• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
21 Ağustos 2019

Kayyımlara karşı çıkmak, ihanete destektir

Bölücü terör örgütü PKK/KÇK ile ilişkileri tespit edilen Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanları, İçişleri Bakanlığınca, görevlerinden uzaklaştırıldı ve eş zamanlı olarak, Diyarbakır, Mardin ve Van başta olmak üzere 29 ilde bölücü terör örgütü PKK/KCK’ya yönelik operasyonlar başlatıldı. 

Görevden almalar ve başlatılan operasyondan hemen sonra terör örgütünün hamiliğini yapan iç ve dış mihraklar harekete geçti. 

Yani, yine o bildik kuruluşlar ve yine o siyasi ve medya çevreleri…

Avrupa ülkelerinde bazı siyasiler ve basın kuruluşları tarafından “Kürt halkına hizmet veren belediye başkanları görevden alındı” başlığıyla haberler yapıldı ve Türk hükümetine ağır eleştiriler sıralandı. 

Avrupa Birliği (AB)’den ilk açıklama ise Türkiye Raportörü Kati Piri’den geldi.

Piri, sosyal medya hesabı üzerinden haddini aşan cümleler kurdu.  

Açıklamalarında siyasi nezaket kuralları ve AB –Türkiye ilişkilerini zorlayan bir üslupta Türk devletine hakaret, HDP üzerinden PKK terör örgütüne ise destek vardı.

Hem Avrupa basınında yer alan haber ve yorumlar hem de AB’nin ‘Türkiye Raportörü’ Kati Piri’nin açıklamaları, ülkemizin içişlerine müdahale niteliğinde düşmanca bir tavırdır.

AB, maalesef bunu hep yaptı ve de yapmaya devam ediyor.

Doğrusu biz de onların bu önyargılı eleştirilerini ciddiye almıyoruz.

Çünkü AB’nin bu tavrı siyasi bir yaklaşımdır.  

Tarihin derinliklerinden gelen nefret ve unutulmayan kinin bir sonucudur.

İşte onun içindir ki, Batılı siyasiler ve basın sürekli olarak Türkiye’yi tehdit eden bölücü terör örgütlerine hamilik etmektedir. 

İşte bu sebeple, bölge halkına değil, terör örgütüne hizmet veren ve bu sebeple görevlerinden alınan Belediye Başkan ve yöneticileri ile ilgili olarak “Kürtlere hizmet veren belediye başkan ve yöneticileri” olarak söz ediliyor.

Bu yaklaşımlarıyla, bölücü terör örgütleriyle bağlantılı oldukları bilindiği halde gerçekler kasıtlı olarak gizlenmekte ve masum gösterilmeleri için bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Bu tavır Türk düşmanlığıdır.    

Batılı emperyalist güç odaklarının ‘Türkiye düşmanlığı’ ise iflah olmaz bir hastalıktır.

Bu nedenle Türkiye’nin terörle mücadelesine karşı çıkılıyor ve terör örgütleri yerine Türk devleti ile hükümeti suçlanıyor. 

Bu gerçekler gösteriyor ki, Türkiye’ye karşı takınılan bu küstahça tavır ne ilktir, ne de son olaraktır. 

OY UĞRUNA İHANETE ORTAK OLMAK

Hiç kimse devleti hiçe sayarak kanunları ihlal etme hakkına sahip değildir. 

Belediye başkanları ve diğer yöneticilerin, yerel yönetimler yasasını hiçe sayarak bir terör örgütünden aldığı emir ve direktiflerle hareket etmesi veya görevini kötüye kullanmaları suçtur. 

Bu suçun işlendiği tespit edildiği takdirde ise o başkan ve yöneticiler görevlerinden uzaklaştırılır.

Bu dünyanın her yerinde değişmeyen bir hükümdür. Türkiye’de yapılan da budur.

Bu gerçekler ortada iken hâlâ Avrupa basınında yer alan haber ve yorumların yanında bazı siyasilerin Türk hükümeti ve İçişleri Bakanımız Sn. Süleyman Soylu’yu hedef alan değerlendirmeleri tek kelimeyle siyasi ahlaksızlıktır.

AB’nin karşı tutumu elbette acıdır, ancak daha acı olan, oy uğruna bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı HDP ile işbirliği yapan siyasilerin pervasız davranışları ve destek beyanlarıdır.

