--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Devlet yönetme kabiliyeti ve Erdoğan farkı

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
10

Başkan Sn. R. Tayyip Erdoğan’ın

“Bu bölgedeki kalıcı barışın yolu Ermenistan’ın işgal ettiği her karış Azerbaycan toprağından çekilmelerinden geçiyor. Bu haydut devlete destek verenleri kendilerine insanlığın ortak vicdanı önünde hesap sorulacağı konusunda ikaz ediyorum” şeklindeki açıklaması gerçekten günün anlamını ifadesi bakımından çok anlamlıydı.

Ayrıca; “Eğer barış ve huzur isteniyorsa Ermenistan’ı yöneten ve yönlendiren güç odakları hem bu yanlışlarından vazgeçmeli hem de piyonları Ermeni çetelerini dizginlemelidir. Aksi halde ateşkes çağrılarıyla Azerbaycan’ın ilerleyişini durdurmaya çalışan o ülke ve güç odaklarına rağmen gereği yapılacak” anlamına gelen bu mesaj bir kararlılık ifadesi taşıyor.

Ayrıca, 30 yıldır oyalayıcı politikalarıyla Ermeni işgalinin devam etmesine destek olanlar, bu mesajla “böyle geldi ancak böyle devam etmeyecek” olduğunu anlamaları ve içinde bulundukları yanlış politik tavırlarından dönmeleri için bir uyarı niteliğindeydi.

Ben bu konuşmayı dinlerken, Azerbaycan’ın içinde bulunduğu imkansızlıkları ve yaşanan ihanetleri bir anda hatırlar oldum. 

İşgal esnasında Bakü’de kendisiyle görüştüğümde rahmetli Elçibey çok üzgün ve sıkıntılıydı. 

Zira emperyalist güç odaklarının kışkırtmaları sonucu ülkesinin içinde bulunduğu siyasi kaosun yanında Ermeni işgali devam ediyordu.

Ne, dış destekli ihanetleri önleyebilecek kadrolara sahipti ne de işgali durduracak eğitimli ve askeri donanıma sahip bir ordusu vardı. 

Eğitimsiz, demode olmuş elinde derme çatma silahlarıyla gönüllülerden oluşan bir halkı gücü ise sivilleri korumaya çalışıyordu.

Böyle bir ortamda kendisiyle görüştüğümde “Türkiye’den beklentiniz nedir?” diye sorduğumda. “200 milyon dolar kredi istedim vermediler. Rus destekli Ermeni saldırıları karşısında Kelbecer’den sivilleri tahliye etmek için Türkiye’nin yanında komşu ülke diyerek Rusya ve İran’dan 4 helikopter istedim. 

Rusya ve İran’dan verilmeyeceğini bile bile bir politik taktik gereği istemiştim. Onlar da zaten cevap bile vermediler.

Beni asıl üzen onların cevap dahi vermemesi değildi, Türkiye’de “Uluslararası ilişkiler açısından şartlar müsait değil gönderemiyoruz” cevabı oldu beni kahreden.

Hâlbuki ben savaş uçağı veya savaş helikopteri istememiştim. İstediğim şey insani yardımdı. Yani sivilleri işgalci Ermeni çetelerinin katliamlarından kurtarmaktı. 

Bu isteğime olumlu cevap verip bir tane bile olsa helikopter gönderemeyen Türk hükümetinin yöneticilerinden ne yardımı isteyeceğim. Maalesef o büyük devlet olan Türkiye’yi cesaretsiz ve basiretsiz kişiler yönetiyor. Bunu söylerken üzülüyor ve utanıyorum ama maalesef bunlar gerçek.”

Evet, şimdi de o günden bu güne bakıyorum ve kıyaslamaya çalışıyorum.

Şöyle ki: 

Dün, Can Azerbaycan Cumhurbaşkanı rahmetli Elçibey’in Türkiye’den 200 milyonluk kredi isteği karşılanmıyor ve sivilleri kurtarmak için istenen 4 helikopter verilmiyor. Bugün ise Başkan Erdoğan liderliğindeki Türkiye tüm imkânlarını Azerbaycan için seferber ediyor.

Seversiniz, sevmezsiniz, takdir eder veya eleştirirsiniz. Ama şu bir gerçek:

O, sadece konuşan değil, aynı zamanda konuştuğunun gereğini yerine getiren cesur bir liderdir. Bunu dost ve düşmana Azerbaycan konusundaki tavrıyla bir kere daha göstermiştir.

ELÇİBEY’E BUGÜNKÜ GİBİ DESTEK VERİLSEYDI İŞGAL ÖNLENİRDİ

Kısa bir zaman önce aile dostum işadamı Ayhan Atmacı Bey’le ziyaretime gelen Azerbaycan’ın kurucu Cumhurbaşkanı rahmetli Mehmet Emin Resulzade’den sonra halk desteğiyle Cumhurbaşkanı olan rahmetli Ebulfeyz Elçibey’in damadı ve İstanbul’da kurulan ‘Elçibey Kültür ve Dayanışma Vakfı Başkanı Akil Samedbeyli ile geçmişten bu güne Azerbaycan ve Ermeni işgaline karşı ‘işgal toprakları kurtarma savaşı’ üzerinde hasbihal ettik.

Sohbetimiz esnasında “Elçibey neden işgale mani olamadı?” soruma değerli dostum Akil Samedbeyli şu cevabı veriyor.

 “O günlerin şahidi olarak düşünüyorum. Geçmişte rahmetli Cumhurbaşkanımız Elçibey’in sivilleri kurtarmak için istediği helikopter ve 200 milyonluk kredi isteği Türkiye’den karşılanmaz iken, bugün Türk devleti ve hükümetinin Azerbaycan için seferber olması ve hiçbir konuda desteğini esirgememesi takdire şayandır ve Cumhurbaşkanı Sn. R. Tayyip Erdoğan’ın şanındandır.

Eğer, o dönemde az da olsa Türkiye’den destek gelmiş olsaydı, belki bugün topraklarımız işgal altında olmayacaktı ve o insanlık faciası olan soykırıma dönüşen toplu katliamlar da yaşanmamış olacaktı” şeklindeki açıklaması gerçekten düşündürücüdür. 

Sanırım başka söze gerek yok. 

Bu gerçeklerin yorumunu ise okurlarıma bırakıyorum…

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Hoca

4 Ekim 2020 07:11

Yazının tamamı yüzde yüz doğru.O zaman , Demirel in başbakan, Erdal İnönü nun de Dış işleri bakanı olduğunu unutmayalım.Arti hâlâ fakirlik edebiyatı ile alakasız yorum ekleyenler, artık milletin aklıyla dalga geçmeyi bırakın, çok madara oluyorsunuz.Vatandas olarak herkes şunu yaşıyor; Türkiye her ilinde, ilçesinde , sokakta değil araba park etmek,yaya olarak bile yürümek zorlaştı.Hangi açlıktan bahsediyorsunuz Allah aşkına.O kandırmaya çalıştığınız insanlar bir tarafıyla size gülüyorlar.

Emekli

3 Ekim 2020 22:13

Fark çok açık ortada % 4.45 zam seçimlerde bu fark çok fark edecek

A,õ

3 Ekim 2020 16:04

Dolu bir yazı, gerçekler canlı ve halen yasayanlarca dile getirerek açıklanmaktadır.

Necati

3 Ekim 2020 15:01

yine sınır tanımamışsın sayın yazar efendi.

salihce

3 Ekim 2020 12:36

Şam da cuma namazı da vardı?

Özkan

3 Ekim 2020 12:32

Korkak olduklarını hiç sanmıyorum. O zaman ki şartlar öyle icap etmiştir. Mahalle kabadayısı gibi mi hareket edecek devlet! Öncelik kendi ülkemizin çıkarlarıdır. Erdogan dahi devlet çıkarlarına ters gelecek bir harekette bulunamaz. Kabile devleti değil, TC devlet aklı ile yönetilir. Sanki Erdogan bütün kararları tek başına alıp "uyguluyormuş" algısı yaratmayın. Liderler geçici, asolan devlettir

Kemal Arslan

3 Ekim 2020 11:03

Çünkü o dönem emirleri dış mihraklardan alan kukla idarecilerimiz vardı.

Sahin

3 Ekim 2020 10:20

Erdogan farkini birde kendi ülkemizde görsek vatandas Sogan ekmege muhtac olmus toplumun psikolojisi bozulmus sarayin günlük harcamasi on milyon olmus gercekten Erdagan farkini görüyor degil yasiyoruz.

Ali

3 Ekim 2020 04:29

Gerçek her zaman doğrudur gerçek olmayan kişiler yardım edemez korkak olurlar oysa gerçek kişi hem dostuna komşusuna yardımcı olur düşmanınida cesur olur cesaretli olur hakkını birakmaz

Can

3 Ekim 2020 02:22

Olabilir ama hava sahamizi ve su kapida ermenilere vize vermeyi niye askiya süresiz almadik. Cok mu zor geldi emir etmesi. Gürcistan üzerinde Türk mali satislari yasaklayin tipki trump iran sirketler ile asna fisna olanlara ambargo koyduklari gibi.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle