--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dünya yeniden şekillenmenin eşiğinde

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
5

Dünya sistemi, acil durumlarda insanların sağlık ve güvenlik başta olmak üzere birçok konuda ihtiyaçlarını karşılama kapasitesine sahip olmadığı gerçeği bu salgınla bir kere daha görülmüştür.

Dünya milletler camiası organize olmayı başaramadığı için bu krizde bazı ülkeler, komşularının yardım taleplerine bile karşılık vermedi veya veremedi.

İhtiyaç duyulan o koordinasyon ve işbirliği oluşturulmadığı için koronavirüs krizi ile karşılaşıldığında ülkeler, kendi içine kapandı, kendisini korumak ve kendi özel tedbirlerini almak için sınırlarını kapatmak gibi tedbirler almaya mecbur kaldı.

Eğer Uluslararası Toplumu temsil eden sistem, dünyayı kasıp savuran geçmişteki salgınlardan gereken dersleri çıkarmış olsaydı, salgınlarla ilgili bilimsel ve tıbbi araştırmalara yeterli kaynak ayırır ve hazırlık için gereken tedbirleri alırdı.

Daha doğrusu, birçok alanda olduğu gibi koronavirüs karşısında da çaresiz kalmaz ve kaos yaşanmazdı.

Bu gerçekler gösteriyor ki; artan bir biçimde insanlığı tehdit eden bu tehlikeler ile yüzleşmeden önce dünya ülkelerinin kolektif hareket etmesini sağlayacak yeni bir sisteme ihtiyaç vardır.

 HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Siyaset bilimciler, ekonomistler ve stratejistler, insanların günlük rutin alışkanlıklarından ekonomiye, siyaset, çevre sorunlarına kadar, hemen her alanda değişiklikler olacağı yönünde görüşlerini seslendiriyorlar.

“Virüs sonrası nasıl bir dünya olacak?” sorusu ise “eski dünya olmayacak” şeklinde cevaplandırılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ulusa sesleniş konuşmalarında, “Salgından sonra dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek bu görüşün doğruluğuna destek vermiş oldu.

Koronavirüs salgınının sebep olduğu büyük krizler ve tehditler Uluslararası Toplumun öncülüğündeki küresel sitemin omurgasını oluşturan kuruluşları da değişime zorluyor.

Bu kuruluşlar, insanlık vicdanında itibar ve güvenirliklerini kaybettiği için yeniden yapılandırılmaları şart. 

Bu konuda çok yönlü hazırlıkların başlatıldığı bilgisi dünya başkentlerinde dolaşıyor.

Çünkü, bu kuruluşlar miadını doldurmuştur.

Kısacası; “dünya bir değişimin eşiğinde” olduğu görüşü genel kabul görmektedir.

DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENECEK

Elbette sadece sağlık alanında değil, dünyanın barışı, huzur ve güvenliği için de Uluslararası Toplum yeniden şekillenmeli ve yeni kuruluşlar oluşturmaya yönlenmelidir.

Çünkü BM-Güvenlik Konseyi, yapısı nedeniyle bu ihtiyaçlara cevap veremediği açıkça görülmüştür.

Demek ki, geç olmadan adalet ve hakkaniyet temelinde dünya milletler camiası adına BM- GK yeniden yapılanmalıdır. 

Özlenen ve beklenen bu yapı gerçekleşir ise işte o zaman tüm dünyayı tehdit eden bir krize karşı gereken uluslararası seferberlik gerçekleşebilir.

Küresel boyutta biyolojik silahlanma yarışı durdurulur ve savaşlar, işgaller ile haksız saldırılar son bulur.  

‘Uluslararası Toplum’ adına temsil konumundaki bu kuruluşlar, yaşanacak değişimle egemen güçlere değil, tüm insanlığın hizmetinde olması insanlığın ortak arzusu ve beklentisidir.

  Dileğimiz bu uluslararası kuruluşların değişimiyle oluşacak yeni vizyon ve misyonu, hakkaniyet ve adalet temelinde şekillensin.

HAK ETTİĞİMİZ YERDE OLMALIYIZ

Eski dostluklar yer değiştireceği gibi milletler camiası içinde ülkeler, yeni düzenin şartlarına göre kendi aralarında siyasi ve ekonomik yeni ilişkiler kurmaya yönelecekler. 

Ayrıca, stratejik ve askeri konseptler gelinen şartlara göre yeniden şekillendirilecek.

Dünya genelinde olacağı gibi ülkemizde de ekonominin yanı sıra siyasi alanda da bazı köklü değişimlerin yaşanacağı ihtimal dahilindedir. 

Bu gerçekten hareketle ülke olarak daha avantajlı pozisyonlar elde etmek yolunda doğru yerde ve zamanda hamleler başlatmak için mutlaka hazırlıklı olmalıyız.

Yeni dünya düzeninde, sözüne itibar edilen, bölgesel olduğu kadar küresel düzeyde de güçlü ve etkili yeni politikalar geliştirmek zorundayız.

Aksi halde gelecek yüzyılda ülke olarak hak ettiğimiz yerde olamayız…

 

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ATATURKCU HIDIR

11 Nisan 2020 20:20

Dunyanin sekil degistirecegi dogru da sizin umdugunuz gibi iyi yonde degisecegini ummak cok naivce bir beklenti

Eren ersoy

11 Nisan 2020 15:48

Günaydın. Bay ve Bayanlar... Uygun adımlarla devam eden bir operasyon altındayız. 2000 yıldır topladıkları BİLGİ dağarcığında... En önemli konu şüphesiz ki; DİNLER üzerinden yapılması planlanan bir operasyondur.

Unal

11 Nisan 2020 14:27

Yoksa güneş batidanmi doğacak geceyle gündüz yer mi değiştirecek asla dünyayı yaratan nasıl yaratıp dünyadaki güçleri nasıl olusturduysa öyle devam edecektir degisseydi altiyuzyil dünyaya hukmettigimiz dönemde değişirdi malum 1500 lerin şiirinde ne diyor yunus selam verdim rusvet deyu almadılar yani güneş yine doğudan doğuyor hiçbirşey değişmeyecek maymunlar cehennemi filmi asla gerçek olmayacak

Mustafa

11 Nisan 2020 11:59

En güçlü AD kavmine gönderilen peyganber Hûd as âyetlerde ki Hûd Hûd Sûresi 55 - "O'ndan başka herşeyden uzağım, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra hiç bekletmeyin. 56 - "Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır....... Haydi hepiniz toplanın, güç birliği yapın ve bana kuracağınız tuzaklarınızı kurun. Ne yapacaksanız yapın da göreyim. Bana da mühlet vermeyin, fırsat vermeyin, göz açtırmayın. Bu bir tehditti. Allah’ın elçisi açıkça toplumunu tehdit ediyordu. Zirvede bir güç kuvvet sahibi olan, yeryüzünün en süper bir toplumu olan Âd toplumuna bir insanın böyle bir tehditte bulunması mümkün değildi. Ama Allah’a güvenen, güç kaynağını bilen, Allah desteğindeki bir peygamberin tüm dünyaya meydan okuyabilecek gücü nasıl kendisinde görebildiğini anlıyoruz Allah’a iman etmiş, Allah desteğini almış bir Müslüman dünyada tek başına kalsa bile tüm dünyaya meydan okuyacak güçtedir. Karşısında kim olursa olsun en büyük güç ve kuvvet sahibi Müslümandır, Müslümanlardır Yeryüzünde debelenen, hareket eden hiç bir canlı yoktur ki onun nasiyesinden, perçeminden Allah tutmuş olmasın. Onu yakalamak Allah’a ait olmasın. Yeryüzünde hiç bir varlık yoktur ki ona egemen olan, ona hükmeden, onu kontrol eden Allah olmasın. Sizler ey gücüne kuvvetine güvenen ve Allah’a kafa tutmaya çalışan kavmim, bilesiniz ki sizlere de Allah egemendir. Sizin sahibiniz de Allah’tır

Musettin

11 Nisan 2020 03:46

Onun için mi kendi halkına vermediğiniz yardımı İsrail'e veriyorsunuz dünya değişeceği için mi

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle