• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
20 Nisan 2019

İmamoğlu, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol

Seçim sürecinden daha çok bizi geren ve rahatsız eden seçim sonuçları sonrasında yaşanan olumsuz ve üzücü gelişmeler olmuştur.

Komplike ve usulsüzlükler ile organize bir müdahale edildiği, diğer bir ifadeyle, hukukun emredici kuralların dışına çıkıldığı gerekçesiyle partilerin yaptığı itirazlara karşı demokratik olgunluğun dışına çıkılmıştır.

Şu gerçeği herkes bilsin ki; seçimlere katılmak, seçmek ve seçilmek bir hak ise, partilerin sonuçlara itirazlarda bulunması da aynı derecede bir demokratik bir haktır. 

Bu demokratik hakkı engellemeye kalkmak bir suçtur. 

Bu yöndeki girişimler hukuk dışı davranışlar olduğu kadar, kişisel siyasi çıkarların demokratik değerlerin önüne geçtiğini gösterir.

Sn. İmamoğlu o süreçte keşke hak edilmeyen sıfatlar kullanmasaydı. Seçim öncesi uzlaşmacı dilini keşke sürdürebilseydi. 

Keşke siyaseti tribünlere taşıyan kişi olmasaydı. Tehditler ima eden, hukuk ve YSK’yı yok sayan, açıklamalar keşke yapmamış olsaydı. 

Bu yanlışlar geçmişten günümüze birçok siyasi tarafından da yapılmıştı. Ancak yeni bir söylem ve ümitle yola çıkan Sn. İmamoğlu’na bu tavır ve davranışlar yakışmadı.

 Kısacası İmamoğlu, süreci maalesef doğru yönetemedi. 

Bana göre bunda iki kesimin etkisi olmuştur. 

Birinci kesim,  CHP içinden İmamoğlu’nun başarısını hazmedemeyen, ancak ondan yana görünüp onu yanlışlara iten kesimdir. 

Bir diğer sebep ise, aşırı yorgunluk ve siyasi tecrübesizliktir. 

Ancak bütün bunların yanında İmamoğlu’nun geldiği noktada elde ettiği siyasi başarıyı yok saymak da insafsızlık olur. 

KATİLE SAHİP ÇIKMAK SİZE YAKIŞMAZ

Bu yapılanlar yanlıştı, telafisi mümkündür ancak; İmamoğlu’nun bölücü terör örgütünün siyasi uzantısının baş aktörlerinden S.Demirtaş’la alakalı açıklamaları onun adına siyasi bir talihsizliktir.

Milletçe kabulü mümkün olmayan bu açıklamalar Ekrem İmamoğlu’nu tartışılır hale getirmeye başladı bile. 

Çünkü, bu bölücü hain, cezaevine girmeden önce Diyarbakır’daki konuşmasında, “Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” demişti. 

PKK’lı terörist cenazesine katılmayan vekilleri hakkında soruşturma açacağını söyleyecek kadar terör örgütü ile bağlantılı bu adamı, “takdir ediyorum” demesini İmamoğlu’na yakıştıramadım.

Ayrıca bu mişi 53 vatandaşımızın katledildiği o terör olaylarının sorumlusu olarak hapistedir. 

Bir kesimin desteği devam etsin, o kesimi kaybetmeyeyim derken, çeşitli halk katmanlarından oluşan kitlesel tepkinin hesaplanamadığı anlaşılmaktadır.

İMAMOĞLU’NA ÇAĞRIM

Herkes gibi Ekrem İmamoğlu’nun da bilmesini isterim ki;  siyaset, ülke ve milletin değer yargılarına saygılı kalarak toplumsal barışa katkı sağlama sanatıdır.

Siyasetçi de, kendi siyasi çıkarlarından önce ülkenin bölünmez bütünlüğü ve milletin birliği temel esas alınan,  milli ve manevi değerleri yaşayan ve yaşatan kişiliğe sahip olması gibi vasıflar aranır. 

Millete rağmen değil, milletle birlikte siyaset yapan, siyasetçi ise milli ve yerli olarak kabul edilir. 

Her siyasetçi gibi Ekrem İmamoğlu da eğer, bu ülkede bir siyasi değer olmak istiyor ise, bu gerçekleri nazari dikkate almalıdır. 

Aksi halde tarihten günümüze birçok örneği var olan o siyasiler gibi o da buharlaşır gider. 

İmamoğlu’nun toplumun dikkatini çeken geçmişin bir başarı öyküsü olmadığı bir gerçektir. Siyasi tecrübe ve becerisinden dolayı seçilmiş ve aday gösterilmiş de değildir. 

Bir kasetle gönderilen CHP eski Genel Başkanı Baykal’ın yerine Kılıçdaroğlu’nu akşamdan sabaha organize ederek getiren o güç tarafından Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’na yönlendirilmiştir. 

Yani İmamoğlu’nu iteleyen bir güç devrede…

Unutulmamalıdır ki, fazla şişirilen balon bir noktaya geldiğinde patlar. 

Daha fazla söze gerek yok sanırım. Zira yeri ve zamanı değildir.

Ancak Ekrem İmamoğlu, bölücü ihanetle ilişkilerine dikkat etmelidir. İçinde bulunduğu güç zehirlenmesinden kaynaklanan sarhoşluktan sıyrılarak, görevlerini en iyi şekilde yapmak için uzlaşıcı, toplumsal barışa katkı sağlayıcı bir normalleşme sürecine dönmelidir. 

Kendisine tanınan bu şansı “bölücü ihanetin desteği sürsün” düşüncesinden hareketle heba etmemelidir. 

BENİ ŞAŞIRTTIN

Ekrem İmamoğlu, birden farklılaşan bir dil kullanmaya başlaması ve devamında mazbata alır almaz S. Demirtaş’a övgüler sıralaması sadece beni değil, ülke ve milletimize güzel hizmetler edecek beklentisi içindekileri de şaşırttı. 

Ayrıca; “bana tebrik çiçeği gönderme yerine Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağış yapılsın” önerisini de eleştiriyorum. 

Keşke o bağışları sadece Mehmetçik Vakfına veya Şehit Aileleri Derneğine yönlendirmiş olsaydı.

Çünkü adı geçen o dernek, başörtülü öğrencilere yönelik ayrımcılıklar gibi skandallarıyla bilinmektedir.  

Velhasıl…  

Burada şu notu düşmek isterim. 

İmamoğlu ailesini iyi tanırım. Ülkeyi sevme noktasındaki samimiyetlerinden şüphem yoktur. 

Bu yanlışlardan dolayı onların da rahatsız oldukları inancındayım.  

Son çağrım, “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” 

Umarın dostça yaptığım bu uyarı ve çağrılarım sizin nazarınızda bir kıymet ifade eder…

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23