• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
07 Aralık 2019

Geleceği tartışılan NATO’dan göstermelik ‘Birlik’ mesajı

İngiltere’nin başkenti Londra’da gerçekleşen NATO’nun 70’inci yıl zirvesi bitti ancak yankıları devam ediyor. 

ABD ve Avrupa basınında yer alan felaket senaryoları yaşanmadı ve zirve hiçbir olumsuzluk yaşanmadan tamamlandı.

Çünkü, tartışmalara yol açacak sorunlu olan konular yerine üzerinde uzlaşılan meseleler görüşüldü. 

 İkili görüşmelerde ve siyasi kulisler ile diplomatik kanallardaki yönlendirmeler sonucu İttifakın “dağılma sürecine girdi” iddialarına karşı ‘birlik mesajı’ verildi.

NATO’nun yaşlandığı ve kuruluş tarihindeki şartların ortadan kalkmasıyla varlık sebebi olan etkisi ile güvenirliğini kaybetmeye başladığı iddiaları her geçen gün artarak devam ediyor.

Bu iddialı görüşler artık üye ülkeleri arasında bile kabul bulmaya başladı.

NATO Zirvesi’nde her ne kadar birlik mesajı verilse de aslında NATO’nun, Birleşmiş Milletler (BM) gibi günümüz şartlarına cevap veremez olduğu bir gerçektir.

İttifak, üyesi ülkeler arasında var olan sorunlara bile çözümler üretmekten aciz bir durumdadır.

Kısacası NATO, artık takdir gören, güven duyulan ve de sığınılan bir liman değil.

Geleceği ise değişen dünya şartlarına göre kendini güncelleyebilmesine bağlı.

NATO’NUN YENİ DÜŞMANI ÇİN 

Çin, ilk defa NATO gündemine tehdit olarak Londra Deklarasyonu’nda girmiş oldu.

Çin’in yükselen gücüne değinilerek “Çin’in artan nüfuzu ve uluslararası politikalarının ortaya çıkardığı fırsat ve tehditleri ittifak olarak birlikte ele almalıyız” görüşüne yer verildi. 

Ayrıca, ABD’nin yönlendirmesi ve baskıları sonucu Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla NATO’nun öncelikli tehdidi artık Rusya değil, hızla yükselen Çin oldu.

 Böylece ABD, ticaret savaşı yaşadığı ve birçok alanda rakibi olan Çin’i NATO’nun hedefi haline getirmeyi başarmakla zirveden en kârlı çıkan ülke oldu.

TÜRKİYE’Yİ RAHATSIZ EDECEK 

KONULAR GÜNDEME ALINMADI

 Zirvede en çok konuşulan ve tartışılan ülke Türkiye ve en çok dikkat çeken lider ise Başkan Sn. Erdoğan oldu. 

Başkan Erdoğan, Londra’ya hareketinden önceki basın toplantısında, “Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi, bizim NATO’daki dostlarımız eğer terör örgütü olarak kabul etmezse, kusura bakmasınlar, orada atılacak her türlü adımın karşısında oluruz” şeklindeki açıklamaları, ABD ve Avrupa basını ile NATO üyesi ülkelerin başkentlerinde farklı tartışma ve endişelere sebep olmuştu.

Devletler arası ilişkilerde ve diplomaside bazı mesajlar pazarlık gücüne katkı için geçici ve taktik gereği verilir.

Başkan Sn. Erdoğan’ın Londra seyahati öncesi ifade ettiği “YPG terör örgütüdür” tanımlanması şartının, bu anlamda yapıldığı kanaatindeyim.

Zira, Başkan Sn. Erdoğan’ın, asıl niyeti NATO kararlarını engellemek değildi.

Amacı; bu mesajıyla terör örgütü YPG’ye ve onunla işbirliği yapan NATO üyesi ülkelerin yanlış politikalarına dikkat çekmek ve NATO’nun ana ilkesi olan ve birçok ülkenin katılım sebebi kabul ettiği 5. Maddenin işlevliğine katkı sağlamaktı. 

Nitekim Sn. Erdoğan’ın NATO planlarına ve operasyonlarına şartlı destek konusundaki mesajları, hem ikili görüşmelerde hem de NATO zirvesinde gündem oldu. 

Eğer, zirve öncesi Başkan Erdoğan bu sert ve de tehdit içeren taktiksel mesajları vermemiş olsaydı S-400’ler, Türkiye’nin Libya ile imzaladığı mutabakat ve Türkiye’ye yönelik yaptırımlar gündeme alınmış olacaktı. 

YPG GÜNDEME ALINMADI AMA…

Elbette, Londra’daki zirvede istediklerimizin tamamını elde ettik denemez. 

Mesela, Türkiye’nin talebi olan “YPG’nin terörist örgüt” olarak tanınması gündeme alınmadı. 

Ancak, Türkiye’yi köşeye sıkıştıracak sorunlu konular da gündeme getirilmedi.

…Ve yine, NATO zirve sonuç bildirgesine YPG’yi terör örgütü listesine alan NATO’nun 2015 kararına atıf yapılması sağlandı.

Unutulmasın ki; bazı konular zaman sürecinde elde edilir. 

NATO’yu bloke eden ülke olmamak hem de Türkiye’yi rahatsız eden konular üzerinde durulmaması karşısında bir iyi niyet olarak Başkan Erdoğan, NATO’nun Baltık Projesine koyduğu blokajı kaldırmış olması hiç şüphesiz hem NATO hem de Türkiye adına olumlu bir gelişme. 

Ayrıca: ABD Başkanı Trump ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis başta olmak üzere birçok devlet ve hükümet başkanı ile ikili görüşmelerin yanında Başkan Sn. Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konulu ‘Dörtlü Zirve’de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile bir araya gelmiş olması ve Türkiye’nin Suriye politikalarını hatırlatıp, dört dilde özel hazırlanmış olan ‘Türkiye’nin NATO’ya katkıları ve beklentileri ile önerileri’ içerikli kitapçığı takdim etmesi çok anlamlı ve önemli bir mesajdı.

NOT: Gelecek zirvede YPG’nin ‘terör örgütü’ olarak tanımlanması başta olmak üzere diğer birçok alandaki tezlerimizin kabul bulması için şimdiden çok yönlü çalışmalar başlatılmalı.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23