--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

NATO’ya rağmen savaş ihtimal dahilindedir

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
0

Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de yaşanan yetki alanları ile ilgili gerilime çözüm bulmak amacıyla NATO, devreye girdi. 

Aslında NATO’nun, devreye girmek için bu kadar zaman neden beklediği gerçekten düşündürücüdür.

Zira Türkiye ve Yunanistan, NATO üyesi iki ülkedir.

NATO, kendi itibarını ve kendi geleceğini koruma adına anında devreye girmeliydi.

Ancak, her şeye rağmen NATO’nun devreye girmesi ve iki üyesi olan Türkiye ile Yunanistan’ın masaya oturmasını sağlamak için yoğun bir diploması gerçekleştirmesi faydalı ve olumlu bir gelişmedir. 

KİM YALANCI?

…Ve sonunda NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, beklenen açıklamayı yaptı ve “Türkiye ile Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yatakları ile ilgili sorunun çözümü için müzakereye hazır” şeklindeki duyurusu dünya başkentlerinde derin bir nefes aldırdı ve bu açıklamanın diplomasının ve NATO’nun zaferi olarak değerlendirildi.

Ancak, “her an savaş çıkabilir” korkusunu aşan bu açıklama, Yunanistan tarafından yalanlanması ise tansiyonun yeniden yükselmesine sebep oldu.

Türkiye ise NATO’nun girişimine destek verdi.

Bu durum Yunanistan’ın verdiği sözde durmadığını gösteriyor. Zira NATO’dan yapılan açıklamada, Yunanistan’ın görüşmeye hazır olduğu sözünden vazgeçmesi ve NATO sekreterini yalanlaması üzücü ve NATO ile ilişkilere zarar vereceği uyarısı yapıldı.

Şimdi siyasi kulislerde “NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg mi, Yunanistan mı yalan konuşuyor?” sorusunun cevabı aranıyor.

AB, YANLIŞINI ANLADI MI?

Avrupa Birliği Dış İşleri Bakanları zirvesinde AB, Türkiye ile Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz gerilimi konusunda bir ortak görüş benimsenemedi. 

Avrupa Birliği (AB), devam eden fikir ayrılığını aşamayınca topu sonunda NATO’ya attı.

Hem Fransa hem de Yunanistan kendi çıkar politikaları yönünde AB’yi kullanmak istediği nihayet anlaşıldı.

Avrupa basını, doğal gaz arama anlaşmazlığı konusunda Yunanistan’ın ‘savaş çığırtkanlığı sayılacak provokatif girişimlerine’ dikkat çekiyor.

Almanya’da yayınlanan ‘Märkische Oderzeitung’ gazetesi “Yunanistan da masum değil” başlıklı yorumunda “Eğer, Türkiye’nin Libya’nın meşru hükümetiyle anlaşmalar imzalanması suç ise doğal gaz rezervlerini kendi çıkarına kullanmak isteyen Yunanistan’ın da Mısır ile münhasır ekonomik bölge anlaşması imzalaması suç sayılmalı. Kaldı ki, konu derinlemesine irdelendiğinde Yunanistan’ın da masum olmadığı görülmektedir” görüşlerine yer veriliyor.

Başta Yunanistan tarafını tutan Avrupa Birliği (AB), Türkiye’ye yönelik tehditkâr tavrını değiştirerek, çözüm için de tek yolun müzakere olduğu görüşünü öne çıkarması ve Yunanistan’ı masaya oturma çağırmasında bulunması, bölge barışı için olumlu ve faydalı bir tavır olmuştur.

Ayrıca, Avrupa Birliği (AB) ve NATO içinde Türkiye’ye karşı birileri ‘iyi polis’ birilerinin de ‘kötü polis’ rollerini oynamasının şu ana kadar gerilimi sadece tırmandırdığı ve Türkiye’ye geri adım attırılamadığı görülmüştür.

AB ve NATO, “Türkiye ve Yunanistan Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervlerini tek taraflı olarak kendi çıkarına kullanmasının mümkün olmayacağını kabul etmeli” görüşünde hemfikirler. 

AB ve NATO, bu oyunlar yerine ihtiyaç duyulan diyalog için girişimler başlatılmasına karar vermesinde Türkiye’nin gücü ve kararlı politik hamleleri sayesinde gerçekleştiğinin de altını çizmek isterim.

Şimdi cevap arayan asıl soru şu “Avrupa Birliği (AB), gerçekten yanlışlarını anlamış ve gerçekten o yanlışlardan sözde değil, özde vazgeçmiş midir? Yoksa hâlâ bir takım oyunlar peşinde midir?”

NATO VE AB’DEN UYARI

NATO ve AB tarafından Türkiye’ye olduğu gibi Yunanistan’a da uyarılar yapılmıştır. 

Ayrıca Fransa’nın NATO ve AB ilişkilerine zarar verecek girişimlerden sakınması istendi.  

Bu süreçteki gelişmeler Yunanistan ve Fransa’nın hem AB’den hem de NATO’dan aradığı desteği alamadığını gösteriyor. 

Yunanistan’ın NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’ın açıklamalarını yalanlamasının sebebinin de beklediği desteği alamayışından kaynaklandığı tahmin ediliyor. 

Bütün bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde Fransa başta olmak üzere bazı Batılı ülkelerin kışkırtmasıyla Yunanistan, provokatif eylemleri devam ettirmekte ve NATO’ya rağmen an itibarıyla bir savaş çıkması ihtimal dahilindedir.

Ancak, Yunanistan’ın uzlaşmaya yanaşmaması bundan sonra yaşanacak tüm olumsuz gelişmelerin sorumlusu olacaktır.

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle