Almanya suç ortağı arıyor (!)
Soykırımın ana vatanı Avrupa’dır.
Avrupa’nın lokomotifi Almanya ise milletler camiasında soykırıma dönüşen katliamların başında gelmektedir.
Yine Almanlar:
Savunmasız her yaşta sivil insanların toplu halde özel oluşturulan fırınlarda yakılması, özel hazırlanmış odalarda toplu olarak zehirlenmesi ve özel poligonlarda topluca kurşuna dizilmesi gibi insanlık suçlarından Uluslararası Mahkeme tarafından cezalandırılmış bir millettir.
İkinci Dünya Savaşı’nda 50 milyon suçsuz insanın ölümünün müsebbibi de Almanlardır.
Kısacası:
Almanlar, insanlık vicdanında mahkûm olan bir millettir.
Cümle alem biliyor ki:
Almanlar, dünyada soykırım konusunda söz söyleyebilen ve suçlayabilen en son millettir.
Ayrıca, aldıkları bu kararın bir bağlayıcılığı olmadığı gibi yok hükmündedir.
Çünkü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bu konuda “Ermeni Soykırımı iddiaları ve hazırlanan tasarılar mutlak gerçek değildir. Özgürce tartışılması tarihi bilgi ve belgelerin tarihçilere başvurularak araştırılması gerekmektedir” hükmü vardır.
Almanya bu kararı almadan AİHM’nin tavsiye kararına uymuş olsaydı hem tarihi hataya düşmemiş olurdu hem de üzerine vazife olmayan konuya bulaşmamış olurdu.
Mademki soykırım vardı, neden bir asır susuldu?
Yüzbir yıl sonra neden gündeme alındı?
Bu karar hangi tarihi çalışma ve hangi uluslararası mahkemenin aldığı karara, ayrıca hangi bilgi ve belgeye dayanılarak bu karar alındı?
Almanya’nın Türkiye düşmanlığının sebepleri nelerdir?
Almanya neyi hedefliyor?
Sorularına, Türkiye ve dünya başkentlerinde cevap aranıyor.
Çünkü;
Soykırımdan kaçan 3.5 milyon insanı misafir eden Türkiye’yi ekonomik ve siyasi çıkarlar ile stratejik planları uğruna soykırımcı ilan eden Almanya Parlamentosunun kararının hesabı mutlaka sorulmalıdır.
SEN VE SİZ BUNU FAZLASIYLA HAK ETTİNİZ...
Federal Alman Meclisi’nde kabul edilen Ermeni soykırımı tasarısının yankıları sürerken, Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir başta olmak üzere 11 Türk kökenli milletvekiline yönelik eleştirilerin dozu artıyor.
Özellikle sosyal medya üzerinden paylaşılan mesajlarda ve yayımlanan haberlere yapılan kullanıcı yorumlarında ağır bir dil kullanıldığı doğrudur.
Kusura bakmayın ama “Sen ve siz” aslında bunları fazlasıyla hak ettiniz (!)
Aslını inkâr eden haramzadelerden bahsediyorum.
‘Sen’ derken sözde ‘Ermeni Soykırım Tasarısı’nı Alman meclisine hazırlayıp sunan ekibin başı Almanya Yeşiller Hareketi’nin Eş Başkanı Türk kökenli Cem Özdemir’i işaret ediyorum.
‘Siz’ diyerek ise, bu ‘İhanet Tasarısı’na destek veren Alman Parlamentosundaki 11 Türk kökenli milletvekilinden bahsediyorum.
Cem Özdemir denen dangalak başta olmak üzere o 11 milletvekilinin ihaneti hem Türkiye’de hem de Almanya’daki Türk Toplumu ile tüm dünyadaki Türk ve İslam toplulukları tarafından kınanmaya devam ediyor.
...Ağaca baltayı vurmuşlar.
Ağaç “Aaaah, ah” diye inlemiş.
Soranlara;
“Baltanın acısına değil de, sapının benim bedenimden olmasına ahlanıyorum” dermiş...
Almanya meclisinde bu kararın alınması elbette üzücüdür. Ama ondan daha üzücü olanı bu tasarının bizden birisinin öncülüğünde hazırlanıp sunulması ve bizden kabul ederek oylarımızla destekleyip seçilmelerine katkı sağladığımız Türk kökenli 11 milletvekilinin de destek vermiş olmasıdır.
O meşhur hikâye aklıma geldi.
...(!) Adam oğluna ”Sen adam olamazsın” der dururmuş.
O hırsla oğlu okumuş ve sonunda vali olmuş.
Emrindekileri göndererek babasını ayağına getirtmiş.
“Bana adam olamazsın diyordun... Bak ben vali oldum” der.
Oğlunu makam koltuğunda gören babası ona “Ben sana vali olamazsın demedim... Adam olamazsın dedim. Sen adam olsaydın babanı ayağına çağırmaz ayağına giderdin” der.
Bilmem başka söze gerek var mı?
Anlayan anlamıştır.







