• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Hekimoğlu İsmail’in ardından 

22 Ocak 2022
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Ölümün hakikati Hakk’a vuslat. Yani, kişinin Rabbine kavuşması. Yaratılışıyla başlayan geri dönüş serüveninin tamama ermesi. Bu dönüşü imanla, ameli salihle, O’nun rızasını kazanmış olarak tamamlamak ne büyük devlet! Aksi durum bütünüyle hüsran, bütünüyle kayıp… 

Dünya hayatı, ahirete kıyas edildiğinde oyun ve oyuncak. Her şeyden önce, fani ve geçici. Baki alemin bir anı, dünya hayatının binlerce yılından daha kıymetli, daha değerli. Çünkü kesintisiz, çünkü  devamlı. 

Ahirete iman olmasa, dünya hayatının sadece ıstırapları, musibetleri değil, zevkleri, mutlulukları dahi elem verici. Zira zevale mahkum lezzetler, zevkler, fanilik mührünü de beraberinde taşıdıklarından aynı elem, aynı ıstırap sayılmak durumunda. 

Bedeni haz ve lezzetlerin ömrü geçmiş ve gelecek arasında yaşanılan bir andan ibaret. Geçmişi geri getirmek mümkün olmadığı gibi, geleceğin gelmesi de bizim için garantili değil. Bir an sonra yaşayacağımızı garanti edemeyeceğimize göre, her şey maddesi itibariyle yaşanılan anla sınırlı. Bize bu sınırlılık cidarını aştıracak olan aşkın bir hayata intikal etmek. Kalbin ve ruhun hayat derecesine sıçrayabilenler için bu aşkınlık bu fani alemde dahi kısmen mümkün. Fakat sınır tanımayan aşkınlık gerçek hayatın kendisi olan ahiret hayatında gerçekleşecek.  

Bir ölümlünün, bu turnikeye kendisinden önce girmiş bir başka ölümlü için taziyede bulunması… Bütün taziye mesajlarının sabit hükmü bu. Bizden önce vefat edenler için biz taziyede bulunuyoruz; bizden sonra vefat edecekler de bizim için taziyede bulunacaklar. Ecel gizli olduğundan bu durumun kimin için nasıl gerçekleşeceğini ancak ölüm vaki olduktan sonra bilebiliyoruz. Önemli olan şu gök kubbede hoş bir seda olarak anılabilmek. Çünkü müminlerin birbirini hayırla yâd etmesi, Cenab-ı Hak katında da önemli bir referans.    

Onun içindir ki, Hadis-i Şerifte “ölülerinizi hayırla anın, kötülükleriyle anmayın” buyrulur. Ne ki yaptıklarıyla, işledikleriyle topluma mal olmuş kişiler için bu tercih oldukça zor. Böylesi kişilerin hayırla yâd ediliyor olması ne büyük bahtiyarlık. Rabbim cümlemizi onlardan eylesin. 

Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu) büyüğümüzün vefatı bana bunları düşündürdü. 90 yıllık ömrünü hak ve hakikat çizgisinden zerrece sapmadan geçirebilmek, ömrünün bütün an ve zamanlarını hak ve hakikatin neşrine vakfedebilmek  Cenab-ı Hakk’ın özel bir lütuf ve ihsanıdır. Padişahın atiyelerini ise ancak matiyeleri taşıyabilir.  

Asker kökenliydi. Askeriyeyi onun için çok önemsiyordu. Bu sebeple de bir yazısında, İmam Hatip mezunları da askeriyeye alınsın teklifinde bulundu. Bu teklif onun senelerce hapishanede yatmasına yetti.  Ama o, çilesini sevenlerdendi. Hapishaneden çıkınca kaldığı yerden yoluna devam etti,  aynı ton, aynı kararlılıkla yazılarını sürdürdü. 

FETÖ olayları patlak verince, yine hak ve hakikatten ayrılmadı. Hakkı tutup kaldırmanın çarelerini aradı. Sağlığı el verdiği ölçüde, sevenlerine uyarı ve ikazlarını sürdürdü. 

