• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
18 Ocak 2020

Berlin Konferansı ve Libya’yı bekleyen tehlikeler

Libya, zengin yeraltı enerji kaynaklarından dolayı birçok ülkenin farklı çıkarlarının kesiştiği bir ülke konumundadır. 

Bu ülkelerden Fransa, Yunanistan ve dolaylı yoldan Rusya’nın yanında ABD’nin yönlendirmesiyle işbirlikçisi olan Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Suudi Arabistan, Libya’nın meşru hükümetini devirmeyi amaçlayan ‘Hafter Çetesi’nidesteklemektedir. 

İlkeler ve değerler üzerinden değil, daha çok çıkarlar üzerinden hesapların yapıldığı Libya’da yeni bir oyun kurulduğunu ve vekalet savaşının da sertleşeceğini gösteriyor.

Türkiye ise tüm bu hesapların dışında, Libya’da ateşkesin sağlanması, ülkenin barış ve istikrara kavuşması için büyük bir diplomatik çaba gösterdi, gösteriyor.

Libya’ya asker gönderilmesi, ayrıca Başkan Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in arabuluculuğunda kabul edilen ateşkesin kalıcı hale getirilmesi gerçekleşen Moskova buluşması bunun en önemli örneğidir.

Ancak, Türkiye’nin başarılı girişimlerini hazmedemeyen ülkeler ve güç odakları var. 

Nitekim; hazırlanan anlaşmayı imzalamadan isyancı general Hafter’in Moskova’yı terk etmesi onun değil, onu yönlendirenlerin Türkiye karşıtı ülkelerin aklı olduğu bir gerçektir.

 Yani Hafter, masadan kendi iradesiyle, kendi kararıyla kalkmadı, onu destekleyen Türkiye karşıtı ülkeler tarafından kaldırıldı.

Silah ve siyasi destek veren ülkeler, Hafter’i kendi çıkarlarına göre taşeron olarak kullandıkları gerçeği Moskova’da bir kere daha görülmüştür.

Darbeci general Hafter’in Birleşik Arap Emirlikleri ile 7, Mısır ile 2 telefon görüşmesi yaptıktan sonra Moskova’yı terk ettiği yönünde haber ve yorumların basına sızması bu gerçeği doğrulamaktadır.

Bu ülkelerin hedefi ise Türkiye ve Türkiye’nin politikalarıdır.

Çünkü, Türkiye’nin varlığında Libya ve Doğu Akdeniz’deki emellerine ulaşamayacaklarını biliyorlar.

Suriye ve Libya’da Türkiye ile belli konularda uzlaşıyor gibi görünse de Türkiye’nin bölgede etkisinin artmasından rahatsız olanlardan birinin de Rusya olduğu unutulmamalıdır. 

Ayrıca, ABD’nin ve İngiltere’nin sessizliğine aldanılmamalı. 

BERLİN KONFERANSI VE YANLIŞLAR

Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in daveti ile 19 Ocak’ta Berlin’de Libya zirvesi düzenlenecek.

Amaç; Libya’da savaşan taraflar arasında uzlaşma sağlanması için çaba gösterilecek.

Ancak, bu konuda ciddi endişeler var. 

Çünkü, ateşkesi imzalamadan masadan kaçan bir çete başının meşru hükümet başkanıyla aynı seviyede kabul edilip konferansa davet edilmesi gibi büyük bir yanlışla işe başlanmıştır.

Bu yanlışını düzeltmek ve davetine meşruiyet kazandırmak için Bingazi’de Hafter ile görüşen Almanya Dışişleri Bakanı Maas, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Hafter’in Berlin’de  düzenlenecek Libya Konferansı’nın başarılı olmasına katkı sağlamaya ve prensip olarak konferansa katılmaya hazır olduğunu söylediğini aktardı. 

Ayrıca Maas, “Hafter mevcut ateşkese uyacağına söz verdi” ifadesini kullandı.

Almanya’nın bu girişimleri Hafter’i şımartacağı gibi ona destek veren ülkelerin zaferi sayılacak.

Merkel, Hafter’in ayağına Dışişleri Bakanını göndermesi ise bir siyasi skandaldır.

Sızan bilgilere göre, bazı ülkeler ‘Hafter Çetesi’nin önünü açmak için Türkiye’nin Libya’dan çekilmesi konusunda gizli bir faaliyet içindedir. 

Berlin Konferansı’nda “Şimdi devreye BM giriyor. Libya’daki yabancı güçler Libya’yı terk etsin” şeklinde bir oyun ile Türkiye devre dışı bırakılmak istenebilir.

Bu yönde bir hazırlık olduğu siyasi kulis ve basındaki bazı yorumların satır aralarında yer almaktadır.

Türk Dışişleri bu oyunlara dikkat etmeli.

YUNANİSTAN ÇILDIRDI

Atina, Berlin’de düzenlenecek olan ve Uluslararası Toplum’un desteklediği Libya Konferansına davet edilmemiş olmalarını hazmedemiyor.

Yunanistan bir yandan Almanya’ya sitemde bulunurken, diğer yandan Avrupa Birliği’ni (AB) tehdit ediyor.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, AB’nin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Türkiye ile imzaladığı mutabakat muhtırasını geçersiz ilan etmemesi halinde Brüksel ile Trablus arasında imzalanacak tüm anlaşmaları veto edeceği tehdidinde bulundu.

Yunanistan, ciddiye alınmadığı için davet edilmediği Berlin Konferansı’nın yanında onu asıl çıldırtan Türkiye’nin başarılı diplomatik hamleleri karşısındaki çaresizliğidir.

Çünkü Yunanistan, meşru Libya hükümetiyle Türkiye’nin imzaladığı Mutabakat nedeniyle gasp ettiği (Libya’nın olan) 39 bin metrekarelik alanı kaybettiği gibi Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı kurmaya çalıştığı oyun bozulmuş oldu.

Şimdi Yunanistan’ın tek ümidi Libya hükümetini devirmeyi amaçlayan darbeci Halife Hafter.

Berlin Konferansına gitmeden önce Atina’ya davet edilen darbeci Hafter’i devlet adamı düzeyinde ağırlayan Yunanistan, bir karşı güç gösterisi vermeye çalışıyor. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

hasan

hafter ve diğer soytarılar bir örgüt kurulup teker teker yok edilmeli..bu iş başka türlü olmayacak
  • Yanıtla

Mardinli

Sayın memed hocam dilinize yüreğinize sağlık.Hocam bu konuda isabetli bir tesbit ettiniz.Berlin konferası gayrı meşru olan hafter meşruiyet kazanacak konferansa katılan devletler hafteri tanımış olacak.Zaten küfür güçleri ve onların kuklası olan hafter aradığı bir şey.Ben bir vatandaş olarak diyorum türkiye bu konfarasa katılmamalıdır.Katılırsa türkiye masada kayıp edecek zaten küfür güçlerin hedefi budur türkiye kayıp ettirmek gayrı meşru olan hafter meşruiyet kazanmak hedefleri budur ister kabul edin ister kabul etmeyin gidiş buna
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı