Hindistan’ın kararı ‘Nükleer savaş’ kışkırtıcılığıdır

07 Ağustos 2019 Çarşamba

72 yıldır devam eden ve halen çözüme kavuşturulamayan ‘Keşmir sorunu’ yeniden dünya gündeminde. 

Hindistan ve Pakistan arasında 14 Şubat’ta tekrar başlayan olaylar kısa zamanda çatışmaya dönüştü. 

Uluslararası Toplum adına çeşitli kuruluşlar, ülkeler ve BM-GK devrede olmasına rağmen Hindistan gerilimi artıracak girişimlerini sürdürüyor.

Son olarak Hindistan,Jammu Keşmir Eyaleti’nin özerk statüsünü kaldırma kararı aldı. 

Hindistan Anayasası’nın 370’inci maddesinin kaldırılmasıyla alınan bu kararı Pakistan savaş sebebi saydığını duyurdu.

…Evet Keşmir, en zor ve en tehlikeli olan bir süreci yaşıyor. 

Gerçek olan şu,  Hindistan’ın anayasa değişikliği yaparak Keşmir’in Özerklik statüsünü kaldırması,  BM-GK kararlarına aykırı olduğu gibi “hukuk dışı” ve kabul edilemezdir. 

Bu karar, bölgede gerginliği artırabileceği gibi bir savaşın başlamasına ve o savaşın da bir nükleer savaşa dönüşmesine sebep olacağından korkuluyor.

Diğer bir ifadeyle bu karar ‘nükleer savaş’ kışkırtıcılığıdır. 

Karşılıklı büyük kayıpların verildiği bu saldırıların tekrar başlaması ve bir savaşın eşiğine gelinmesi sadece Pakistan ve Hindistan ile Keşmir halkını değil tüm bölgeyi ve dünyayı endişelendirmektedir. 

Bu endişenin sebebi, hiç şüphesiz her iki ülkenin nükleer silah gücüne sahip olmasıdır. 

Bu saldırılar bir savaşa dönüşmesi halinde, beraberinde bir nükleer felaketin yaşanmasına sebep olabileceği ihtimal dahilindedir.

Allah korusun, bunun gerçekleşmesi ise bölgenin topyekûn yok olması anlamına gelmektedir.

Bu korkular aynı zamanda 72 yıl önce yaşanan ve hâlâ hafızalardan silinmeyen, ABD’nin sebep olduğu o insanlık faciası Hiroşima’yı akla getiriyor.

KEŞMİR SORUNU NEDİR?

İngiltere, 1947’de Hindistan işgaline son verip çekilirken, prenslik şeklinde yönetilen Keşmir’i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. 

Nüfusunun yüzde 90’ı Müslüman olan Keşmir halkı 1947’de Pakistan’a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin Keşmir prensi Hindistan ile birleşmeye karar verdi. 

Yani Keşmir halkı değil, Hindistan yanlısı Prens karar vermiş.

Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. 

İşte Prensin ihanet derecesindeki o kararla başlayan Keşmir sorunu maalesef hâlâ çözüme kavuşturulamadı.

Pakistan ve Hindistan’ın bölgeye asker göndermesi üzerine de taraflar 1947›de ilk kez savaştı. 

İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999›da da savaş çıkmıştı.

Halen Keşmir’in yüzde 45’i Hindistan’ın, yüzde 35’i Pakistan’ın kontrolünde bulunuyor. 

Bölgenin yüzde 20’sine ise Çin hakim durumda. 

Jammu Keşmir, halen Hindistan’da Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu tek eyalet olma özelliği taşıyor. 

Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir’e “Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)” ve “Gilgit Baltistan” adıyla iki özerk bölge statüsü verdi.

HİNDİSTAN KEŞMİR’DE İŞGALCI

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948’den itibaren aldığı kararlarla Keşmir’in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngördü. 

Ancak, Hindistan bu karara uymuyor. 

Hindistan devlet güçleri, İsrail’in Filistin halkına yönelik sürdürdüğü devlet terörünün bir benzerini Keşmir’de Müslüman halka uygulamaktadır. 

Jammu Keşmir’de Müslümanlar, can ve mal güvenliği başta olmak üzere her türlü insan haklarından mahrumdur.

Bu bölgede %60’ı Müslüman, toplam 12 milyon insan yaşıyor. 

Hindistan yönetimi, son günlerde bölgeye 35 binden fazla asker gönderdi. 

Sokağa çıkma yasağı uygulamaktadır. Telefon ve internet bağlantısı kesildiği gibi dört kişiden fazla kişinin bir araya gelinmesi yasak.  

Ayrıca, müftü, din alimleri ve siyasilerden oluşan kanaat önderleri ile birlikte eski özerk yönetim başbakanı Ömer Abdullah da ev hapsine alındı.

Kısacası, 72 yıldır devam eden Keşmir sorunu halen çözüme kavuşturulmadığı gibi bundan sonra da çözüm ve barış adına bir ümit var olduğunu söylemek imkansız gibi.

Hindistan, Jammu Keşmir’deki işgale son verip askerini çekmedikçe ve BM-GK kararına uyup Keşmir’in geleceğiyle alakalı olarak bir halk oylamasına müsaade etmedikçe bu sorunun bitmeyeceğini bilmelidir.

Eğer, siyasi bir çözüm bulunamaz ise, bölgede yaşanacak tüm olumsuzlukların müsebbibi Hindistan olacaktır.

Çünkü, BM-GK kararlarına uymayan, askerini çekip referanduma müsaade etmeye yanaşmayan aynı zamanda Keşmir işgal bölgesinde insan hakları ihlallerine sebep olan taraf Hindistan’dır. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti