• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
30 Mayıs 2020

İran’a Hizbullah üzerinden derin mesaj

İran’ın Lübnanlı kolu, ya da doğrudan Devrim Muhafızları aracılığıyla yürüttüğü terör faaliyetlerinin başaktörü Lübnan Hizbullah’ı konusunda İngiltere’den sonra AB’nin lokomotifi Almanya’nın takındığı tavır gerçekten çok ilginç. 

Önce habere bakalım:

Avrupa Birliği (AB)’nin politikası Hizbullah’ın siyasi kanadı ile askeri kanadını birbirinden ayırmış ve askeri faaliyetleri yasaklarken, siyasi kanat ile ilişkilerini geliştirmişti. 

Ancak, gecen Ocak ayında İngiltere ve Nisan 2020 itibarıyla Almanya bu ayrımın doğru olmadığı kanaatiyle Hizbullah’ın siyasi, dini ve askeri olmak üzere tamamına yasak getirdi.

Hem İngiltere hem de Almanya, 300 sayfadan oluşan rapor, ülkenin İçişleri, Dışişleri ve Adalet Bakanlıkları arasındaki sıkı ve yakın işbirliğinin, ayrıca ‘İstihbarat’ servislerinin hem iç hem de dış araştırmalarının sonucu hazırlanan rapora dayanarak Hizbullah’ı yasakladıklarını açıkladılar.

Hizbullah’ın İran İslam Cumhuriyetinin lojistik bir ileri karakolundan ibaret olduğu gibi eylem emirlerini ve dış ülkelerdeki çatışmalara katılma talimatlarını İran’dan aldığı bilgisine dikkat çekiliyor.

Peki ama neden şimdiye kadar beklendi? Veya neden şimdi? 

İKİYÜZLÜ POLİTİKALAR

İngiltere’den sonra Almanya’nın Lübnan Hizbullah örgütünü yasaklama konusunda şimdiye kadar neden beklediğini anlamak için sorular üzerinden konuyu biraz olsun irdeleyelim.

Çünkü Lübnan Hizbullah’ının İran tarafından finanse edilen ve İran’ın İran dışındaki ülkelerde kendine alan oluşturmak amacıyla başlattığı eylemlerde Hizbullah’ı kullandığını en iyi bilen ülkelerden biri Almanya’dır.

Hizbullah’ın İran’ın talimatları yönünde Suriye, Irak ve Yemen başta olmak üzere birçok ülkedeki operasyonlara katılmak üzere savaşan kanlı eylemlere hatta toplu katliamlarda görev alan milis güçler gönderdiğinin bilgi ve belgesi İngiliz ve Alman istihbaratının elinde uzun zamandır vardır.

İngiltere ve Almanya çıkarları gereği bunları işleme koymadı ve zamana oynadı.

Bunun asıl sebebi Avrupa ülkelerinin ikiyüzlü politikalarıdır.

Emperyalist ülkeler, terör örgütlerini yönlendirip kullandıkları sürece terör örgütü yerine başka isimler altında himaye eder ve desteklerler.

Diğer bir ifadeyle ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri gibi emperyalist devletler, bu terör örgütlerinin kanlı eylemler, suikastlar, bubi tuzakları, el yapımı patlayıcılar, kara para aklama, uyuşturucu ticareti, gibi kirli ve hukuk dışı faaliyetlerini yani kasvetli suçlu yüzünü görmezler.

Anlaşılan o ki; Almanya’da ABD, Rusya ve İngiltere gibi “benim teröristim” diyerek, “gelecek bir gün lazım olur kullanırım” görüşünden hareketle bu örgütleri kullanan devletlerden biri oldu.

ŞİMDİ İRAN’I DEĞİL, 

ABD’Yİ MEMNUN ETME ZAMANIDIR

İngiltere’den sonra Almanya’nın Lübnan Hizbullah’ını yasaklamasıyla aslında İran’a mesaj verilmiş oluyor. Çünkü Hizbullah, İran demektir.

Keza, Devrim Muhafızları ajanlarının, Almanya, Fransa ve Belçika ile Hollanda’da topraklarındaki İranlı rejim karşıtlarına yönelik cinayetlerde İran Hizbullah’ı kullandığı tüm belgeleriyle ortadadır.

Şimdi gelelim asıl soruya. 

“Neden şimdiye kadar bu kadar kanlı eylem ve cinayetleri İran’dan talimatlar alarak gerçekleştiren Hizbullah’a göz yumuldu?”

Cevabı ise çok basit. 

Çünkü İran ile P5+1 (ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya) arasında 2015’te imzalanan Nükleer anlaşmadan ABD Başkanı Trump, çekildiğini açıklayarak yaptırımları tekrar başlattı.

İlk başta direnmeye kalkışan AB, daha sonra ABD’nin sert tepkisine boyun eğmek zorunda kaldı ve yaptırım kararlarına uymaya mecbur oldu.

Artık, İngiltere ve Almanya’nın İran pazarı kapandı ve çıkarlar son buldu. Şimdi, ABD’yi memnun etmek için İran’ın desteğindeki Lübnan Hizbullah’ını koruma değil, aksine yasaklama ve İran aleyhine alınan yaptırım kararlarına uyma dönemine geçildi.

İşte hikâyenin hulasası ve işte İngiltere, Almanya başta olmak üzere Avrupalı ülkelerin ikiyüzlülüğü.

İRAN’IN YANLIŞI

Batılıların ikiyüzlü politikalarını eleştirelim amenna. 

Anacak; kendini bir İslam Cumhuriyeti olarak ilan eden İran’ın da mezhebi yaklaşımlar içinde ‘İslam düşmanı ırkçı Baas rejimine ve onun başındaki diktatör Esed’e destek vermesi, komşu ülkelerdeki Şii azınlıklar üzerinden kendine yeni alanlar oluşturmak üzere saldırı işgal ve cinayetlere varan eylem ve örgütlenmesinin de İslâmla bağdaşmadığı gibi ahlaki bir siyasi davranış  olmadığını tekraren hatırlatmak isterim. 

İran, aslında bu yanlış politikalarıyla hem komşularının içişlerine müdahale etmekte, hem de İslam’ın temel prensiplerini ayaklar altına almaktadır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SÜTÇÜ İMAM

HZ MUHAMMED SAV ''KİM BİR MÜSLÜMANA KAFİR DERSE KENDİSİ KAFİR OLUR '' BUYURUYOR. ŞİİLER, BİZ SÜNNİLERE KAFİR DİYOR. O ZAMAN ŞİİLER KAFİRDİR DİYEBİLİR MİYİZ?
  • Yanıtla

R.Kalyoncu

Düşüncelerimize tercüman oldunuz..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı