Milli birliğimiz ve huzurumuz, birilerinin siyasi ikbal ve istikbalinden daha önemlidir

11 Mayıs 2019 Cumartesi

Bu ülkede demokrasiyi hedef alan, hukuk dışı darbelere, e-muhtıralara, 28 Şubat, Gezi ve 15 Temmuz ihanetlerine sessiz kalanlar, şimdi Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararı üzerinden yaygara koparıyorlar.

Ülkemiz, emperyalist güç odakları ve onların içimizdeki işbirlikçilerinin her türlü baskı ve tehditleri altındayken, bazı siyasilerin ve onların güdümündeki çevrelerin toplumu geren ve kutuplaştıran kışkırtıcı beyan ve girişimleri demokrasimiz ve toplumsal barış adına fevkalade zararlıdır. 

Siyasi çıkar uğruna toplumun belli kesimlerini yok sayan, düşman ilan edip hedef gösteren, YSK’nın karar vericilerini çeteye benzetmek, kararlarını hiçe saymak, tek kelimeyle siyasi ahlaksızlıktır. 

Bu gibi davranışları ülke yönetimini devralma iddiasındaki bir siyasi partinin genel başkanı, yani Kılıçdaroğlu ve yakın çevresi tarafından yapılıyor olması ise utanç vericidir.

Siyasi bilinç ve devlet adamı sorumluluğundan uzak, pervasız beyanlar ve kışkırtıcı ifadeler, bazı kesimlerin suç işlemesine sebep olabileceği hesap edilmelidir. 

Allah korusun, bu söylemler ve agresif tavırların etkisiyle toplumun bazı kesimlerinde yaşanacak olumsuz ve üzücü gelişmelerin sorumlusu olmanın bedeli ise ağır olur. 

Bu ifadelerimin asla bir tehdit değil, ikaz ve uyarı olduğu bilinmelidir. 

Ülke bütünlüğümüzü ve milletimizin birliğini  bozucu söylem ve siyasi şovlar yaparak, YSK’nın mensuplarına ve devletin kurum ve kuruluşuna meydan okuyanlar bilsinler ki, bu ülke sahipsiz değildir, yeri ve zamanı geldiğinde hukuk çerçevesinde gereği yapılır.

NE YAS, NE DE ZAFER VAR…

Her türlü kışkırtıcılıktan, fitneden uzak durulmalı. 

Birbirini, suçlayan, hakarete varan sosyal medya paylaşımlarına son verilmeli. 

Baskıcı, şantajcı, tehdit edici ve ötekileştiren yerine, uzlaştıran cümleler içerikli bir dil kullanılmalı.  

Kısacası, geren, gerdiren ve yoran olduğu kadar toplumu suça teşvik eden ortamların yörüngesinden uzak durulmalı.

Altını çizerek ifade etmek isterim ki; birbirimizi karşılıksız sevmedikçe toplumsal barış ve karşılıklı güven mümkün olmaz. 

Sevgi ve hoşgörü olmadan arzu edilen birlik ve huzur sağlanamaz… 

Hatırlatmak isterim ki; bugünlerde ekmek gibi su gibi, birliğe ihtiyacımız var. 

Millet olarak sımsıkı birbirimize bağlı olmayı başaramaz isek, dış mihrakların ve onların içimizdeki uzantılarının ihanetlerine karşı duramayız. 

Küresel ve bölgesel sorunları aşamaz ve milletler camiası içinde hak ettiğimiz yeri alamayız. 

Şimdi mağduriyet tiyatroları kurup, fırsatçılık üzerinden, zıtlaştırmayalım.

Unutulmasın ki, mağdur olan siyasilerden ziyade milli iradedir. 

Herkesin oyu kutsaldır ve ona sahip çıkma adına itirazlarda bulunmak da bir demokratik haktır.   

O hakkı kullananları ve o hakkı görevi olarak teslim etme adına kararlar alan YSK’nın mensuplarını karalamak, suçlamak ve hedef gösterip yuhalatmak, hiç kimsenin haddi değildir.  

Bir haksızlık varsa, elbette haksızlığa karşı harekete geçilmeli. Ancak, bu hak arayışı sabırla ve hukuk yolu izlenerek aranmalı.

YSK kararıyla yeniden milletin hakemliğine gidiliyorsa buna karşı çıkmak, algı operasyonlarıyla kitleleri hukuk dışı yollara yönlendirmeye kalkışmak asla kabul edilir değildir. 

Birilerinin siyasi beklentileri ve siyasi ikbali uğruna hukuk ve nizama zarar verecek, kışkırtıcı söylem ve eylemlere asla taraf olunmamalı ve oyuna gelinmemeli.

Çünkü, ne yas, ne de zafer var.

Sadece seçim tekrarlanacak. 

TOPLUMSAL BARIŞ VE 

SİYASİ İSTİKRAR ŞART

Bu seçim de geçer ama biz yine bir arada olacağız.

Her zaman birbirimizin yüzüne bakacak olmanın bilinci içinde hareket edilmeli ve birilerinin siyasi ihtiraslarına var olan ilişkilerimizi kurban etmemeliyiz. 

Her zaman ve her yerde vatanın bütünlüğü, milletin birliği ile milli ve manevi değerlerimiz temel esas alınmalı. 

Bu değerlere saygılı olan herkesle, farklı görüşler gözetmeksizin bir arada olmalıyız. Birbirimizi sevmeli ve saymalıyız. 

Unutulmasın ki; milli birliğimiz ve huzurumuz birilerinin siyasi ikbalinden daha önemlidir.

Herkes bilsin ki, aynı geminin içindeyiz ve başka bir Türkiye yok.

Şartlar ne olursa olsun…

Toplumsal barış ve siyasi istikrar şart.

Bu gerçekler nazari dikkate alarak herkes aklını başına almalı.  

Siyasi farklılıklar, çatışma sebebi değil, kültürel zenginliğimiz olarak kabul edilmelidir.

Dileğim, barış ve huzur içinde seçimin tekrarlanmasıdır. Kim kazanırsa kazansın, yeter ki milli irade tecelli etsin.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AliAli2 ay önce
    Başlık kimin için yazar bey?
  • Eski TürkiyeEski Türkiye2 ay önce
    Kaç kaç! Dış güç geliyor kaç... Şaka la şaka!
  • TozerTozer2 ay önce
    Olur da milli irade yine tecelli etmez ise, sayın cumhurbaşkanımıza 24 haziran seçimlerinde verdiğimiz sonsuz yetkiyi kullanmasını bekleyeceğiz, tabii ki İmamoğlunu görevden alıp Binali beyi kayyum olarak atayacaktır inşallah. Hatta Ankara'ya da Özhaseki'yi kayyum olarak atamasını bekliyoruz. Bu sonsuz yetkileri bugünler için verdik kendisine.
  • ABDULLAH SUPHİ AYDINABDULLAH SUPHİ AYDIN2 ay önce
    KÜSENLERİN,ve SAADET PARTİSİ İLE İYİ PARTİNİN GELEBİLMESİ İÇİN DE AKPARTİ 1- EĞİTİMİ DÜZELTECEĞİNİN EVRENSEL AHLAK DERSİNİ MECBURİ VE SINIF GEÇMEDE BELİRLEYİCİ OLARAK CİDDİ BİR ŞEKİLDE UYGULAYACAĞINI2- AİLEYİ DAĞİTAN KANUNLARIN İPTALİ 3-AİLEYİDAĞITAN AHLAKSIZ DİZİLERİNYASAKLANMASINI TAAHHÜT ETMELİ17 YILDIR YAPTIĞIMIZ UYARILAR MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI MÜFREDATININ DUVARLARINDAN İÇERİ ASLA SOKULMADI. EVRENSEL AHLAK DERSİ (İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA HER DİNDE GEÇERLİ OLANAHLAK KURALLARI.) (Yalancılık, Hırsızlık, Sözünde Durmamak, Emanete Hıyanet etmek, Namussuzluk, Kumarbazlık, Hilekarlık, İşini sağlam yapmamakHırsızlık ,Rüşvet almak Zulum etmek, CinayetUyuşturucu içki kullanmak Vatan Hainliğigibi kötü huylar Uluslar arası ahlaksızlıktır. Bunların yerine Tersi aşılanarak test edilen çocuk sınıf geçmeli)SIKI UYGULAMALI VE SINIF GEÇMEDE BELİRLEYİCİ OLARAK UYGULANSAYDI BU GÜN MESLEK ODALARI KOMİNİSTLERDEN TEMİZLENMİŞCHP HDPKK BARAJ ALTINDA KALMIŞ OLACAKTI. 35 YAŞ ALTI AKPARTİ MİLLİ EĞİTİMİNİN ESERİDİR Akparti Senede Birkaç kez MeydanlardaHalkın % 5 ine Sadece hitap ederek muhatap olmakta Lakin MASONLARIN KONTROLÜNDE ;LAİK ,KEMALİST, AYYAŞ BİR EKİP MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇÖREKLENMİŞ BAKANI BİLE İÇERİ SOKMUYOR.laiklik maskesini tehdit aracı olarak kullanıp 20.000 000 ÖĞRENCİYE HERGÜNBİREBİR MUHATAP OLARAK ZEHİRİNİ SİNSİSİNSİ OLARAK AKITMAKTADIR

Günün Özeti