• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Gayret…  

25 Haziran 2022
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Gayret, pozitif kıskançlık, demektir. Türkçemizde hem hasedi hem de gayreti kıskançlık kelimesiyle karşıladığımızdan mutlaka bu durum anlam karışıklığına sebep olmaktadır. Halbuki haset ile gayretin hiçbir mana yakınlığı yoktur. 

Gayret, sevgiyle örülmüş koruyucu duvar ve üstün değerlere bağlılıkta gösterilen aşırı duyarlılıktır. O, idealize edilmiş hakikatin gerçekleşmesi ve sürdürülmesi uğruna her türlü imkanı aşkla, iştiyakla, azimle, kararlılıkla ve büyük bir onur bilinciyle seferber etmektir. Gayre için saygı şarttır, ödünsüzlük temel ilkedir, gönüllülük esastır, devamlılık elzemdir. 

Etik olarak gayret, bireysel ve toplumsal ahlaki değerlerin namus şuuruyla korunması ve geleneklere kodlanmış genlerle nesilden nesle intikali hadisesidir. Onun olmadığı yerde değer korumasından, değer intikalinden bahsetmek abestir. Sosyokültürel bağlamda ise onu, din, vatan ve millet kavramlarıyla terkip ederek şu şekilde ifade mümkün: 

Gayret-i diniye: Kişinin, dinin buyruklarına eksiksiz ve kesintisiz itaati; bireysel tercihlerini dinin normlarından yana kullanma kararlılığıdır. Bu anlamda gayret, içselleştirilmiş dini değerleri hem nicelik hem de nitelik yönleriyle ve maksimal düzeyde sürdürebilme niyeti, azmi, doğallığıdır. Afaki-enfüsi olumsuz uyarıların bütününe karşı anında verilen koruma, kollama refleksli fıtri tepkidir. Dogmatik yanımızın, yani inançlarımızın, ön kabullerimizin, haklarında tartışma açmaya ihtiyaç duymayacak ölçekte gerçekliklerini özümüzde bulduğumuz, duyduğumuz doğrularımızın gözcüsü bir sahiplenmedir. 

Gayret-i diniye, “Din garip başladı, sonunda yine garip kalacak. Müjdeler olsun gariplere.. İnsanların bozgun üstüne bozgun yaşadıkları/herkesin bozgunculuğa yöneldiği dönemlerde, ıslah işini yeğleyenlere..” hadisinde anlatılan, hallerinden, dillerinden, üsluplarından anlaşılamayan, içinde bulundukları zaman ve zeminin yetimlerinden bulunmayı fikri sabit edinme sorumluluğu ve kendi yaşadığı güzellikleri başkalarına da duyurma, tattığı manevi huzuru, mutluluğu başkalarına da tanıtma, tattırma diğerkamlığıdır. 

Gayret-i vataniye: Ülke sevgisinde ulaşılan fevkalade hassasiyet durumudur. O, ülkenin harici-dahili bütün saldırı ve düşmanlıklara karşı korunmasında, hem teorik hem de pratik devlet insiyaklarını, her ferdin kendi vicdanında duyması, yüreğinde hissetmesi hadisesidir. 

Ve o, vatan sevgisinin kaynağını imanda gören rehber öğretiye paralel, vatanı kaybetmenin, din gibi, ırz, namus, haysiyet ve şeref gibi daha neleri kaybetmek sayılacağı çıplak uyarısına, kişi ve toplumların bütün halinde ve bütün mevcudiyetleri ile uyanmaları vakasıdır. Yine o, “Nöbet tutan Mehmetçiğin gözleri, Allah korkusundan ağlayan zahidin gözlerine eş değer konumdadır ve her ikisini de cehennem ateşi yakmayacaktır” Hadis-i şerifinin hakikati perspektifinden bakılarak elde edilen derin anlayışla ve 

de “su uyur düşman uyumaz” atasözümüzün işareti doğrultusunda maddi manevi bütün düşmanlara karşı daima tedbirli bulunma ferasetidir. Gayret-i Vataniye, ülkenin çok yönlü kalkınması ve imarı adına gereken vatandaşlık yükümlülüğünü her türlü şartlar altında yerine getirme şuur ve bilincidir. Özetle o, canı da dahil bütün varlığını vatan uğruna seve seve fedaya hazır olma seçkinliğidir. 

Gayret-i milliye: Milleti millet yapan ortak değerlerin korunması ve kollanması adına yaşanan aşırı duyarlılıktır. O, din, dil, ülke ve ülkü birlikteliğini esas alan kriterler çerçevesinde, aynı değerleri paylaştığımız kişilerin hak, hukuk ve itibarlarını aynen kendi değerlerimiz kabul ve telakkisiyle korumaya alma erdemliliğidir. Gayreti Milliye, iyi günde-kötü günde, sevinçte-tasada ortak kaderi paylaşma mesuliyetini tabii yaşam biçimi kıvamına yükseltme cehdi ve becerisidir. O, toplum çıkarlarını ne pahasına olursa olsun daima kendi çıkarlarına tercih edebi ve “Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir” vecizesini işe kendinden başlayarak bütün millet fertlerine yayma, yaşanır kılma tutkusu, ideali, gayesidir. 


Gayret-i diniyenin en büyük örneklerinden Mahmut Efendi Hazretlerinin vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Cenab-ı Hak şefaatine nail eylesin. Bütün Ümmet-i Muhammed’in başı sağ olsun.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kafir, münafık, fasık, müfsid işbirliği

bir pi var, ki varlığından yeni haberdar oldum: kendisine bir de ebu haris ismini takmış; bu pi ve ismail saymaz pi’ i birlikte aynı hakaretleri yağdırıyorlar merhum ve mağfur Mahmud Efendiye! bir edip kaldı, o da sarkar salya tükürük yakında

Okur

İçindeki hainleri ve samimi olanları iyi tanıyan birisi olarak; adli yönden beratını alan,soruşturma açılmayan,takipsizlik alanlar için iade konusunda HA GAYRET demesini bekliyoruz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23