer o mitinglerin de ötesinde bir tarih hem yaşandı hem de yazıldı.

 Hiçbir millete nasip olmayan bir milli refleksle mahşeri kalabalıklar toplandı.

Bu mitingler sayesinde ülke çapında milli bilinç ve Kuvay-i Milliye ruhu uyanıp örgütlenmeye vesile oldu. 

O gün de camilerde ezan ve salalar verildi ve cuma hutbelerinde milli birlik ve direniş konu edilmişti, bugünlerde olduğu gibi. 

İşte o tarihi Sultanahmet mitingleri sonrası ülke savunmasının tohumları atıldı.

İşgallere o direniş ruhuyla son verildi ve zaferler elde edildi.

Verilen şehitler ile gaziler sayesinde bu vatan kurtuldu.

O günkü mitingler, işgale karşı başlatılan yeniden var olma mücadelesiydi. 

Demokrasi nöbetleri ve Yenikapı Mitingi, ‘küresel kuşatma ve asimetrik savaş’a karşı ülkemizi ve egemenliğimizi koruma mücadelesidir. 

Sultanahmet mitinglerinde başlayan Kuvay-i Milliye ruhunun devamındaki o şanlı mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarıydı.

Bugünün öncüsü ise tüm siyasilerimizin desteği ile Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan oldu. 

AÇIK TEŞEKKÜR

Burada bir önceki yazımdaki teşekkürümü tekrar etmek istiyorum.

Yenikapı’da gerçekleşen ve şanlı direnişin taçlandırıldığı o milli güne, Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uyarak katılan Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve tüm siyasi ve sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileriyle fedakâr halkımıza bir vatandaş olarak teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

Sadece musibetler başımıza geldiğinde değil, bu birlik ruhu bundan sonra mutlaka sürdürülmelidir. 

 Elbette siyasi muhalefet, haklı ve yapıcı eleştirilerini yapmalıdır. 

Ancak, siyasi ihtiraslar öne çıkmamalı ve milli birliğimize zarar verecek düzeyde yıkıcı ve yıpratıcı politikalara bundan sonra tevessül edilmemeli. 

İşte o zaman:

Türkiye her alanda güçlenecek ve demokrasi bahçemizde güller açacak…

 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle