--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

ABD ve İran’ın kıskacındaki Irak’ta neler oluyor?

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
3

Irak çapında 1 Ekim’den beri protestolarda güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanması sonucu 400’den fazla can kaybına, 15 binden fazla yaralanmasına sebep olan olaylar sonrası, Başbakan Adil Abdulmehdi’nin sunduğu istifa, Irak Parlamentosu tarafından kabul edildi. 

Bir yandan yeni başbakan ve hükümet için siyasilerin alternatif arayışları devam ederken, diğer yandan ise istifaya rağmen protestolar devam ediyor.

Ülkedeki siyasi tartışmalar, değişim ve hak arayışı adına sokaklarda devam eden gösterilerin sonlanacağı yönünde bir emare maalesef görünmüyor. 

Bu nedenle siyasi kulislerde özellikle göstericileri ikna edecek bir isim üzerinde uzlaşı sağlanması için arayışlar ve çalışmalar devam ediyor.

İran’ın Irak’ın içişlerine müdahalesine karşı tavırlarıyla bilinen Şii Molla Mukteda es-Sadr’ın desteklediği Sairun Koalisyonu tarafından yapılan açıklamada, üzerinde uzlaşılacak adayı meydanlardaki halkın seçmesi gerektiği yönündeki önerisi gerçekten çok anlamlıdır.   

İstifa kararı ve yeni hükümet ile o hükümetin yeni bir reform paketi çerçevesinde yoksul kesimlere yardım ve iş fırsatlarının sağlanmasını içeren projelerde ayrıca yolsuzluk yapanların halkın önünde hesap vereceği gibi vaatler, gelinen noktada ikna edici olmuyor.

Çünkü protestocuların onayı alınmadan kurulacak yeni bir hükümette sükûneti sağlayamayacaktır. 

Talepleri karşılanana kadar gösterilerin ara vermeden devam edeceğinin protestocular tarafından duyurulması bu görüşü doğrulamaktadır. 

PROTESTOCULAR DEĞİŞİM İSTİYOR

Yeni bir anayasa ve yeni bir siyasi partiler konunu kapsamında devlet yapısındaki İran tandanslı dinsel ve mezhebi yapıların yıkılıp yerine milli ve yerli projelerle yeniden yapılandırılmaya gidilmesi protestocuların öncelikli beklentileridir. 

Ülkenin güvenlik birimlerini yöneten ve yönlendiren, protestocuları sindirmek için acımasızca şiddet uygulayıp yüzlerce protestocunun öldürülmesinin sorumlusu olarak görülen İran destekli Haşdi Şabi (Halk gücü)’nin dağıtılması şart koşuyor.

Ayrıca, Irak’ta işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmetlerinin yetersizliğini gibi sorunların giderilmesi yolunda somut uygulamalar ve reformlar görmek istiyor. 

İRAN’A ÖFKE

Ülke nüfusunun çoğunluğu genç ve orta yaştır. 

Sokaktaki kitleyi de bu genç nüfus oluşturuyor ve özellikle genç işsizlik çok fazla. 

Bu gün, düşük gelir düzeyine sahip, iş bulamayan Şii gençler ile Sünni gençler kol kola iş ve aş öncelikli refah seviyesi yüksek ortak bir gelecek için sokaklardadır. 

Yani Irak’ta protestolara sebep olan mezhep farklılığı değil, İran’ın yönlendirmesiyle devam eden mezhebi rejim inşası ve ekonomik sorunlardır.  

Gösteriler, Sünni kesimlerin yaşadığı yerleşim yerlerinden çok Şiiler’in yoğun yaşadığı bölgelerde oluyor. 

Yani İran’ı protesto edenler daha çok Şii gençlerdir. 

Çünkü Sünni bölgeler ile Şiiler’in yaşadığı bölgelerdeki sorunlar aynı.

Yani mağdur kesimlerin Şii çoğunluktan oluşması İran’a var olan öfkenin artmasına sebep oldu.

İran, Irak’ın içişlerine müdahale etmesi ve milli gelirin İran’ın yönlendirilmesiyle ülkenin kalkınması yerine Şii bir rejim inşasına ve o rejimi korumak üzere İran’ın yönettiği Haşdi Şabi (Halk Kuvvetleri Ordusu) için harcanıyor.

…Ve yine ‘Kardeş yardımlaşması’ adı altında petrollerden elde edilen gelirden önemli bir pay farklı ülkelerdeki Şiilerin örgütlenmesi ve güçlendirilmesi için gönderiliyor. 

Iraklı protestocular, ülkedeki siyasi ve askeri hegemonyasından rahatsız oldukları İran’ı ülkede mezhepçiliği yaymakla da suçluyor.

Aynı protestocular İran’ın yanında ülkelerini bahaneler üzerinden işgal ederek yakıp yıkan ve halen sömüren ABD’ye de öfkeliler. 

Çünkü Irak halkı, ABD’nin “demokrasi” vaatleriyle İran’ın hükmettiği ve kendilerinin de mezhepsel ve etnik yapılar üzerinden ‘bölünmüş Irak’ı Iraklılara armağan ettiğine inanıyor.

Bugün Irak’ta çatışıyor gibi görünseler de aslında ABD ile İran’ın yönetme ve sömürme konusunda birbirinin ayağına basmamakta dikkatli hareket ettikleri görülmektedir. 

Irak’ta protestocuların “İran dışarı dışarı, ABD Irak’ı terk et, Bağdat özgür özgür” sloganı attıklarının sebebi işte budur.

BAĞDAT’TA ‘ACILAR’ SERGİLENİYOR 

Başkent Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda üç ayrı ‘Acı Sergisi’ kuruldu.

Birinci sergide protestoların başladığı ilk günden beri hükümetin göstericileri bastırma ve aşırı güç kullanma kararlılığına atıfta bulunmak amacıyla eylemlerin ilk günlerinde polis kurşunuyla yaşamını yitirenlerin fotoğrafları yer alıyor. 

İkinci ve üçüncü sergilerde ise hayatını kaybeden göstericilerden kalan ve üzerinde halen kanlarının bulunduğu elbise, kask ve bayrakları teşhir ediliyor. 

Sergileri günlük olarak binlerce gösterici ziyaret ediyor. Birçokları sergilerin başında duygusal anlar yaşıyor. 

Zira sergilenenler Iraklı gençlerin iki aydır süren protestolarda gösterdiği fedakârlıkları hatırlatıyor. 

Kısacası bu ‘Acı Sergileri’ çok anlamlı olmakla birlikte ve yakın siyasi tarihin utancıdır.

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim alkılıç

4 Aralık 2019 11:20

Mehmet Bey kardeşime bu Irak İle ilgili haberlerinden dolayı teşekkürler ediyorum. Dışarıda, Müslüman kardeşlerimizin yaşadığı yerlerde ne olup bittiğini ben merak ediyorum, benim gibi merak edenler de muhtemelen bir hayli vardır. Maatteessüf bu konuda yeterli bilgileri Türk matbuatından elde etmemiz zor. Arapça veya İngilizce bilmiyoruz. İşte böyle Mehmet bey gibi kardeşlerimizin ara sıra yazdığı yazılardan okuyarak dışarıdaki kardeşlerimizin hallerinden haberdar oluyoruz. Bize bu haberleri veren yazar kardeşlerimizden Allah razı olsun. Âmin.

meleknur

4 Aralık 2019 09:26

EY YÜCE YARADANKİM KİM İÇİN HAİN FİTNE DÜŞÜNÜRSE SEN ONA FIRSAT VERME! AMİN! ŞİMDİ BAŞKANLIK SİSTEMİNİN GÜZEL YANI ŞUDURKİ MİLLET KARAR VERİYOR

Burak

4 Aralık 2019 08:54

CERN’E TAM ÜYE OLMAMIZ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR.Daha önce Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan Başbakan, Sayın Hilmi Güler Enerji bakanı iken, canla başla tam üyeliğimizi arzu ederlerken araya giren bazı üst düzey bürokratlar yüzünden entrikaya kurban gitti, tam üye olamadık.Şimdi vatansever yazarlara bu konuyu canla başla savunmak ,anlatmak , kamuoyu oluşturma görevi düşüyor.Ayrıca bu konuda çalışan bilim adamlarına destek olarak ,yalnız CERN için uçak bileti ve günlük yemek içme masrafı ödeniyor.Bazı kişilere 2-3 maaş ödenirken ki bunların helalliği şüphelidir, bu bilim adamlarına 10 maaş ödense yeridir, çünkü çok büyük işler başarıyorlar.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle