• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
24 Temmuz 2019

S-400’ler bizim için neden önemli?

Türkiye, jeopolitik ve jeostratejik konumu itibarıyla çok çetin bir coğrafya üzerinde bulunmaktadır. 

Bu coğrafyayı ele geçirmek zor, elde tutmak ise daha zordur.

İmparatorlukların ve birçok medeniyetin gelip geçtiği bu coğrafyada millet olarak biz, ağır bedeller ödeyerek bu günlere geldik. 

Çok çetin olan ve herkesin üzerinde hesap yaptığı bu coğrafyada kalmayı sürdürebilmek için her alanda güçlü olmak gerekir. 

Unutulmasın ki, devletlerin varlığı ve kabul edilirliği gücü nispetindedir.

Ancak, itiraf etmek zorundayız ki, biz birçok konuda yeterli güce sahip değiliz.

Hâlâ, Hava Savunma Sistemimiz yok denecek kadar zayıf. 

Herhangi bir saldırı karşısında savunma ve saldırı hamle kabiliyetimiz istenilen düzeyde değil. 

Gelinen noktada Türkiye’nin eli kolu bağlı, sadece NATO’nun paylaştığı bilgilerle ve vereceği destekle güvenliğini sağlamaya çalışıyor.

Dünyanın ‘mihenk taşı’ olan bu coğrafya üzerindeki vatanımızı ve bu vatanın sahibi olan milletimizi korumak ve kollamak konusunda büyük sıkıntılar içinde olduğumuz bir gerçektir.

İçinde bulunduğumuz bu durum üzücü olduğu gibi asla kabul edilebilir de değildir. 

Bunun bilinci ve sorumluluğu içinde hareket eden hükümetimiz, güvenliğimiz için ihtiyacımız olan askeri teçhizatı alma konusunda üyesi olduğumuz NATO ve üyesi olma yolunda birçok alanda işbirliği içinde olduğumuz AB gibi kuruluşlar içinde müttefiklerimiz olan ülkelerden beklediğimiz desteği maalesef bulamadık.

Aksine onların engellemeleriyle karşı karşıya kaldık. 

Farklı arayışlara mecbur edilen Türkiye, Rusya’dan S-400 Hava Savunma Sistemi’ni, ABD, AB ve NATO’ya rağmen alma konusundaki ısrarını sonuna kadar sürdürdü.

Zira buna mecbur edildik.

S-400’LER, SADECE SAVUNMAK İÇİN ALINMADI

S-400’leri almak bizim için hayati önem taşıyor.

Çünkü S-400’ler sadece saldırıya gecen düşman uçakları ve füzelerini vurmak için alınmadı.

S-400’ler aynı zamanda erken uyarı, gözetleme ve yüksek etkili koruma kabiliyetine sahip.

Eylül 2017’de imzalanan anlaşmaya göre, Türkiye, Rusya’dan 2,5 milyar dolar karşılığında satın almış olduğu S-400 sistemi çok önemli özelliklere sahiptir.

Sistem; savaş uçakları, radar tespit ve kontrol uçakları, keşif uçakları, stratejik ve taktik uçaklar, operasyonel-taktik balistik füzeler, orta menzilli balistik füzeler, hipersonik hedefler ve diğer gelişmiş hava saldırısı araçlarını imha etmek üzere tasarlandı.

Kısa, orta ve uzun menzillerde füzeleri aynı anda kullanabilen S-400’ler, 600 kilometre uzaklıktaki hedefi algılama ve 250 kilometrede imha edebilme özelliğine sahip. 

Dünyanın en modern ve en güçlü ‘Hava Savunma Sistemi’ olan S-400’ler, saniyede 4,8 kilometre hızla füze gönderebiliyor.

S-400’ler aynı zamanda erken uyarı, gözetleme ve yüksek etkili koruma kabiliyetine sahip.

Bu özelliklerinden dolayı S-400’ler sayesinde içinde bulunduğumuz coğrafyayı sürekli gözlemlemiş ve pek çok istihbari çalışma yapabilmiş olacağız.

Kısacası; S-400’lerin sadece ülkemize yönelik füze saldırılarını önlemede değil aynı zamanda ABD dahil, en gelişmiş ülkeler bile artık ülkemizde veya çevremizde, görünmeden ve bizim bilgimiz dışında hiçbir faaliyet içinde olamayacak. 

Radara yakalanmayan savaş uçaklarını, gemileri ve füzeleri bu sistemle görebileceğiz.

Yani, kısa bir zaman sonra caydırıcı gücü olan bir ülke olacağız.

DİRENDİK VE KAZANAN OLDUK

Bir yandan, dışarıdaki şer güçlerin saldırıları, tehditleri, baskı ve şantajları insafsızca devam ettirildi.

Hatta bazı çevreler ve güçler, anlık operasyonlar başlar beklentisi içindeydi.

Diğer yandan, bazıları millet olma şuurundan yoksun oldukları için, bazıları ürkek, korkak ve cesaretsizliği ve de bazılarının ise ihanetinden kaynaklanan seviyesiz eleştiriler ve de engelleyici girişimleriyle mücadele etmeye mecbur kaldık.

Birileri, “ABD, AB ve NATO’yu karşımıza almaya değer mi, kime karşı kullanacağız?” soruları üzerinden Başkan Erdoğan’ı geri atım atmaya zorladı.

Ama o ve onun emrindeki hükümet vazgeçmedi.

Kısacası, iç ve dış müdahalelere karşı Türkiye, birçok konuda olduğu gibi bilhassa S-400’ler konusunda müthiş bir kararlılık ve sembolleşen bir direniş gösterdi. 

Geri adım atmayarak Başkan Erdoğan’ın yönetimindeki Türk devleti, saygınlığını, itibarını ve güvenirliğini ispatlamış oldu.

Bu durum hiç şüphesiz bir zaferdir. 

Ancak, asıl zafer, bu füzeleri ve savaş uçaklarını biz ürettiğimizde olacaktır.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23