• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Gelecekten nasip payımız

07 Mart 2020


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır  (Mithat Cemal Kuntay)

Böyle demiş şair ve doğruyu söylemiş. Bayrağı herhangi bir bez parçasından ayıran en önemli özelliği onun üzerindeki şehit ve gazi kanıdır. Mevcut desene yüklenen anlamlar dahi sonra gelir. Toprağın vatana dönüşmesi de yine uğruna ölen şehitlerin varlığı ve gerekirse yine ölmeye hazır şehit namzetlerinin bulunuşuyla doğrudan irtibatlıdır.

Bu iki özelliği en zirve noktada temsil eden ay yıldızlı bayrağımız ve milyonlarca şehidin kanıyla yoğrulmuş bir vatanımız var. Ne kadar iftihar etsek hakkımızdır, ne kadar şükretsek azdır. Ne ki bu ilahi nimeti anlamak, idrak etmek de yine Cenab-ı Hakk’ın lütfuyla gerçekleşebilecek nimetler cümlesindendir. Mahrumlar kendi başlarına toprak saçsınlar, ağıt yakacaklarsa öncelikle bu mahrumiyetlerine ağıt yaksınlar. Biz bütün bir millet olarak şehadete susamış kara sevdalılardanız; şehadet bizim de nasip payımıza düşsün diye dua dua yalvaranlardanız. Aksi durumda olanlar bizim için, kınanmaktan çok hallerine acınması gereken aceze varlıklar zümresindendir. Halleri, bulundukları derekenin beyanına kafidir, ayrıca bizim beyanımıza ihtiyaç da lüzum da yoktur.     

Bizim bir de gönül coğrafyamız vardır. İman nefesi bulunan her yer ve yöre bu anlamda bizim için ikinci bir vatan hükmündedir. Bu sebeple de bizimle manevi bağı müsellem bu coğrafyadaki her türlü olumlu olumsuz olay bizi doğrudan ilgilendirir. Olumlu olaylar karşısında aynen oradaki kardeşlerimiz gibi sevinir, olumsuz olaylar karşısında da üzülür, hüzünleniriz. Başlarına gelen belayı kendi başımıza gelmiş kabul eder, defe çalışır; uğradıkları musibetlerde onlara onlardan önce kol kanat germeye gayret gösteririz. Bu bizim için bir iman borcu, bu bizim için bir insanlık vecibesidir.

Bizim Suriye’de, zalim, hain, katil bir rejime karşı oradaki mazlumları korumamız, kollamamız böyle bir iman, böyle bir insanlık sorumluluğudur. Bir tercih değil, doğrudan bir vazife ve yükümlülüktür.

Türk askerinin Suriye’deki mevcudiyetini bu şekilde okumayanlar büyük bir yanılgı içindedirler. Onlardan bazıları için yanılgı ifadesi eksik kalır. Çünkü onlar tam anlamıyla bir ihanet peşindedirler. Bazıları bu ihanetini siyasi muhalefet hesabına yapsa da önemli ve öncü kısmının derdi sekter ve mezhepsel ilişkilerden kaynaklanmaktadır.

Türkiye, sahadaki başarısını masada da sürdürmektedir. Bütün diplomatik hamlelerin bitti sanıldığı yerde Moskova’ya giden Türk heyeti, başta Reis olmak üzere yine bir diplomasi zaferine imza atmış ve tarihe parlak bir zafer notu düşmüşlerdir. Altı saat süren bir görüşmeden sonra, Erdoğan, Putin’den istediği her şeyi bir bir almıştır. Beşşar Esed  ve bizdeki uzantıları karalar bağlamasın da kim karalar bağlasın. Onlar yas tutmasın da kimler yas tutsun. Erdoğan’ın her başarısında histeri nöbeti geçiren FETÖ/ PKK/ PYD ve onların hamileri artık istedikleri kadar bu histeri nöbetinden nasiplerini alabilirler. Her gelen günleri, geçen günlerini aratacak olan bu menhus yığın bol bol histeri nöbeti geçire dursunlar, Türkiye Devleti, milletiyle bütünlük halinde bir zaferden bir başka bir zafere koşacak, azmini, kararlılığını, gücünü ve iyi niyetini cihana kabul ettirecektir. Evet, bu böyle olacaktır. Çünkü bu millet, ezel takdiriyle fetih denen kaderin ebedi mahkumudur…

Göçmen ve mültecilere açılan sınır kapısı daha ilk hamlesinde Avrupa’yı sıtmalı gibi titretmiş, şaşkın ördek misali suya yanlış yerleriyle girmelerine yol açmıştır. Yunanistan’ın sınırlarına dayanmış mülteci ve göçmenlere karşı takındıkları hukuksuz, haksız ve ahlaksız tavır işte tam böyle bir göstergedir. Ne ki bu atraksiyonların hiç biri mülteci ve göçmenleri durdurmaya yetmeyecek,  Avrupa kısa bir süre sonra bu göçmen ve mültecilere kapılarını açmak zorunda kalacaktır. Kimyevi terkipler gibi hassas dengeler üzerine kurulu Avrupa Birliğinin kimyası bu göçlerin tazyikiyle bozulacak, AB ülkelerinden her biri kendi başının çaresine bakmak üzere birbiri ardına mevcut birliği terke başlayacak, bir müddet sonra da AB dağılacaktır.

Onlar bu neticeyi kapımıza yığılan dört milyon Suriyeli mülteci sebebiyle bizler için bekliyorlardı. Allah, onların bu beklentilerini kendi başlarına maküs eyledi. Artık onları bekleyen büyük kaos bizi bekleyen ise huzur dolu istikbaldir. Bu istikbal, bedelini fazlasıyla ödediğimiz istiklalle eş anlamlı bir haldir…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

deniz

latif abi lutfen size yakisir yorum yapin.Sizi daha ozgur yorumlarda gormek istiyoruz..
  • Yanıtla

Bir yanda vicdan yani Latif Erdoğan mukabilinde ihanet Penisilvanya

FETÖnün ahtapot misali Türkiye’yi sardığı yıllarda herkes uykuda iken içlerinden bir mü’min uyandı. “Bu ihanet şebekesidir” dedi ve fitneyi teşhis etti. O gün bu gündür Latif Erdoğan alçakların saldırısına maruzdur. Allah CC bu kalemi korusun.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23