CHP, HDP ve SP başta olmak üzere bazı siyasi parti mensupları ve parti kurmaya hazırlanan 11. Cumhurbaşkanı Gül ve eski Başbakan Davutoğlu’nun “Görevden uzaklaştırılmalar demokratik temayüllere aykırıdır” şeklindeki değerlendirmeleri ise oy ve siyasi ikbal uğruna gerçekleri inkâr ve de hukuka saygısızlıktır.

Kayyım atamalarına ve başlatılan operasyonlara karşı çıkılması, demokrasimiz ve ülke bütünlüğümüzün geleceği adına endişe vericidir. 

Bu karşı çıkış, aynı zamanda PKK/KCK’nın yerel yönetimlerde örgütlenmelerine destek anlamına geldiği için hem ihanettir, hem de suçtur.

Çünkü görevlerinden uzaklaştırılanlar; yasaları ihlal etmiş ve sorumluluklarının dışına çıkarak terör örgütünün emirleriyle hareket ettikleri yönünde İçişleri Bakanlığımızın elinde ciddi deliller mevcuttur.

Şöyle ki: 

İhaleler, örgütle yakın ilişkiler içinde olan kişilerin kurduğu paravan şirketlere yönlendirilmek suretiyle terör örgütüne maddi destek sağlanmıştır. 

Terör örgütünün emriyle belediyelere terör örgütüne yakınlığı olan kişiler işe alınmıştır ve belediyeler örgütün hâkimiyet alanlarına çevrilmiştir. 

Seçilmiş ancak soruşturmaları devam eden bazı örgüt mensupları, mazbatalarını alma haklarını elde etmedikleri halde önemli görevlere atanmışlardır.

Belediyenin tüm imkânları örgütün hizmetine sunulduğu gibi örgüt adına hareket eden vakıf ve derneklere ‘sosyal yardım’ adı altında maddi destek aktarıldı.

İçişleri Bakanlığı bu suçların işlendiği yönündeki tespitleri ile bazı bilgi ve belgeleri basın aracılığıyla kamuoyu ile paylaşmıştır. 

Şunu önemle belirtmek isterim ki, hiçbir belediye başkanı veya yöneticisi, Kürt veya başka bir etnik kökene mensubiyeti nedeniyle görevinden uzaklaştırılmış değildir.

Bu ve benzeri kanunsuzlukların yapıldığı tespit edildiği için adı gecen başkan ve diğer belediye yöneticileri görevlerinden İçişleri Bakanlığı tarafından alınmışlardır.

Elbette son kararı mahkemeler verecektir. 

Ancak altını çizerek ifade etmek isterim ki; “Kişilerin suçları mahkemece tescillenmeden suçlanan kişiler suçsuz sayılırlar” ibaresi ceza hukukunun temel prensibi olmakla birlikte, devleti korumakla görevli bakanlığın görevden alma ve operasyonlar başlatma girişimleri hukuka uygundur. 

Çünkü İçişleri Bakanlığımız, kanunların emredici hükümlerine göre hareket etmiştir ve etmektedir. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

O.ural.

Tebrikler yazınızı noktasından virgülüne kadar onaylıyor ve A.gül ile A.davudoglu vb. karekterli ve omurgalı olmalarını tavsiye ediyor ve ikinizde bunca şehitlerin vebalini alırsınız bunu hesabını mizan kurulduğunda vereceksiniz karekterli olun karektersizlik yapmayın diye uyarmak bir vatansever olarak görevim bu zatlar bilsinlerki bu kayyum olayınakarşı çıkıp destek vermek düpedüz vatan hainligidir gül ve davudoğlu siz birer vatan h..isiniz sizlerin ipleri kimin elinde Allah'tan korkmuyorsanız kuldan utanın tabi utanmanız varsa .
  • Yanıtla

Abdullah ve Ahmet İHANET içinde

NEDEN ACABA? FETÖ KOKTUKLARI İÇİN OLMASIN. TEMEL DE İHANET ETMİŞ OLUYOR! MERAL ŞİMDİLİK SESSİZLİĞİ OYNUYOR! BÜLENT İN FARKLI DÜŞÜNDÜĞÜŇÜ SANMIYORUM ( bulunduğu konum itibariyle konuşamıyor) FETÖ=PKK! TABİKİ BİRBİRLERİNİ SAVUNACAKLAR
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23