• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Güçlü ve tam bağımsız Türkiye manifestosu 

26 Mart 2022
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Zorlu işleri başarmak, vizyon ve misyon ister. Vizyon ve misyonun ortak paydası ise inanmaktır. İnanmak aynı zamanda güven ve özgüvenin de en velut kaynağıdır. Bunlar birleşince, kader de elvermişse o insanın başaramayacağı zorluk, üstesinden gelemeyeceği sorumluluk yoktur. 

Elime geç ulaştığı için değerlendirme yazısını yazmakta geciktiğim “Burası Çok Önemli” kitabını okumaya başladığımda ilk düşündüğüm bunlar oldu. Berat Albayrak, kitabında Tam Bağımsız Türkiye idealini bir kuyumcu hassasiyetiyle işlemiş. Otobiyografi değil, tam bağımsızlığın manifestosunu yazmış. 

Ahmet Davutoğlu’nun emriyle, bir FETÖ’cü pilotun Rus uçağını düşürmesi olayının Berat Albayrak’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına gelişinin ilk gününe denk gelmesinin bir tesadüf olmadığını artık çok daha iyi anlamış bulunuyoruz. Rus uçağının düşürülmesinin, enerji krizine dönüşmesi hedeflenen bir ön hazırlık olduğu, bu kriz hengamesinde yeni bakanın iş yapamaz hale getirilmek istendiği çok açıktır. Nitekim FETÖ’cü bürokratlar, Berat Albayrak’ın enerjiyle ilgili her milli hamlesini önlemek adına da çeşitli atraksiyonlar gerçekleştirmişler; fakat her defasında bu genç, bu idealist, bu vizyon ve misyon sahibi şahsiyet karşısında hezimete uğramışlardır. Bu bürokratların pek çoğu, 15 Temmuz sonrası FETÖ ile iltisakları sebebiyle ihraç edilmiştir.  

Hazine ve Maliye Bakanlığına geldiği günlerdeki sözde rahip, terör sevici Brunson bahane edilerek yapılan kur saldırısını da aynı perspektiften değerlendirmek gerekir. Berat Albayrak, ne kadar Türkiye düşmanı varsa hepsinin ortak hedefidir. Böylesi bir müştereklik elbette tesadüfi değil, organize bir linç hareketidir. Hedef olan Berat Albayrak için de onur vericidir. 

Enerjide dışa bağımlılığın, ülkeyi ne gibi bedeller ödemeye namzet hale getirdiğinin şuurunda olan Berat Albayrak, böylesi bedeller ödemekten kurtuluşun çarelerini de bir bir anlatmış: Yerel enerjiye sahip olmak, yerel enerjiyi bulacak, işletecek ve sürdürecek teknoloji ve bu teknolojiyi kullanacak milli ekipmana sahip olmak ve ithal edilen enerjide çeşitliği temin etmek yani bir- iki ülkenin inisiyatifine mahkûm hale gelmemek. 

Bu gaye ve hedefe götürücü icraatla teorik olarak söylenenlerin nasıl ete kemiğe büründürüldüğü de anlatılmış kitapta. Zaten işin önemli olan yanı da burası. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde… 

Enerji alanlarının dünya çapında kartellerin tekelinde olduğunun, onlara karşı dayanabilmenin zorluğunun elbette farkındadır Albayrak. Ve bu uğurda her türlü bedel ödemeye de hazırdır. İşte bu adanmışlık ruhu, akıl, tecrübe ve bilgiyle bir araya geldiğinde olmazlar olur, imkânsızlar mümkün hale gelir. Daha önce hayal bile edilemeyen idealler bir bir gerçekleşir. 

Bu başarının bir reel yanı da şudur: Bu meselenin geçmişte bir “Milli Enerji Meselesi” olarak ele alınmadığı ortadadır. Düşünün ki, geçmişte bu alanda atılacak adımlara Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı değil, Dışişleri Bakanlığı içerisinde orta düzeyli bir daire karar veriyordu. Oysa şimdi, bu konu Milli Enerji Maden Politikasının en önemli konularından biri olarak ele alındı. 

Enerji ve maden konusu, devletin diğer ünite ve birimlerinden bağımsız bir konu değildir. Ne ki, ülkemizde ve dünyada iç ve dış politikaları belirleyici, yönlendirici en önemli merkez bir konudur. Bu açıdan da öncelikli bir konu olarak ele alınmalı; bu konudaki stratejilerin uygulanmasına o oranda önem verilmelidir. Bu tür bir yaklaşım ise ancak konjonktürel açılımları ve zincirleme gelişen olayları iyi okumak, iyi yorumlamakla mümkündür. 

Günümüzde olayların birbiriyle ilişkileri çok karmaşık, çok bilinmeyenli olduğundan tek başına bir kişinin bu yorum ve bu okumaları yapması, bu ölçüde donanımlı olması zordur. Bu bağlamda yapılacak en isabetli iş, ekip çalışmalarını öne çıkarmak ve kolektif bir akılla hareket etmektir. Kitabı okuyunca Berat Albayrak’ın bu konuda da başarılı olduğunu görüyoruz. 

Başarılı gördüğüm bir başka husus da kişi merkezli değil, çalışmaların ilke merkezli olmasıdır. Nitekim Milli Enerji ve Maden Strateji Belgesi kapsamında bir yol haritası olarak oluşturulan “Yeşil Kitap”ta bu ilkeler bir bir yazılmış ve o güne kadar gerçekleşen stratejilerin yanında ileride gerçekleşmesi beklenenler kendisinden sonraki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına bir emanet olarak teslim edilmiştir. Böylece kişilerin değişmesiyle stratejiler kesintiye uğramadan icraları sürdürülmüş ve zihni bütünlük korunarak muhafaza edilmiştir. Kanaatimce bu başarı en az strateji üretmek kadar önemlidir. 

Kitabı okuyunca, Beraat Albayrak’ın bakanlıktan ayrılışını, kaderin sevkiyle hayırlı ve bu kitabı yazması için gerekli kısa bir fasıla olarak değerlendirdim. Kendisini tekrar icraatta görmek bizim en içten talebimizdir. Gelecek nesiller bu kitaba zengin bir maden yatağına döner gibi tekrar tekrar dönecek ve ondaki ezber bozan düşüncelerden her daim istifade edeceklerdir.  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

sercan

ben berat beyin mehdi olduğunu önce turkiyeyi sonra insanlığı kurtaracağını düsünüyorum...

Latif Erdoğan yazınca şeytan kudurur

Bu yazıyı okuyan Penisilvanya robotları aleyhte yorumlarla FG gerçeğini en erken farkeden LEna saldırır. AldırmaLatif Abi Seni herzaman seveceğiz. Allah için seviyoruz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23