• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Üç çalışma alanı 

29 Mayıs 2021


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Stratejik veri ve disiplinlere uygun, seferberlik yöntemiyle gerçekleştirilecek, dinamik çalışmalara ihtiyaç var. Bu çalışmalar, öncelikle şu üç olumsuz alanda yoğunlaşmak durumundadır: Cehalet, fakirlik, tefrika. 

İlmin karşıtı olan cehaletle mücadele ancak, her seviyede, yatay-dikey büyümenin bütün cidarlarını zorlayan keyfiyette, çağın geldiği noktayı da aşan ölçekte bir ilim örgütlenmesi, bir bilim kurumlaşmasıyla mümkündür. Bu uğurda gösterilecek her gayret, atılacak her adım, Hak katında da halk nezdinde de en makbul, en kutsal teşebbüsler cümlesindendir. Bunun için de, mevcut eğitim sistemlerini de aşan yeni bir eğitim sistemine ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın karşılanması en öncelikli mesele olmak durumundadır.        

İlim, bilimsel cehaletimizi gidermede göreceli bir etkiye sahip olsa da, pozitif değişimler söz konusu olduğunda hemen hemen hiçbir etkiye sahip değildir. İnsanı değiştiren bilim değil inançtır. Yani teolojik cehaletten kurtularak iman hakikatleriyle irtibata geçmektir. İnsanın kendini tanıyıp keşfetmesinin yolu da budur. İnsan bu sayede öz benliğinden habersiz ve kendisinin cahili, şaşkın, asalak, sıradan bir yaratık olmaktan kurtulur ve kainatı, hamili bulunduğu emanet adesesinden seyreden, açıklayan, anlayan, anlamlandıran ve belli ölçüde iradesinin hakkını vererek yönlendiren, bilgili, becerikli, çalışkan rehber varlık konumuna yükselir.  

Böyle bir insan, bütün alemleri kendinde görür; mahiyetinin ihtişamını alemlerde seyreder. Bakışı kuşatıcı, görüşü keskindir. Hakkın hakikatte, hakikatin şeylerde nasıl yansıdığını keşfeder. İlmi irfana, malumatı marifete dönüşür. Aklı hakikate yol bulup giderken gönlü kanatlanıp Hakk’a ulaşır. Esasen, ameli cehaleti, ahlaki çöküntüyü yenip aşmanın ve insanı evrensel ahlaki değerlerle donanımlı kılmanın en kestirme ve en kalıcı yolu da bu irfan, bu marifet ve bu ulvi buluşmadır.  

 İkinci çalışma alanı ise fakirliktir. Fakir, muhtaç demektir. Bir insan neye muhtaçsa onun fakiridir. İhtiyaçların sınırsız bir yöne doğru körüklendiği günümüzde, insanlar göreceli de olsa toptan fakirleşme sürecine girmiş bulunmaktadır. İhtiyaçların çokluğundan gelen fakirlik yanında, insanı hem Yaratanına hem de yaratılmışlara karşı nankör yapan tamah ve aç gözlülük illetlerinin uyarılıp yaygınlaştırılması kitleleri fakirliğin amansız çarkları arasına fırlatmış ve tüketim bağımlısı bu yığınlar, sömürü ve istismarın oyuncağı haline getirilmiştir. Tembellik, atalet, yaratılış kanunlarına (sünnetullah) muhalefet gibi sebepler de yine fakirliği artıran ve yaygınlaştıran faktörlerdendir.  

Çalışmalar, bir taraftan yetinme psikolojisini geliştirerek israfı önlemek, daha sade bir hayat anlayışını teşvik ederek ihtiyaçları asgariye çekmek, “başkası açken tok yatanı kendinden kabul etmeyen” bir ilkeyi vicdanlara hakim kılarak yardımlaşma  duygusunu sürekli canlı tutmak gibi teorik yaklaşımları pratiğe dönüştüren kurum ve kuruluşlarıyla fakirlikle mücadele faaliyetlerini sürdürürken, diğer taraftan da çalışmayı, tekvini emirlere riayeti ve üretimi teşvik edici, işsizliğe, yoksulluğa çare sunucu ve ülke ekonomisine katkı sağlayıcı  teşebbüs ve aktivitelere,  programında öncelik vermelidir...   

Ayrıca, genelde bütün canlıların ve özelde tüm insanların varlıklarını idame ettirebilmeleri için tabiatları gereği muhtaç oldukları doğal kaynakların hızla ve sorumsuzca tüketilmesi, kirletilmesi, kullanılmaz hale getirilmesi sonucu ortaya çıkan, küresel boyuttaki fakirliğe karşı da, çalışmalar, ekolojik dengenin aktif savunucusu sıfatıyla, bu alanda da kurumsal düzeyde üzerine düşen görevi yerine getirme gayreti içinde olmalıdır.   

Üçüncü mücadele alanı ise tefrikadır. Tefrika, bütünü bölme, parçalama manasına gelir. Bireylerin kimlik ve kişilik bölünmelerinden, ailelerin, cemiyetlerin, ülkelerin, milletlerin, dinlerin, medeniyetlerin bölünüp parçalanmasına kadar uzanan çizgide değerlendirilmesi gereken bu olgu, hangi ölçüde ve çerçevede ele alınırsa alınsın, mutlaka yıkıcı, bitirici, tüketici bir fonksiyon icra etme durumundadır. 

Tefrikaya götürücü ihtilafları da yine aynı kategoride algılamamız mümkündür. Her ikisi de öldürücü bir illetin, kahredici bir zilletin davetçileridir. Dolayısıyla, bunlarla mücadelede öncelikli konu, ihtilaf ve tefrikadan ve bunlara götürücü sebeplerden arınmış ve korunmuş olmanın temin ve tesisidir. Bu da ancak, birlik ruhunun, beraberlik şuurunun, kardeşlik anlayışının, barışık yaşama sanatının geliştirilmesiyle hasıl olabilecek neticelerdir.  

Sevgi, saygı, hoşgörü, uzlaşı, barış gibi fert ve toplumun, huzur, ahenk ve bütünlüğünün temel esasları sayılması gereken kavramlar, kendi varlıkları itibariyle değerler üstü değere sahip oldukları gibi, söz konusu neticeyi besleyen ana kaynaklar olmaları itibariyle de hayati öneme sahiptirler. Bu sebeple de, hem dünyanın yaşanabilir olmasının ve öyle de kalmasının teminatı hem de bütün kültürlerin kendi varislerine bırakacakları en kıymetli mirasları olan bu kavramları muhafaza adına çok daha hassas davranmak ve onları taşınılması mümkün en son noktaya kadar taşıyarak evrensel boyutlara ulaştırmak, çok önemli sosyal bir sorumluluktur, aynı zamanda bir insanlık vecibesidir. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sevgili Latif Abi, yazılarınızı ilgiyle okuyoruz ama ...

Sn Ali Erkan Kavaklı Y Akit’te 2015-04-02 tarihli köşe yazısında “Düşmanımız ihtilaf, cehalet, zururet diyen Bediüzzaman” başlığı ile aynı mevzuları işlemişti. Yazınız elbette güzeldir. Ama yazınızda Bediüzzaman Said Nursi ye atıf yok. Bu mühim bir eksiklik. Orijinal ifadeler şu şekildedir: "Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz."BSNursi
  • Yanıtla

Umut Özkan

Bunları başarsak süper güç olurduk zaten.. Tebrikler, muhteşem bi yazı olmuş.. inşallah etkili-yetkili devlet adamlarımız da okur, değerlendirir..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23