Hekimoğlu İsmail velüt bir kalemdi. Aynı zamanda nüktedandı. Kendisi anlatmıştı: Bir gün, yakın dostlarından bir doktor elindeki tahlillere bakarak kanser teşhisinde bulunmuş. Hekimoğlu doktora “daha ne kadar yaşarım” diye sormuş. O da “üç sene kadar” cevabını vermiş. Bunun üzerine “Benim hiç olmazsa üç sene garantim var, sizin için o da yok” demiş. Bu olaydan sonra daha otuz yıl yaşadı.   

Hekimoğlu İsmail kendini aşmış bir insandı. Zaman gazetesinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Bir ara gazetenin yayın yönetmenliğine baktım. O sıralarda yazdığı bazı yazılar, Ahmet Şahin’le zıtlaşma anlamına gelecek yazılardı. Adeta birbirlerine cevap yetiştiriyorlardı. 

Ziyaretime gelmişti. Kendisine, “Abi Ahmet Şahin’le aranızda bir şey mi var?” diye sordum. “Asla, benim kendisine hem muhabbetim hem de hürmetim vardır” dedi. “Birkaç haftadır birbirinize cevap yetiştiriyorsunuz da..” dedim. Hayretle yüzüme baktı, “benim hiç öyle bir kastım olmadı” dedi. Yazıları çıkarıp kendisine takdim ettim. Okudu. “Gerçekten çok üzüldüm” dedi. Ve devam etti: “Ben senelerdir gazetede yazarım, fakat hiç gazete okumam. Bu yazılarımın hiç birinde de özel bir maksadım yoktur. Ben Ahmet hocamı arar kendisinden özür dilerim. Siz bugünkü yazımı koymayın, ben başka bir yazı yazayım.”  

Görüşemesek de var olduğunu bilmek bizim için teselliydi. Şimdi bir tesellimizi de kaybettik. Ruhu şad, makamı cennet olsun, nurlar içinde yatsın.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Latif Bey

Bugun ki yazi ilac gibi geldi. Boyle guzel bir yaziya bugunlerde pek rastlamak mumkun olmuyor. Herkes kendi amacina gore dinimizin kutsal kitabini egip bukurek anlamlarini kendi amacina uyduruyor. Gencligi dine isindirmamiz lazim Latif Hoca. Lutfen yazin ne yapalim bu feto ve feto gibilerin elinden genclerimizi insanlarimizi ulkemizi nasil kurtaralim ve bunlarin kokunu nasil kurutalim. Her taraftan kotu sozcuklerle olmadik yalan dolanla uflemeye devam ediyorlar; laf ve soz bunlara kar etmiyor. Normal de Bir insan hata yapar ve geri doner; bile bile hata ve gunahli isler yapmaya devam etmez. Bu fetoculer ve feto trolleri neden yaptiklari hatadan donmuyor acaba? Bu sosyo psikolojik trajediyi nasil iyilestirebiliriz. Bunlari iyi taniyan olarak sizin bilge kisiliginize soruyorum. Bu konuda yazin ki ogrenelim ve icimize su serpilsin; belki bu feto dan kurtulmak isteyen fetoculer de bireysel bir adim atar belki; kendilerini en azindan bu cete ortamindan kurtarirlar. Biraz cesur olmak cok mu zor bunlar icin? Bu feto teknesinde her gun saga sola saldirmak nedir? Gittikleri yol yol degil amac amac degil; eger kurtulma yoluna giderlerse dogduklari ulke ve milletine ihanet etme gunahindan da cikmis olurlar. Size soyluyorum ey fetoculer ve fetocu troller! Bikmaz misiniz bu yaptiginiz kotulukten. Yaratana hangi yuzle doneceksiniz? Biz hakliymiydik diyeceksiniz? Dusunun! Yanacak cehenneme odun olacaklardan mi olacaksiniz; yoksa tovbe edip kurtulanlardan mi? Karar sizin. Iyi amacta olanlari biraz ugrastirirsiniz; ancak yine amaciniz seytani oldugu icin kaybedenler mutlaka siz fetoculer olursunuz. Latif Hocayi dinleyin. Gelin tovbe edin ve gidin teslim olun!!

oynamaya devam ediyorlar, bıkmıyorlar

şu an youtube’a konan videolarda hekimoğlu ismail üzerinden müthiş bir “fetula“ propogandası yapmaktalar; bunu elbette ‘the cemaat’ yapıyor. ayrıca ke-mal gülen, h.ismail hakkında youtube uzun bir video hazırlayıp koydu.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23