İstanbul için tercih yapacaklara, uyarı ve çağrılarım

22 Haziran 2019 Cumartesi

Bana bazı dostlarım İstanbul seçimlerini ve kime oy vereceğimi soruyor. 

Ben, millet olarak bizi biz yapan milli ve manevi değerleri savunan, yaşayan ve yaşatan bir mücadelenin izini sürerek bu güne gelen bir kişiyim. 

Yani bir mücadelenin içinden geliyorum. 

33 yılımı Avrupa başkentlerinde gazeteci olarak geçirdim ve 67 ülke dolaştım. 

Yakın tarihteki, Türkiye ve dünya siyasi dengelerinin değişimlerini ve yeniden oluşumunda yaşanan olayların canlı şahidiyim. 

Yaşadıklarım, gördüklerim ve edindiğim tecrübelerim, ayrıca dünyada değer kabul edilen birçok siyasetçi, bilim adamı ve tarihçilerle buluşma ve de tartışma fırsatı buldum..

60 yaşıma girmeye hazırlandığım bu süreçte fikir dünyamın temel taşları olan düşüncelerim benim en değerli varlığımdır.

Ben her hareketimde ve her tercihimi bu değerleri nazari dikkate alarak yaptım ve de yapmaya çalışıyorum.

Bu seçimde de o şekilde hareket edeceğim. 

Önemle ifade etmek isterim ki, ben, siyasi tercihlerimi birilerinin siyasi geleceği ve elde edeceği makam ile bana sağlayacağı menfaate göre yapmadım yapmam. 

Siyasi tercihimi her zaman inandığım değerler üzerinden ve de ‘önce ülkem ve milletim’ diyerek yaparım.

İSTANBUL İHMAL EDİLEMEYECEK 

KADAR DEĞERLİDİR

Ben İstanbul için de tercihimi o değerlere göre yapacağım.

Çünkü İstanbul, sadece bir şehir değil.

İstanbul, dünyanın kültür, tarih, siyasi ve ekonomik merkezlerinden biridir.

Bazıları ile toprak büyüklüğü, bazılarıyla nüfus yoğunluğu ve bazılarıyla taşıdığı değer ve vazgeçilmezleriyle birçok devletten daha büyük ve etkilidir.

Kısacası İstanbul, devletlerin güç ve büyüklüğüne namzet bir dünya şehridir.

Bu şehri yönetecek kadronun siyasi gücü, deneyim ve tecrübesi, ayrıca; her alanda birikimli ve de bu şehrin milli ve manevi değerlerini yaşatma azmi ve gayreti içinde olanlar olmalıdır. 

Bu değerleri içeren vizyon ve misyon sahibi olmalıdır. 

Bu dünya şehrini her alanda temsil edebilen, mega projeler üreten ve yöneten bir başkan olmalı. 

Vaatler ve bu vaatleri yerine getirebilecek kapasite ve tecrübe sahibi olduğunu geçmişteki başarı öyküleriyle ispat eden olmalı.

Bu konuda iki adayı karşıma alıp bu değerler ve tespitler üzerinde yaptığım kıyasla kararımı verdim.

Kimseyi küçük görmek bana yakışmaz. 

Ancak bu vasıfları Sayın E.İmamoğlu’nda değil, Sayın Binali Yıldırım’da görüyorum. 

“Her çok güzel olacak” sloganı çok güzel ancak içi doldurulmalı ve “kimlerle, nasıl?” soruları mutlaka cevaplanmalıydı.

Ekrem Beyle şahsi dostluğumu önemsiyor ve değerli buluyorum. Hem hemşerim hem de komşum ayrıca bir dönem belediye başkanımızdı. 

Ben onu o da beni iyi tanır. 

O, siyasi tercihlerini bana sorarak yapmadığı gibi benim de siyasi tercihlerimi onunla olan dostluğum üzerinden yapmam.

Ben rüzgâra göre yön değiştiren, çıkarlarını hesaplayarak tercih belirleyen fırıldaklardan olmadığımı herkes gibi o da bilir. 

Diğer önemli bir konu şu. 

Ben tarih süreci içinde yaşanan olayları, dış mihrakların ülkemize yönelik müdahale ve siyasi operasyonlarını hesaplayarak hareket eden fikir ve insani değerler odaklı bir kişilik sahibiyim.

Bu değere kişilerin beklentileri uğruna zarar verecek hiçbir tercihi yapmam. 

Kısacası; İstanbul için tercihim, tecrübe ve hizmet odaklıdır. Yani Sayın Binali Yıldırım olacak. 

Tüm İstanbulluları bu değer ve tespitler üzerinden düşünmeye ve tercihlerini kendilerini temsil ve hizmet getirecek projeleri yönetecek kişi ve ekibi için yapmaya davet ediyorum.

