ABD, AB ve FETÖ’yü Türkiye’ye karşı kullanıyor…
Sykes-Picot Anlaşması, Osmanlı Devleti’nin Ortadoğu’daki topraklarının paylaşılmasını öngören gizli antlaşmasının adıdır.
Bu anlaşma 29 Nisan 1916’da Kut’ül Ammare Kuşatması sonrasında İngiliz kuvvetlerinin Osmanlı’nın 6. Ordusu karşısında bozguna uğramasından 17 gün sonra, 16 Mayıs 1916 tarihinde Batı emperyalizmi adına Britanya ve Fransa arasında yapılmıştı.
Osmanlı’yı parçalayan bu anlaşma sonrası kendi çıkarları doğrultusunda Ortadoğu şekillendirilmişti.
Ortadoğu’da 100 yıldır dinmeyen acılar, Batı emperyalizminin eseridir.
100. yılına yaklaştığımız bir dönemde Batı emperyalizminin son vatan parçası Türkiye’ye karşı yeni Sykes-Picot Anlaşması benzeri projeler hazırladığını görüyor ve yaşıyoruz.
Son yıllarda ABD öncülüğündeki Batı emperyalizmi, her alanda güçlenen ve hem dünya siyaset sahnesinde yer almak, hem de bölgede etkin olmak isteyen Türkiye’nin önünü kesmeye çalışıyor.
Türkiye devletini hedef alan bir ihanet kuşatması ve bir asimetrik savaş söz konusudur.
Sykes-Picot gizli Anlaşması’nın öncüleri İngilizler ve Fransızlardı. Şimdi ise Türkiye’ye karşı emperyalist kuşatmanın öncüsü Amerika’dır
ABD, AB’Yİ TESLİM ALDI
1940’lı yıllardan sonra “dünya hakimiyeti bende” diyen Amerika, Rusya’dansonra üçüncü bir güç olarak AB’nin ortaya çıkmaya çalışmasından rahatsızdı.
Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ve Ukrayna üzerinden Doğu Avrupa’yadoğru ilerleyişi Amerika için tarihi bir fırsat oldu.
Rus yayılmacılığıve tekrar Avrupa kıtasındakieski uydu devletleriele geçireceği korkusunu yaşayan AB, dış politika ve kendi savunma hamlelerinde yetersiz kaldı.
Amerika, AB’yi Rusya’yakarşı ekonomik ambargo uygulamaya mecbur etti.
ABD, AB’yi zayıflatmak, kıtasal bir güç olmasını ve kendine uydu olmayı kabul ettirmek için İngiltere’nin AB’den çekilmesini sağladı.
Kısacası:
Amerika, küresel hakimiyetinisürdürebilme adına tarihi düşmanı Rusya üzerinden AB’yi teslim aldı.
Rusya ile Suriye ve Ortadoğu konusunda kısmi anlaşma sağlayan Amerika; Almanya ve Fransa’yıdolayısıyla AB’yi devre dışı bıraktı.
Amerika ve Rusya, Ortadoğu’dakontrollü bir kaos ortamını yereldeki piyonları üzerinden yönetiyorlar.
Ortadoğu karmaşasından Amerika ve Rusya istifade ederken, Almanya ve Fransa ile Türkiye, hem mülteci sorunuyla boğuşuyor hem de terör olaylarıyla mücadeleye mahkum ediliyor.
Bütün bu yaşanan olaylar bize gösteriyor ki:
Türkiye, Almanya ve Fransa’daki mülteci ve terör salmalının arkasında Amerikan öncülüğündeki küresel üst akıl vardır.
Dış politika uzmanları, diplomatik çevreler ve stratejistler ABD’ninbu hamlelerle AB’yiteslim aldığı ve teslim olmak istemeyen Türkiye’yiterör ve darbe kalkışmalarıyla zorladığı görüşünde.
DARBE KALKIŞMASININ ARKASINDA ABD VAR
Hedef, ‘Küresel Sistem’in vesayetçi güçlerine teslim olmadan, ‘YENİ TÜRKİYE’yi inşa etmek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibini çökertmektir.
İçimizdeki işbirlikçilerini kullanarak ülkemizde siyasi istikrarsızlık ve kaos ortamı oluşturulmaya çalışıldı.
FETÖ üzerinden kılcal damarlarımıza kadar sızmalar oldu ve en mahrem bilgilere ulaştı.
PKK terör örgütü ile Türkiye’yi bölmeye çalıştılar.
Bütün bu girişimleri püskürtmeyi başaran Türkiye, yakın tarihin en büyük ihaneti olan bir darbe kalkışmasını yaşadı.
Bu darbede FETÖ maşa olarak kullanıldı.
Perde arkasında ise Amerika’nın olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır.
ABD’li siyasiler ile askeri ve güvenlik birimlerinden yetkililerin açıklamaları başarısız kalan darbe girişimlerini dolaylı olarak destekler mahiyettedir.
Bu paralelde ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Joseph Votel’in, “Muhataplarımızın çoğu tasfiye edildi ya da tutuklandı. Bunun ilişkilerimiz üzerindeki etkileri konusunda endişeliyim” mealindeki sözleri adeta bir itiraf niteliğindedir.
Bir yanda düşmanca bir tutum sürdürülürken diğer yandan havayı yumuşatma için ABD Genelkurmay Başkanı Dunford’ın Ankara ziyareti, ikiyüzlülük örneğidir.
ABD, ALMANYA ÜZERİNDEN AB’Yİ KULLANIYOR
Amerika, FETÖ üzerinden yapabileceği bir hamle kalmadı sıra Almanya üzerinden AB’de.
Yani A planı başarısız kaldı, şimdi sıra B planında
Türkiye’yi dize getirmeye çalışan Amerika, FETÖ sonrası Almanya ve AB’yi Türkiye’ye karşı kullanıyor.
Almanya başta olmak üzere bazı AB üyesi ülke parlamentolarında sözde ‘Ermeni Soykırım Tasarısı’nın kabulü.
Avrupa parlamentosunun Türkiye aleyhindeki raporları.
AB ile Türkiye arasında vize restleşmesi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Köln’deki darbe karşıtı dev gösteride telekonferansla konuşma yapmasına izin verilmemesi Almanya’nın değil, ABD’nin öncülüğündeki o üst aklın işidir.
Bunlarla da yetinilmeyecek, çok yakında ambargolar başlatılacağı kuvvetle muhtemeldir.
Şu bir gerçek.
İşbirlikçiler yenilse de, ‘Küresel Vesayetçi Güçler’in saldırıları devam ediyor, edecek…







