• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
16 Ekim 2019

Dengeler sarsıldı, oyun ve tuzaklar bozuldu

ABD, DEAŞ’ı bahane ederek PKK’yı PYD-YPG gibi farklı isimler altında muhatap kabul ederek her türlü desteği vermiş ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adı altında bu örgütleri kendi kontrolüne almıştı.

ABD, 70 yıllık müttefiki Türkiye’ye rağmen, bölgedeki doğalgaz ve petrol başta olmak üzere enerji kaynaklarını kontrol altında tutmak ve İsrail’in güvenliğine destek sağlamak üzere terörist unsurların içinde yer aldığı SDG şemsiyesi altında yeni bir yapı oluşturmaya çalıştı. 

60 bin TIR dolusu silah ve mühimmat bölgeye nakledildi.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adı altındaki bu yapı silahlarla donatıldığı gibi ABD ordusu tarafından eğitildi.

ABD, resmen muhatap aldığı terör örgütlerini oluşturmaya çalıştığı o yapının askeri gücü olduğunu ve müttefik düzeyde ilişkiler içinde finans ettiğini gizlememiştir.

Aslında bu düşmanca bir tavır olmasına rağmen, derin diploması ve siyasi ilişkiler üzerinden yürüttüğü ilişkilerini, sabır ve itidalli ancak bir o kadar da kararlı tavrıyla sürdürdü.

OPERASYONLA DEĞİŞEN DENGELER

ABD, Türkiye’yi önce bu yapıyı kabullenmeye zorladı. 

Bunu başaramayacağını anlayan ABD ve onun öncülüğündeki emperyalist güç odakları, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan ve onun hükümetini hedef aldı.

İçimizdeki iş birlikçi yapılar kullanılarak Erdoğan ve hükümeti devrilmeye çalışıldı. 

Bir yandan PKK terör örgütü saldırıları hızlandırıldı, diğer yandan FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) devreye sokuldu.

Başarısız kalan tüm ihanet kalkışmalarıyla aslında ABD, Türkiye’de resmen yenildi. 

Türkiye-ABD ilişkileri tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bozuldu.

Mucidi ABD olan, çok ciddi krizler üretildi. 

Türkiye sabırla karşı tavrını sürdürdü ve sonunda ABD, bükemediği eli öpmedi ama sıkmak zorunda kaldı ve yeni bir politik taktik geliştirmeye çalıştı. 

ABD, bir iyileşme görüntüsü vererek, politik taktiklerle Suriye’nin kuzeyindeki o yapıyı hedef alan Türkiye’nin askeri operasyonlarına engel oldu.

Her sefer farklı tekliflerle oyalayıp terörist unsurları Türk Ordusuna ezdirmedi. 

Ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın restleşmeye giden kararlı tavrı ABD’yı değişime mecbur etti.

ABD, ya müttefiki Türkiye veya yeni iş birlikçisi PKK terör örgütünü tercihle karşı karşıya kaldı. 

Sonunda ABD, Türkiye’yi tercihe mecbur kaldı ve operasyon ABD ve Rusya bilgilendirilerek başlatıldı.

Doğrusu teröristler, bu noktaya gelineceğini hiç hesap etmemişlerdi. 

PYD/YPG isimleri altında gizlenen PKK bir anda neye uğradığını şaşırdı. 

Çünkü yereldeki ABD’li askeri yetkililer, teröristlere sonsuz bir güven vaat etmişlerdi.

Kısacası, Türkiye’nin operasyona karşı bozguna uğrayan YPG-SDG yani PKK, yapılan o vaatlerin boş olduğunu anlayınca şimdi kendilerine sığınacak yeni bir liman arıyor.

SIĞINACAK LİMAN ARIYORLAR

ABD tarafından terk edilmek suretiyle ihanete uğradıklarını dillendiren PYD/YPG ve içinde yer aldıkları Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yani PKK terör örgütü, Türk Ordusu’nun operasyonuna karşı ayakta ve hayatta kalmak için Rusya ve Şam yönetimi ile anlaşmaya çalışıyor.

Daha önceleri Şam yönetiminin çağrılarına rest çeken ve bölgede bağımsız bir Kürdistan’ın Şam yönetimi tarafından tanınması halinde masaya oturabileceklerini ileri süren terör örgütü PKK, Rusya ve Şam yönetimine ‘Özerlik’le yetinebileceklerini öneriyorlar.

Şam ise Türk Ordusu’nun operasyonu sayesinde terör örgütüne karşı eli güçlendiği için şartsız teslimiyet istiyor.

Rusya, terör örgütlerini ABD’ye tekrar bırakmak istemediği için Şam yönetimini kullanıyor.

ABD ise Türkiye’nin endişelerini giderecek derinlikte ve uzunluğundaki ‘Güvenli Bölge’den geri çekilmeleri halinde terör unsurlarıyla tekrar ilişkilerin ‘Güvenli Bölge’ dışında devam edeceği vaatlerini tekrarlıyor.

ABD, bir yanda 70 yıllık müttefiki Türkiye’yi yeniden kazanma ve yeni müttefiki terör örgütlerini de kaybetmemenin uğraşını veriyor.

Anlaşılan o ki, Türkiye’nin operasyonu tüm ihanet planlarını bozdu.

Tüm aktörler Türkiye’nin operasyonla ayar verdiği Suriye’de yeni bir pozisyon belirlemeye çalışıyor.

Herkes çok iyi biliyor ki, Cenevre’de başlayacak olan Suriye Anayasasını oluşturma komisyonu görüşmelerinde sahadaki değişimler etkileyici olacaktır.

Çünkü Türkiye’nin sayesinde yeni bir aşamaya geçilmiş olunuyor ve terör unsurları büyük ölçüde devre dışı kalacak. 

Madalyonun diğer yüzünde cevap bekleyen birçok soru işareti var.

Bundan sonra ABD ile terörist örgütlerin ilişkileri nasıl devam edecek?

Rusya ve Şam ile barışmaya çalışan terörist unsurlar, bundan sonra nasıl, ne şekilde, ayrıca hangi düzeyle ve de kimlerle ilişkiler kuracak?

Diğer bir önemli soru; Şam yönetimi, TSK ile karşı karşıya gelir mi? Veya Türkiye, Şam ile barışır mı?

Soruların cevaplarını zaman içindeki gelişmeler vermiş olacak. 

Bekleyelim görelim…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ünal

Bu savaşin gösterdiği en önemli olay düşman gözüken ABD rusya cin avrupanın düşman olmadıklarını hepsi Türkiye karşısında bir oldular ABD çekiliyor rusya yerleşiyor artık şunu rahatlıkla söyleyebiliriz bu dörtlü ittifak birbirleriyle asla savasmayacaklar üçüncü dunya savaşı bu dörtlü ittifakın dışında olacak demektir SURIYEDE olduğu gibi rus uçağı amerikan uçağı cin silahı avrupa silahı var ama ölenler hep musluman
  • Yanıtla

Mehmet

Yapma yazar yapma.Dengeler pkk dan yana biz değiştirdik.Birincisi pkk yı herkese tanıttık ve destekçileri arttı.Ikincisi kürtleri birleştirdik.Ucuncusu filistin gibi kürtleri mağdur duruma düşürdü ki artık bütün dünya bize karşı.Sizin gibiler devlete zarar veriyir
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23