• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI
18 Ocak 2020

İşte bir kamikaze daha...

FETÖ’cüler yeni bir kamikaze denemesiyle ağırlaştırılmış müebbet cezası almış silahlı teröristi (Metin İyidil) beraat ile tahliye ettirdiler. Neyse ki savcılık tekrar devreye girdi, kaçmak üzere olan terörist yakalandı, tekrar göz altına alındı ve tutuklandı.

Bu seviyede birinin beraatine ve tahliyesine karar vermek çok ciddi bir uyarı sirenidir. Bu kararı alanlarla (Özellikle 20. Daire başkanı Hulusi Gül ile) ilgili görüşümü aylar öncesi yetkili olduklarını sandığım bazı kişilere bir vesile ile söylemiş fakat, söylediklerimin öncesi için doğru olduğu, şimdiki halde söz konusu şahsın FETÖ ile irtibatı bulunmadığı hatta bütün bilgilerini devletle paylaştığı şeklinde bir cevap almıştım.

Bana bu cevabı ulaştıranlara o zaman dedim ki, bu çok ciddi bir mesele, bu kişi kendilerince küçük gördükleri cezaları onaylayacak, büyük cezalar alanları da arada kurtarmaya çalışacak. Fırsat bulabilirse bütün maharetini de çatı davası gibi dosyalarda gösterecek… Maalesef dediklerim aynen çıktı, önlem alınmasaydı diğerleri de öyle olacağa benziyordu.

Bu kamikazeden sonra, bana söz konusu cevabı verenler  ne haldeler bilmiyorum. Hâlâ yüzleri kızarıp mosmor olmadıysa, yanılmış bulunmanın vicdan azabıyla muazzep değillerse, o zaman onlar hakkındaki kripto FETÖ’cüler kanaatine varışım mazur görülsün. Bu kişiler kimler tarafından himaye ediliyorsa araştırılmalı; Adliyeye yeniden çöreklendikleri icraatlarıyla zahir kripto çete mutlaka çökertilmelidir.

İki ayrı yerde 300 milyon dolara yakın sahte para İstanbul emniyetinin başarılı bir operasyonuyla ele geçirildi. Kalpazanların FETÖ ile iltisaklı oldukları ortaya çıktı. Bu hainler daha nerelere savrulacaklar, izleyip göreceğiz. Allah önce aziz ettiğini böylesine zelil ediyorsa, bu adaleti ilahinin çok iyi okunması gerekir. 

Bütün düşmanlarımızın aleyhimizde ittifak ettiği, bütün münafıkların düşman cephede yer aldığı, İslam dünyasını ihtilaf ve tefrikanın yiyip bitirdiği zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz. Tek tesellimiz, karanlığın koyulaştığı demlerin, yakında sökün edip gelecek fecir aydınlığının da habercisi oluşu.

“Rabbim yeryüzünde kâfirlerden tek kişi bırakma. Çünkü sen onları bırakırsan kullarını şaşırtırlar ve sadece ahlaksız, nankör insanlar doğururlar. Rabbim, beni, anamı, babamı, inanarak evime gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de sadece helakini artır, onların köklerini kurut.” (Nuh, 71/26-28)

Tufan peygamberi, dertli nebi Nuh’un (a.s) duasıdır bu. Yalvarışıdır Rabb’e, kıyamet sancılı günlerde. Çocukları ihtiyarlatan günlerdir onlar. Kadınlara düşük yaptıran, analara emzikteki yavrularını attıran…

 İnleme kader, onun dışında her şey tutsaktır o günlerde. Feryad edebilmek bile bir ayrıcalık, bir destek istemektedir. Ses rüyalaşmıştır. Çığlık hayallere sürgün edilmiştir. Ümitler, mor halkalı gözlerle seyredilen cılız yamaçlarda erimiş, tükenmiştir.

Ruh asimile olmuştur. Düşünceden sızan kanı sünger iştahıyla toprak emmiştir. Kirlenmiştir toprak, iffetini, asaletini dolayısıyla her şeyini kaybetmiştir. Toprak “ana” değil, yabandır artık oradakilere. Dokunuşu ürpertilidir, sıcak tene kefen bezi soğukluğu değmişçesine… İğrençtir, pistir zalim nefesi. O kirletmiş o batırmıştır atmosferi. Gök delinmiştir. Yer de ona benzemiştir. Felaket kapıdadır. Bellidir, tufan olacaktır.

Mazlumun ahı tutmuştur. Beşikte doğranan bebelerin ahı tutmuştur. Irzına geçilen kadınların ahı tutmuştur. Karınları deşilen anaların ahı tutmuştur. Vücudunun her parçası binlerce kine, nefrete maruz kalmış şehidlerin ahı tutmuştur. Ciğeri dişlenen Hamzaların, kefen bezine hasret Musabların, ağzı, burnu, gözü, kulakları kesilmiş, oyulmuş İbn-i Cahşların ahı tutmuştur. Nuh (as) gibi ağlayan, dua dua yalvaranların, belki benim, belki senin, belki de kapımızı çalsa yüz geri edeceğimiz, dudaklarından dökülenler kabul şerbetli, saçı başı dağınık bir bilinmez erin ahı tutmuştur.

Ve tufan mayalanmıştır. Dünya yeniden ırgalanacağa benzer. Lavlar soluk verecek dağlara, tepelere, bayırlara, ovalara… “Kartallar” yuvalarını yeniden kuracaklar göklere yakın yerlerde. Fırın kızışınca, sefere “Sefine”ler de katılacak şüphesiz. “Adiyât Sûresi” okunacak dört bir yanda. “Zelzele”den, ictimai sarsıntılardan hemen sonra.

Yemin olsun harıl harıl, soluk soluğa koşanlara. Atlara, tanklara. Ayağından ateş çıkaranlara. Ateş kusan silahlara. Harbi kızıştıranlara. Gece kovalayanlara. Fitne tutuşturanlara. Kargaşa çıkaranlara. Onlarla savaşanlara. Akın yapanlara, sabah aydınlığında. Tozu dumana katanlara. Barut kokusuna. Katil narasına. Feryadlara. Dökülen terlere, kanlara. Bir millete kıyanlara. Bölüp bölüp ayıranlara. Toplumu dağıtanlara. Parçalayıp yutanlara. Didişenlere, vuruşanlara, birbirleriyle boğuşanlara. Yemin olsun ki bütün bunlara toslayacaklar ilâhî gadaba, billah toslayacaklar. Yaptıklarıyla ve  içlerinde gizli tuttuklarıyla derdest olacaklar. Hainler, alçaklar, kahpeler destek bulamayacaklar.  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Süleyman Sırrı Dinçer

Sayın Erdoğan Kaleminize sağlık ne güzel bir yazı.Her zamanki gibi hem öğretici hem aşk dolu.Selamlar,sevgiler.
  • Yanıtla

Latif Erdoğan yazıları Penisilvanya’da deprem etkisi yapar Her cumartesi böyle

Ey! Amerikan kıtmirinin şakirtleri! KPSS-Soruları çalarak, kumpaslarla kadroları ele geçirerek, devleti hortumlayarak, mülakatlarda kul hakkı yiyerek, yurtdışı doktora kadrolarını şakirtlere tahsis ederek, örtülü başları açarak, devlette ajanvari kadrolaşarak, PKK içine sızan vatanperver MİT elemanlarını örgüte ihbar ederek, gizlenmek için cumayı terkederek, hatunları bikini ile denize sokarak ve alkollü içki içerek nereye varacaktınız? Dünyayı İslam’la mı tanıştıracaktınız?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı