Dünyayı tedirgin eden büyük bir felaketin eşiğindeyiz…
Dünyayı tedirgin eden büyük bir felaketin eşiğindeyiz…
MEHMET KOÇAK
Epstein sanığı Trump’ın yönetimindeki ABD’nin, katil Netanyahu’nun Başbakanlığındaki Siyonist İsrail’in koordinasyon içinde İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri müdahaleler, resmî bir savaş ilanı yapılmamış olsa da fiilî bir savaştır.
İran ile zaman zaman gündeme gelen ateşkes girişimleri ve müzakere süreçlerinin kalıcı bir çözüme dönüşememesi, daha geniş çaplı çatışmalara zemin hazırlama farklı aşamaları olduğu bugün daha iyi anlaşılmaktadır.
Siyonist İsrail’in de içinde olduğu ve uzun yıllardır hazırlanan Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) asıl hedefi ise Ortadoğu’nun siyasi ve stratejik dengelerini yeniden şekillendirme adına İsrail’i Ortadoğu’da güçlü kılmak ve bölgenin enerji kaynaklarına çökmektir.
Bu amaca ulaşmak için bazı ülkelerin sınırları önemli ölçüde değişeceği ve bölüneceği gibi yeni bazı proje devletleri ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir.
Bu ihanet planları henüz gerçekleştirilememiştir ancak, BOP planı kapsamında çeşitli stratejik değerlendirmeler ve öngörüler üzerinden Ortadoğu’da giderek genişleyen bir çatışma çemberine, kontrol edilemez bir noktaya doğru ilerliyor.
Kimileri bu süreci “Armagedon” kimileri “Üçüncü Dünya Savaşı” kimileri ise “Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme savaşı” olarak tanımlamaktadır. Hangi isimle anılırsa anılsın, olası geniş çaplı bir bölgesel savaşın milyonlarca insanın yaşamını etkileyebileceği ve ağır ekonomik yıkımlara yol açabileceği göz ardı edilmemelidir.
*
Karşı Cephe Harekete Geçebilir…
ABD ve İngiltere öncülüğündeki Batılı emperyalist ‘Şer İttifakı’na karşı ise Rusya, Kuzey Kore ve Çin’den oluşan karşı bir gücün sinsice ama dikkatle gelişmeleri takip ettiği unutulmamalı.
Ortadoğu’daki çatışmaların kontrolden çıkması hâlinde bunun yalnızca bölgeyi değil, enerji güvenliği, küresel ekonomi, uluslararası ticaret ve uluslararası güvenlik açısından tüm dünyayı etkileyecek sonuçlar doğurması halinde bu karşı gücün harekete geçeceği yönünde ise ciddi emareler var.
İşte o zaman bu savaş, yakın tarihin en büyük insani felaketlerine dönüşeceği ihtimali de dikkate alınması gereken bir diğer ve önemli risktir.
Bu riski hesaplamadan atılacak her yanlış adım ise insanlığı felakete sürükleyecek bir dünya savaşına sebep olur.
*
Sebepler ve Hedefler…
Küresel düzeyde yaşanan büyük güç mücadelesinin temel hedeflerinden biri enerji kaynakları üzerinde hâkimiyet kurmak, diğeri ise küresel siyasi ve ekonomik düzen üzerinde belirleyici güç konumuna ulaşmaktır.
Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden ABD, İngiltere, Rusya ve Çin bu hedefe ulaşmak için kendi aralarında bir hegemonik mücadele içindedirler.
Siyonist İsrail ise ABD ve İngiltere öncülüğündeki Batı emperyalizminin desteğiyle Ortadoğu’da hâkim güç olmayı hedefliyor.
Bu nedenle Ortadoğu’da yaşanan olumsuz gelişmeler yalnızca bölgesel bir kriz olarak değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirebilecek stratejik bir mücadeledir.
Sonuç olarak, Ortadoğu’daki gerilimin nasıl şekilleneceği ve küresel bir savaşa dönüşüp dönüşmeyeceği kesin olarak öngörülememektedir. Ancak mevcut diplomatik çözüm yolları kapanma noktasına gelmiş olması, Uluslararası sözleşmeler ve BM kararlarının yok sayılması ile uluslararası hukuk mekanizmalarının işletilememesi, başlatılan topyekûn savaşın sadece İran ve bölge ülkeleri için değil, dünya insanlığı için bir felaket olacağı ise bir diğer gerçektir.
Şimdi dünya başkentlerinde herkes bu büyük savaş içinde yerini belirleme telaşı ve kendini koruma hesapları içindedir.
Dileğimiz ve duamız var olan krizlerin büyük bir felakete dönüşmeden çözüme kavuşturulmasıdır.