Ülkemiz ve İstanbulumuz için hayırlara vesile olması dileğimle…

TOPLUMSAL BARIŞ, SİYASİ 

AHLAK VE İLKELİ DURUŞ

Elbette politika, insanları ilgilendiren bir alandır. Ancak, ‘homo politicus’ yani sadece politika ile ilgilenen bir varlık olarak yaratılmadığımızın bilincinde olmalıyız. 

Çünkü hayat, sadece politikadan ibaret değildir. Hayatın her alanında sorumluluklarımız var olduğu gerçeğini unutmamalıyız.

Bu gerçekten hareketle tüm gücümüzü siyasi yarış ve birilerinin siyasi ikbali için heba etmemeliyiz. 

Hiç kimsenin siyasi ikbali ve elde edeceği makam, bizim sağlığımız, huzur ve güvenliğimizden daha önemli olamaz. 

Toplumsal barış, huzur ve güven içinde tüm farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşamak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız. 

Bu seçim biter ancak biz pazarda, mahallede ve alışveriş mekânlarında cafe ve lokantalarda, kısacası daha birçok alanlarda karşılaşacağımızı unutmamalıyız. 

Konuşmalarımızı, eleştirel yaklaşımlarda kullandığımız dile ve tavır ve davranışlara bu gerçekleri nazari dikkate alarak yapmalıyız. 

Bazı gereksiz ve yersiz tartışmalar bazen öyle bir noktaya sürüklenir ki, hayata beraber başladığımız dostlarınızı kırar ve yollarınız ayırdığınızın bile farkında olmazsınız.

Siyasi bağnazlığın sebep olduğu bu ayrılıklar ve uzaklaşmalar, gün geçtikçe artar ve sizde yalnızlaştığınızı hissedersiniz.

Demek odur ki; akrabalıklar, komşuluk hukuku ve kişisel dostlukların hatırı âlîdir; politikaya veya birilerinin siyasi çıkarları başta olmak üzere hiçbir hatıra feda edilmemeli.

Aramızdaki görüş farklılıkları elbette olmalı ancak bu bizim çatışmamızın sebebi olmamalı. O farklılıklar kültürel değerlerimiz olarak kabul edilip medeni insanlık ölçüleri içinde birbirimizi kabullenerek siyasi bir yarışın içinde olmalıyız. 

Maalesef bu tespitlere uygun bir seçim süreci yaşanmadı ve halen de o kirli politikanın yörüngesinden kurtulamadık. 

İnşallah İstanbul Belediye (İBB) seçimleri yarın huzur ve güven içinde tamamlanır ve içinde bulunduğumuz siyasi kaos ve kutuplaşma ortamından sıyrılarak hızla normalleşme sürecine dönmüş oluruz. 

Çünkü hayat sadece politik yarıştan ibaret değildir. Fert ve ülke olarak devasa sorunlarımız var. 

Sorunlarımızı öteleme şansımız yok. Sabır ve kararlılık içinde çözüm yollarını araştırarak geleceğimize yön vermek zorundayız. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • emekliemekli1 ay önce
    neden ist gelecek olan yolculara eziyet yapılımaktaotobüslerde lastikde çizik git yenisini al ido seferleri sayı azaltılmış saatler değiştirilmişpkk sını vs anladıkda bu ne yahu arkadaş hiçmi ALLAH korkusu kalmadı millete çile coluğuyla coçuğuyla çile çektirmek altı üstü bir belediye başkanı ne var bunda bu kadar korkulacak demekki 4,5 yıl sonra başkanlık seçiminde kıyamet kopturulacak böyle yapıldığında millet kaçıyor nefret ediyor hala anlayamadınızmı zorla güzellik olmaz binali bey kazansın imamoğlu kazansın ne olur demokraside bu değilmi ALLAH aşkına millette bir sıkıntı yok çok azında var sıkıntı iktidarda ve medyada
  • sade vatandaşsade vatandaş1 ay önce
    adamın birisi her yazarın her haderin altına tabelası kendisi yok denilen küsurata bile denk gelmeyen saadetler diliyorum yazmışolmayan şeyi
  • BATI EZİĞİ MİKSERLERDEN ALLAH HERKESİ KORUSUNBATI EZİĞİ MİKSERLERDEN ALLAH HERKESİ KORUSUN1 ay önce
    MEHMET BEY YORUMUNUZ İÇİN ALLAH RAZI OLSUN.YAŞI 50 OLANLAR MAKARİOS UN TÜRK VE İSLAM DÜŞMANI BİR RUM OLDUĞUNU BİLİRLER.TÜRK DÜŞMANI RUM UN HEYKELİNİ DİKEN EKREM İN NASIL BİR PROJE OLDUĞU ORTAYA ÇIKIYOR.VALİ YE HAKARETİ ÇEVİRİYOR YÜZÜ KIZARMIYOR.BİNALİ BEY İN SORULARI ALDIĞIYLA İLGİLİ DUYUM ALDIM DİYE YALAN SÖYLÜYOR SONRA KENDİSİNİN OTELDE İSMAİL DEN SORU ALIP GÖRÜŞMESİNİ ÖNCE GİZLİYOR SONRA PİŞKİNLİKLE KABUL EDİYOR.İSTANBUL HALKI RİYAKARLIK LAGERÇEK HİZMET YAPANLARI AYIRT EDECEK ŞUURU İNŞALLAH SANDIKTA GÖSTERECEK.
  • KuuzuKuuzu1 ay önce
    Ergenekon ve Balyoz davalarında "gizli tanık" olarak TSK'ya ve Türk subaylarına kumpas kuran, Osman Öcalan TRT'ye çıktı. Osman Öcalan, PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı'dan servis edilen mektubunu ve İstanbul seçimi ile ilgili görüşlerini TRT ekranlarından aktardı. Muhalefete ve muhalif adaylara yer vermemesi ile eleştirilen TRT'nin Osman Öcalan'la röportaj yapması tepkilere neden oldu.ALLAH HİÇ BİR DEVLETİ VE DEVLET ADAMINI VE DEVLET BEYİ BUGÜN BUNLARIN DÜŞTÜĞÜ DURUMA DÜŞÜRMESİN İNŞALLAH
  • Rıfat Rıfat 1 ay önce
    İstanbul CHP zihniyetine teslim edilemeyecek kadar değerli bir şehirdir!...
  • engineerengineer1 ay önce
    وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَٰهَا تَدْمِيرًاVe izâ erednâ en nuhlike karyeten emernâ mutrafîhâ fe fesekû fîhâ fe hakka aleyhel kavlu fe demmernâhâ tedmîrâ(tedmîren).Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.(İsra16)
  • Ahmet ÖzAhmet Öz1 ay önce
    Mehmet Bey;Biz de sizin gibi düşünüyoruz.Sizin gibi düşünmemizin en mantıklı yanı,hükümet kanadının tüm imkanlarını İstanbul için seferber edeceğini bilmemiz.Yapılan büyük hizmetleri görüyoruz.Köprülerle birlikte metro,Marmaray,havaalanları hayatımıza dokunan güzellikler.Bunun da farkındayız.Ancak,devlet kesesinden zenginleşme alışkanlıkları var.O metroların birim değerleri,niçin astronomik boyutta.İşi siyasete bulaştırma niyetinde değilim.Bir Japonya düşünün.Japonya da tünel ve köprüler yapıyor,bizim maliyetimizin belki de üçte birine.Biz niye,TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMLERİN HAKLARI konusunda bu denli duyarsız olduk?Bu birinci itirazım.İkincisi de 18 günlük İmamoğlu icraatında ortaya saçılan cemaat ve vakıflara aktarılan milyarların izahı yapılamadı.Yasal kılıf uydurulabilir ama mızrak çuvala sığmıyor.Ak siyaset defolarından arındırılmalı,akçalı işlerde devletten zenginleşenlere Şeriat'ın parmak kesme(!) cezası uygulanmalı.Şeriat'in kestiği parmak,nasılsa acımaz.Mehmet Bey;İsim önemli değil.At binenin,kılıç kullananın.Ak Parti bu işi iyi götürüyor.Ancak GÖTÜRENLERE DE ses çıkarmıyor.Milletin orasına koyan adamı her bir ihalede neden görüyoruz?Defolu siyasetin alıcısı çıkacak mı,yarın onu göreceğiz.Keşke toplumsal barış,şeffat ve adil yaklaşımlarla sağlanabilse.Adamına göre değil de hak eden liyakat ehline beytü'l-mal teslim edilebilse.Hz.Ömer'in kişisel işlerinde kendi mumunu,devletin işinde devletin mumunu kullandığı gibi.Siyasi yaklaşımını beğenmeseniz bile önceki cumhurbaşkanlarından Sayın Ahmet Necdet Sezer'i şimdi mumla arıyoruz.Siyasi düşüncesini değil,Hz.Ömer misali devletin kuruşunu kendi özel işinde harcamadığı yönlerini arıyoruz.Devasa sofralarda kuş sütü eksik çeşit çeşit çok pahalı yiyeceklerin sergilendiğini Hz.Ömer görmüş olsaydı,saçını başını yolardı.Adalet demekle adil olunmuyor.
  • ngng1 ay önce
    tercihimiz saadet
  • engineerengineer1 ay önce
    23 Haziran’a sayılı günler kalan AK Parti ve Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım’a Musevi vatandaşlarımızdan anlamlı bir destek geldi.23 Haziran’a sayılı günler kalan AK Parti ve Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım’a Musevi vatandaşlarımızdan anlamlı bir destek geldi. CHP döneminde varlık vergisi zulmüyle tanışan Museviler, özgürlükçü bir anlayışın adayı olan Yıldırım’a destek vereceklerini açıkladı. Konu ile ilgili bir basın bildirisi yayınlayan Musevi asıllı işadamı Doğan Kasadolu, şunları ifade etti: “Binali Beyin bugüne kadar devletin en üst kademelerinde yaptığı kusursuz ve şaibesiz ilişkilerinin de katkısı ile belediye başkanlığı için İstanbul’un anahtarının teslim edileceği tek şahsiyettir. Asırlardır bir arada yaşadığımız güzel Türkiye’mizde AK Parti iktidarı döneminde dinsel açıdan asla bir ayrımcılığa uğramadık” dedi.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    İşte uyarı:Secim secim, birileri secilecek ve gecinecek ! Secenler sadece sectiklerinin yaptığı yanlışlardan sorumludur. Sectiği insanın dünyalık için yaptığı yanlışlar seceni bağlamaz. Secilennin kitabullaha aykırı yaptığı her yanlıştan secen oy veren mesuldür. Oy veren kişi sen milletsin sectiğin kişi vekil yani senin adına yapıyor yaptığını her yanlışı senin adına alıyor her kararı.
  • SofuoğluSofuoğlu1 ay önce
    Yazıldı, çizildi fakat bir türlü yazılanlara, çizilenlere BİNALİ BEY, kaale almadı.Yahu, CHP+İYİ+HDP+KANDİL+CUMHUR İTTİFAKINA KARŞI OLAN HER KESİN adayı olan EKREM BEY, Amerikan orijinli kanalın Türkiye şubesinde sunuculuk yapan İ.KÜÇÜKKAYA kim?CHP'nin adamı değilmi?Bu FOX kanalsabahtan akşama kadar pislik dizilerle milleti sapıklaştırmaya çalışan, haberlerinde de (AKP+MHP+BBP) CUMHUR İTTİFAKINI eleştiri bombardımanına tutmuyor mu?Bu durumlar her kesce bilinmesine rağmen,Binali Bey bir itirazda bulunmadı.Sanki memlekette bu moderatörlüğü yacak hiç bir kimse yokmuşcasına gidip CHP'nin yandaş+fikirdaş+gönüldaşı olan İ.KÜÇÜKKAYA'yı kabul ederek, yalan yanlış söylemekte FETÖ'cülere taş çıkartacak CHP'nin adayı ve İ.KÜÇÜKKAYA'nın arkadaşı Ekrem İMAMOĞLU'yla karşılaşması bence hataydı."Körler sağırlar, biri birlerini ağırlar"ata sözünden gibi.İsmal KÜÇÜKKAYA+Ekrem İMAMOĞLU, Binali YILDIRIM'a tuzak kurmak için günler önce görüşüp karara bağlamışlar.Ancak"Ava giden avlanır"misali yaptıkları tuzak kendilerini ele vererek deşifre oldular.Bu deşifre neticesinde E.İMAMOĞLU'nun ne kadar sahte ve yalan makinesinin biri olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya döküldü."Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" E.İMAMOĞLU'nun mumu çabuk söndü.Adam(E.İ) milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyor.Böyle bir sahte ve yalacının İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı seçilmesi halinde, ALLAH,İLK ÖNCE BELEDİYEDE ÇALIŞAN PERSONELE, DAHA SONRA TÜM İSTANBULLULARA DAHA SONRA DA TÜM TÜRKİYE'YE YARDIM ETSİN!
  • AhmetAhmet1 ay önce
    İstanbullu yöneten köhnemiş zihniyet artık değişmeli, İstanbul un rantını yiyen bir avuç insan artık defolyp gitmeli, İstanbul un rantından İstanbullu faydalanmalı, imamoğlu iyi gelecek
  • Muammer Avşar / Adana Muammer Avşar / Adana 1 ay önce
    ❤️❤️❤️❤️❤️ Üstad; İnşaAllah bu safiyane ve karşılıksız / menfaatsizçağrıya ve desteğe layık olurlar.!. Teşekkür, Selam ve Sevgilerimle..
  • adaysal sorunlaradaysal sorunlar1 ay önce
    Muharrem kalastı mesela; bu yenisi odun!

Günün Özeti