--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Irak’ta iki fitne; işgalci ABD ve mezhepçi İran

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
3

Terör örgütlerine destek verdiği ve kimyasal kitle imha silahları bulundurduğu gerekçesiyle 20 Mart 2003 tarihinde ABD ve İngiltere öncülüğünde Irak işgali başladı. 9 Nisan›da başkent Bağdat tamamen düştü ve 1 Mayıs’ta dönemin ABD başkanı Bush, savaşın büyük kısmının sona erdiğini ilan etti. 

Yani Irak işgali tüm dünyanın gözleri önünde bu ilanla resmen tamamlanmış oldu. 

Yerelde halk desteğini alma adına demokrasi ve ekonomik kalkınma desteği sözleri verilmişti.

Geçen sürede kimyasal kitle imha silahlarının ve yapılan o vaatlerin tamamının koskoca bir yalan olduğu ortaya çıktı. 

Geride insan hakları ihlalleri, sivil katliamları, işkenceler ve savaş suçları bırakan bu işgal hâlâ devam etmektedir. 

ABD askerini kısmen çekene kadar sadece ABD askerleri Irak halkına zulmetmiyordu. Şimdi ise işgalci ABD’nin yanında mezhebi yaklaşımlar üzerinde o suçlara ortak olan İran devrede. 

 Ülke genelinde yaşanan kaos sebebiyle bir türlü istikrarı elde edemeyen bir ülke olan Irak’ta yıkım ve toplu katliamların ardı arkası kesilmedi.

Huzur ve güven ortamından ise söz etmek mümkün değil.  

Ülke fiili olarak ikiye, ancak ruhi olarak 3 parçaya bölünmüş durumda.

İşgalden bugüne kan hiç durmadı ve gözyaşları hiç dinmedi. 

Çünkü Irak’ı karıştıran, yakıp yıkan ve sömüren iki fitne var. 

Biri işgalci ABD ve onun bölgedeki kuklaları, diğeri ise mezhepçi İran’dır.

Şimdi ise Irak protesto gösterileri ve şiddet olaylarıyla yeniden dünya gündeminde yerini aldı. 

Yolsuzlukla mücadele, işsizlik ve pahalılık ile can güvenliği adına daha iyi kamu hizmeti talebiyle Bağdat’ta başlayan protestolarla sarsılıyor.

PROTESTOLAR İSYANA DÖNÜŞEBİLİR (!)

Alınan güvenlik önlemlerine rağmen protestoların büyüyerek ülke geneline yayılması “Irak yeniden bir iç savaşa mı sürükleniyor?” korkusuna sebep oldu. 

“Barışçıl protesto, vatandaşların anayasal hakkıdır” gerçeği yönünde Irak makamları protestolar karşısında itidalli hareket etmeli ve barışçıl protestocuların güvenliğini sağlamalıdır.

“Dış mihraklar kışkırtıyor” bahanesiyle halkın haklı talepleri şiddet kullanılarak bastırılmaya devam ederse, olaylar kontrolden çıkar ve barışçıl olarak başlayan gösteriler bir halk isyanına dönüşür.

Güvenliği Irak emniyet güçleri ve Irak Ordusu sağlamalı. 

İran’ın yönlendirmesiyle Irak’ta kurulan Şii milis güçleri ‘Haşdi Şabi (Halkın Gönüllüler Ordusu) halka zulmetmeye son verip geri çekilmeli.

Aksi halde halk tepkisi kontrolden çıkar ve büyük katliamlar yaşanır.

Tunus, Mısır, Sudan, Libya ve Suriye’de yaşananlar bunun en bariz örneğidir.

Dış güçlerin kışkırtmalarını önlemek ve gösterilerin isyana dönüşmemesi için acil olarak protestocularla hükümet yetkilileri Irak halkının birliği ve ülkenin bölünmezliği ilkesinde sorunların çözümü için aynı masa etrafında yer almalı ve çareler birlikte aranmalı.

Dış güçlere fırsat vermeme adına içinde bulunulan ve halkın yaşam standartlarını zorlaştıran, hayat pahalılığı, zamlar, işsizlik ve yolsuzluklar giderilmesi konusunda halk kitlelerini tatmin edecek adım atılmalı.

Bu başarılamaz ise nefret ve kin yeniden depreşir, mezhepsel ve de etnik yapılar üzerinden başlayan çatışmalarla ülke yeniden bir iç savaşa sürüklenmesi ihtimal dahilindedir.

Irak’ta aşiretler, mezhep ve etnik yapılar üzerinden devam eden husumet bitmedi bitmez. 

Çünkü Irak’ta barışı engelleyen ‘iki fitne’ var. 

Biri mezhepçi İran, diğeri ise işgalci Amerika’dır. 

Bu iki ‘fitne’ yüzünden Irak içinden çıkılması zor bir girdabın içine düşürülmüştür. 

Bugün Irak’ta yaşanan üzücü olayların gerçek müsebbibi bu iki fitnedir. 

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Tata Tonga

5 Ekim 2019 11:51

mezhepçi? Irakın tamamı sünni ve tamamı arap olsa bu sefer ne olacak? ben daha fazla sünniciyim, sen daha az sünnicisin, ben daha müslümanım sen daha az müslümansın tartışmaları ve gruplaşmaları... Allah akıl fikir versin... ortak noktalar üzerinden gitmeyip de fikir aykırılıkları üzerinden gidersen olacağı budur. senin bünyen virüslere ve mikroplara bağışıklı olmaz ise veya virüslü ve mikroplu yerlerde/pis yerlerde gezersen (fikir aykırılıklarını kaşırsan) her türlü hastalığa yakalanırsın... sonra da gidersin amerikayı suçlarsın...

slymn gnnc

5 Ekim 2019 11:49

İran ve suudi arabistan fitmenin ortadoğuda ki elebaşlarıdır.Amerika ve israili,diğer avrupa ülkelerini anlayabiliriz..Onlar zaten evveliyatından beri islama düşmanlar.Bakınız,Müslümanı müslümana kırdırmak bir kafir projesidir.Ülkemizde  FETÖ böyle bir projedir..Darbeler böyle bir projedir.Diğer islam ülkelerinin hepsinin başında birer diktotaör bozuntusu olması bötle bir projedir.Halklarla uğraşmak yerine,başlarına getirdikleri eli kanlı diktatörler ise bu hesabı kapatmayı ve müslümanlara gün yüzü göstermemek için çalışır.Suudi arabistan ve iran birbirlerine düştüğü sürece bu hep böyle devam edecektir.

Ünal

5 Ekim 2019 08:13

Avrupada her yol roma ya çıkar ortadoguda her yol BOP a çıkar eğer bop rotasını TURKIYEYE cevirmisse iste o zaman sıkıntı buyur yoksa irak suriye libya zaten halledildi adamların petrolleri bile ellerinden alındı zalim saddam döneminde refah yaşayan araplar yoksulluktan birbirini kırmaya başladı arapların yoksulluk süreci artarak devam edecek çünki BOP ta çok arap ve islam ülkesi var sırada acaba hangi ülke var ey bop nelere kadirsin

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle