--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Göçmen trajedisinin müsebbibi AB’nin yanlış politikalarıdır

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
3

Avrupa Birliği (AB) göçmenler konusunda verdiği sözleri tutarak, Türkiye’nin “mültecileri Suriye topraklarında güvenli bölgeler oluşturarak koruyalım” önerisine destek vermiş olsaydı, bugün Avrupalılar adına utanç verici olan göçmenler sorunu yaşanmazdı. 

Yunanistan sınırında göçmenlere yönelik insanlık dışı sert davranışların sebep olduğu  ‘göçmen trajedisi’ hiç şüphesiz AB’nin yanlış politikalarının bir sonucudur.

Hatırlatmak isterim ki; AB ve AB üyesi ülkeler, bu insanlara “mülteci” statüsünü vermek zorundadır. 

Çünkü, ikinci dünya savaşı sonrası AB üyesi ülkelerinin anayasalarında, kendilerine sığınan mültecilere kapıların açılması ve sahiplenerek korunmaları için gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

Ancak, yaşanan bu trajedi karşısında Batı kapıları açmamakta hâlâ direndiği gibi mültecilere karşı ölümle sonuçlanan orantısız şiddet kullanılmaktadır.

Bu durum, evrensel insan haklarına ve Avrupa Birliği’nin kuruluş felsefesi ile ruhuna aykırı bir davranıştır. 

Başkan Sn. Erdoğan’dan anlamlı uyarı ve protesto

Belçika’da düzenlenen Türkiye-Avrupa Birliği zirvesine katılan Başkan Sn. Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile gerçekleştirdiği görüşmede; çözüm adına AB’ye düşen görevleri sıralayarak oyalayıcı ve ikiyüzlü politikalardan vaz geçilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Görüşme sonrasında planlanan ortak basın toplantısı ise Başkan Sn. Erdoğan olmadan gerçekleştirildi. 

Hâlâ oyalayıcı ve içi boş vaatlerle vakit geçirmemesi adına Sn. Erdoğan ve beraberindeki yetkililerin salonu terk etmeleri gerçekten AB’ye verilen en anlamlı ders oldu.

Çünkü, Başkan Sn. Erdoğan öncelikli olarak AB’nin sorumluluklarını yerine getirmesini istiyor.

AB, dini ve etnik ayırımcılık yaparak suç işliyor.

Bugün AB tarafından “Göçmen” olarak tanımlanan insanlar içinden Müslümanların  inançlarından dolayı diğerlerinden ayırıp ülkelerine geri gönderilmeye çalışılması veya kapılarda işkence ve kötü yaşam koşullarına mahkûm edilmesi ayrıca bir insanlık suçudur. 

Çünkü,  dini, dili, rengi ve milliyeti ne olursa olsun, iç savaşın ortaya çıkardığı açlık, yoksulluk, işsizlik ve benzeri durumlar sebebiyle göç etmek zorunda kalan insanlar arasında ayırım yapılmayacağı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği sözleşmesinde açık bir şekilde yer almaktadır.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Uluslararası hukuku çiğneyen ve sözleşmeleri hiçe sayarak göçmenler arasında dini ve etnik ayırımı yaparak kapılarını kapatan, şiddet uygulayan ve kötü şartlara maruz bırakanlar hakkında Lahey Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde derhal dava açmalıdır.

Hem ülke olarak hem de fiilen suç işleyenler mutlaka yargılanmalıdır. 

AB üyesi ülkeler ise bu utanç verici ayırımcı politikalardan vaz geçmeli.

Aksi halde Avrupa Birliği (AB) ve Uluslararası Toplum, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlılığı konusunda inandırıcı olamayacağı gibi göçmenler konusunda da üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemiş sayılacak. 

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Can

11 Mart 2020 10:55

Türkiye iltica hakkini sirf avrupadan gelen mülteciler icin taniyor asya afrika kitasindan gelenlere yok. Onlara ancak gecici koruma statüsünü veriyor geri gönderilmeleri icin. Iltica hakki yok yani. Yani biz de isin rahatini sectik zamaninda simdi AB mecburdur falan laflari hamasetten baska bir sey degildir. Bu bilgiyi de medya itina ile sakliyor. Ayrica bulgar sinirindan niye gecisler olmuyor orasi nehir denizi yok mu diye iskence az olur mu diye. Mülteciler sözde müslüman siyasetcilerin sifir umurunda.

Gocasolak

11 Mart 2020 09:44

Türkiye AB ile o anlaşmayı yapmasaydı ya Suriye’de güvenli bölgeye razı olacaklardı, yada savaş bitirilecekti, bence Türkiye güvenli bölgeye bile razı olmamalı idi. Şimdi netice, yüzbinlerle ölü, Suriye ile düşmanlık, milyonlarca mülteci, elde var BORÇ.

okur

11 Mart 2020 08:56

sayin yazar ait oldugumuzu söylediginiz ummet nerede onlar neden elini tasin altina koymuyor suriye yanginina benzin dökenler nerede merkelmi emevi camiinde namaz kilacakti

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle