• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Sınırsızlık sarmalında arkadaş seçimi… 

19 Mart 2022
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

İnsanı kendisine en yakın canlı olan hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerinden biri his ve duygularının serbest bırakılışı, his ve duygularına sınır getirilmemiş bulunmasıdır. Bu hal ve keyfiyet onu yüceler yücesi mertebelere çıkaran ya da kendi cinsinin bile esfeline atan özelliktir. 

İnsan kendisinde mevcut his ve duygulardan müspet olanları ne ölçüde inkişaf ettirir ve yine kendisinde mevcut menfi his ve duyguları ne ölçüde aşağıya çekebilirse o nispette insandır, insan denilmeye layık bir varlıktır. 

Eğitimden, terbiyeden gaye ve maksat da zaten bu neticeye ulaşmaktır, öyle de olmalıdır. Böylesi bir netice hâsıl etmeyen eğitim eğitim değildir, böylesi bir maksada hizmet etmeyen terbiye terbiye değildir.  

İnsanın his ve duyguları sınırlandırılmadığına göre, onun inkişafının da bir sınırı olmamalıdır. Yoktur da. Bu hayır yarışında her insan daim kendi rekorunu kırar; bir mertebe sonrası bir öncekinden sürekli daha hayırlı olur. Her defasında denize ulaşır, ikinciye ulaştığında önceki deniz onun yanında bir katre gibi kalır. Ulaştığı güneştir; ikinci güneş birincisini titrek bir mum haline getirir. Ve bu yükseliş hep böyle devam eder.  

Bazen tekrar başa döner. Sanki daha önceki yükselişleri hiç yaşamamış gibi olur. Zıt duyguların kıskacında neye uğradığını anlayamaz. Güneşle arasına siyah, kalın bulut kümeleri girmiştir. Daha önce kendisi güneş iken şimdi güneşten bir küçük şuleyi arar olmuştur. Sökün edip üzerine üşüşen varitler de kesilmiştir. Tek bir varit bile şimdi ona manevi irtibatını tescilleme adına yetecektir. Nefesi kesildiği, bittim, tükendim dediği şu an, esasen onun metafizik şahlanışı adına okun yayda gerilmesi gibi bir haldir. Düşüş ya da geriye gidiş değildir. Fakat o içinde bulunduğu halin yoksulluğunu ne kadar şiddetli hissederse, şahlanışı da o kadar muhteşem, o kadar göz kamaştırıcı olacaktır. Fakat bu hal üzerinden kalkıncaya kadar o böylesi bir neticeden de habersizdir. Zaten imtihan sırrı da onun bu habersizliği halinde gizlidir. Keyfiyet farkı mahfuz, o bu hali de kim bilir nice defalar yaşayacak; yükselişin sonsuz semalarında pik yapıp duracaktır.  

Yükselişi bu denli sınırsız olan insanın alçalışı da aynı şekilde sınırsızdır. Kendisinde mevcut olumsuz his ve duyguları sıfırlayarak fazilete dönüştürmesi gerekirken onları şişirerek, büyüterek rezaletin şekillenmiş yankısı haline gelen insanların yaptıkları bundan ibarettir. Tahrip kolaydır, kaidesi gereği böylesi insanların tahribatı da korkunç denecek ölçüde sınırsız olur.  

His ve duyguların sınırsızlığının bir gereği olarak insanların hem iyi hem de kötü yanları akışkandır, başkalarına sirayet etme potansiyeli taşır. Onun için arkadaşlık çok önemlidir. Efendimiz, “ Kişi dostunun dini üzeredir” derken bu hakikate işaret buyurur. “Söyle dostunu, söyleyeyim sana kim olduğunu” atasözümüz de aynı hakikati tecrübeye dayalı olarak teyit eder.  

Sohbette insibağ vardır. Yani aynı sohbete katılanlar birbirinin boyasıyla boyanır. Bu sıbğat hali insanın maddi-manevi mahiyetine ayrı ve ayırıcı bir suret verir. Aynı tarikata veya aynı dini cemaate mensup insanların zamanla suretlerinin de birbirine benzer olmasının bir sırrı da budur. 

Öyleyse dost ve arkadaş edinmede seçici olunmalıdır. Manevi hayatımızı sürekli zinde tutabilmemiz için arkadaş grubumuzu böyle bir neticeye vesile olacağına kanaat getirdiklerimizden seçmeliyiz. Hele sanal dünya marifetiyle tanış olduğumuz sınırsızlık sarmalında hayrın da şerrin de yayılmada sınır tanımadığı ve çok kere de iç içe girdiği günümüzde bu seçicilik bizim için can simididir, en güvenli limandır. 

Arkadaş grubumuz, dini duyguları uyanık, iyiliği emir, kötülüğü engelleme hususunda hassas Allah dostu kişilerden olursa, yanlıştan dönme, doğruda sebat etme noktasında bize sinerji kaynağı olur. Aksi hal ise aksi haller doğurur. 

Kitap okumak, kitabın yazarıyla zaman ve mekân üstü bir atmosferde irtibat kurmak anlamına gelir. Bu da bir çeşit dostluk ve arkadaşlıktır. Olumlu olumsuz düşünceler, mutlaka okuyanda az veya çok iz bırakır. Olumsuz izler hemen silinmezse kalıcı yaralar oluşur. Bu da kişinin manevi hayatını mahveder. Bu tür arkadaşlık ve dostluklarda da seçici olunması elzemdir.  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

MÜSLÜMAN Uyanık ve DİKKATLİ olmalı!

FGÜLEN Amerika'nın, A.OKTAR İİsrail'in, KADİROV Rusya'nın KÖPEĞİDİR. MÜSLÜMAN, Peşine takılacağı Hoca KILIKLIYA ve SEÇECEĞİ Yöneticilere ÇOK ama ÇOK DİKKAT etmelidir. Emperyalistler, Önümüze İSLAMİ görünümlü SAHTEKAR İSİMLERİ Yani AJANLARI getirmektedir! MÜSLÜMAN UYANIK VE DİKKATLİ OL.

Müslüman uyanık olmalı..diyen yorumcu

Sen kiminsin peki.. 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23