• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Rapor

18 Temmuz 2020


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Duanıza vesile olsun diye arz edeyim. Kırk gündür eşimle birlikte hastanede oğlumuz Metin’in başında nöbetteyiz. Ramazan ayının ilk günlerinde kronik rahatsızlıklarına bir de akciğer enfeksiyonu eklendi, acilen hastaneye kaldırdık. Bir müddet yoğun bakımda kaldı. Sonra oda servisine çıkarıldı. Yoğun bakımda refakatçi kabul etmediklerinden yanında bulunamadık. Oda servisine çıkınca hemen yanına koştuk. Otuz saat kadar beraber kaldık. Fakat aniden kalbi durdu. Doktorların müdahalesiyle tekrar hayata döndü. On beş gün daha yoğun bakımda kaldı. Tekrar oda servisine çıkarıldı. Kırk gündür birlikteyiz. Tedavisi sürüyor.

Oğlumun beklenmedik bu ani rahatsızlığı sebebiyle, üzerinde çalıştığım bir dosyayı ertelemek zorunda kaldım. FETÖ’nün önemli bir kadro ferdini sırf muhalefete geçtiği ve yanlış gördüğü bazı durumları açıktan dillendirdiği için nasıl öldürdüğünü ve olaya nasıl intihar süsü verdiğini açıklayacak bu dosyayı inşallah şartlar müsaade ettiği ilk fırsatta sizlerle paylaşmak niyetindeyim.

Ayasofya’yı 1976 yılında ilk ve son bir kere ziyaret etmiştim. O yıllarda İzmir’de ikamet ediyordum. Ziyaretim esnasında yaşadıklarım, gördüklerim bana o kadar hicran yaşatmıştı ki, otuz seneyi aşkın bir süredir İstanbul’da ikametime ve bu arada pek çok tarihi yeri nice defalar ziyaret etmeme rağmen Ayasofya’yı o haliyle ziyarete bir daha kendimde cesaret bulamadım. Bütün ümmet fertleri gibi ben de onun tekrar eski haline avdet etmesini bekledim. Ve şimdi onun eski ihtişamlı haline dönmüş bulunmasını iliklerime kadar işleyen bir sevinç ve sürurla karşılıyor, bu fethi mübinde emeği geçen herkese dualar ediyorum.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, öncülüğünü ettiği bu büyük fetih hamlesiyle, kendi siyasi tarihinin bütününde gösterdiği başarılı icraatın hepsini dahi deryada katre mukayesesi ölçüsünde mizana oturtan çok büyük bir icraata imza atmış bulunuyor. Ayasofya’nın açılışının İslam fütuhatı adına simgelediği manevi işaretlerin hepsine, bir şeye sebep olan aynen onu yapmış gibidir kaidesi sırrınca ortak olma talihliliğinden bahsediyoruz. Allah ondan ve bu konuda ona maddi manevi destek olan herkesten ebediyen razı olsun, bizleri de razı olduğu kullar zümresine ilhak buyursun. 

Ayasofya bu ümmetin asırlık duasıdır. Başta Bediüzzaman Hazretleri olmak üzere bu zaman diliminde yaşayan ve yaşamakta olan bütün mana büyükleri ve kanaat önderleri Ayasofya’nın ihyası noktasında çaba sarf etmiş, onun açılmasının ne kadar önemli olduğu üzerinde uyarılarda bulunmuş, Alem-i İslam’ın şahlanışının önündeki bu en önemli engelin kalkması adına dua dua yalvararak Cenab-ı Hak’tan bu kutlu sonucu niyaz etmişlerdir. Ve işte Rabbimiz, bu külli, bu umumi duayı geri çevirmemiş, kabullerin en güzeliyle karşılayarak Ayasofya’nın tekrar ibadete açılmasını ümmeti merhumeye lütfetmiştir. O’na sonsuz hamd ü senalar olsun. Bizlere bir daha mabetlerin kapatılması gibi hicranlar yaşatmasın. 

Ayasofya’nın ibadete açılması elbette büyük bir nimettir. Her nimet kendi cinsinden şükür ister. Ayasofya fethin bir simgesi olduğundan, bizden beklenen şükür de fetih olmalıdır. Mescid-i Aksa’nın esaretten kurtulması için yapılacak bütün cehd ü gayretler böylesi bir şükürdür. Haremeyn-i Şerifeyn’in mevcut baskıların esaretinden kurtuluşu için yapılacak bütün çalışmalar da yine böylesi bir şükür olacaktır Zaten fetihte hitam-ı misk de Haremeyn-i Şerifeyn’in fethidir. 

Meseleyi, mikro politikanın bir parçası haline dönüştürmek fevkalade yanlıştır. Bu büyük dava her türlü politik düşüncenin üstünde hem de çok üstünde tutulmalıdır. Ayasofya’nın ibadete açılışı onuru hepimize ödül olarak yeter.

Ayasofya’nın açılışı FETÖ’ye karalar bağlattı, onları yasa boğdu. Çünkü Rabin oğlu Fetul, binbir yalanı yanında çevresindeki meczuplarını Ayasofya’yı ibadete kendisinin açacağına inandırmıştı. Artık böyle güçlü bir motivasyon argümanını da kaybetmiş oldu, yalanlarıyla baş başa kaldı.

Bir 15 Temmuz’u daha idrak ettik. FETÖ denen hain örgütün bu milletin ve bu devletin bekasına taarruz ettiği o kâbus dolu günü ve bu günde milletin şahlanarak söz konusu ihaneti püskürtüşünü unutmamalıyız ve unutturmamalıyız ki bir daha yaşamayalım. Unutmayacak, unutturmayacak ve bir daha yaşamayacağız inşallah.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SÜTÇÜ İMAM

OĞLUNUZ METİN'E ALLAH'TAN CC ACİL ŞİFALAR DİLERİM MUHTEREM HOCAM. TEZ ZAMANDA AYAĞA KALKAR İNŞALLAH. SİZİ DE BAŞIMIZDAN EKSİK EYLEMESİN, FETÖCÜ ALEYHİLANELERDEN MUHAFAZA BUYURSUN.
  • Yanıtla

Allah CC şifa versin Latif Hocam

Yazıda bahsi geçen intihar süsü verilen su-i kast hadisesi çok mühim bir belge. Haftaya inşallah okuruz. Bu vesile ile rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu su-i kastı aklıma geldi. Rahmetli Yazıcıoğlu nun Fetül’e karşı net aleyhte duruşunu cümle alem bilir ve bu müfsidim yollarca çok rahatsız etmiştir. Fetül, sanki gaybaşina gözüyle Yazıcıoğlunun vefatını önceden biliyormuşcasına ölüm şeklini etrafındakilere haber vermiştir. Robotlarının O’nun ermişliğine atfettikleri bu önceden bilme durumu diğer birçok su-i kast gibi bizzat FETÖ yapımıdır. Bu ispatlanmıştır.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23