• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

FETÖ’nün kokuşmuş taktikleri yeniden devrede mi?

07 Mayıs 2022
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Daha önceleri FETÖ elebaşının kulağıma eğilip MİT’ten dediği isimlerin de bulunduğu önemli bir toplantıdayız. İçlerinden biri “Arkadaşlar, bütün cep telefonları dışarıda bırakılsın. Telefonlar kapalı da olsa dinlenebiliyor” dedi. O günlerde cep telefonu kullanmadığım için ben istifimi bozmadım. Üzerinde telefon olanlar dışarıya çıkıp telefonlarını bıraktılar. Dinlenilmekten emin olmanın mutluluğu ile gelip yerlerine oturdular. İçimden güldüm. Nasıl olsa aramızda üç MİT elemanının bulunduğu toplantıyı, devletten gizleyerek(!) yapıyorduk. 

Toplantının başında söz alarak dedim ki: Biz burada niçin bulunuyoruz ki kendimizi gizlenmek zorunda hissediyoruz. Biraz sonra gündemimizde, eğitim olacak, yurtlar, okullar olacak… Bu konuları niçin gizli gizli konuşacağız ki… Eğer bu toplantıları, Genelkurmay üyelerinin önünde de yapamayacaksak hiç yapmayalım. Biz ülkemiz için, vatanımız, milletimiz için buradayız. Şeffaf olalım ve bundan da korkmayalım… Dediklerim, telefonları dışarıya bırakmamızı isteyenler dışında herkesi memnun etmişti… 

Himmet toplantılarında milyonlar havada uçuşarak para toplanıyordu. Bu bağışları yapanlar, toplantıların devletten gizli yapıldığına can ü gönülden inanıyordu. 15 Temmuz sonrası FETÖ ileri gelenleri bir bir hukukun karşısına çıkarıp hesap verirlerken, himmet toplantılarının vazgeçilmez bir elemanını merak edip, müşterek bir tanıdığıma sordum: O da içeri alındı mı? Hayır, dedi, meğer o MİT’çiymiş… 

Geçmişin ceberut döneminde en masum dini toplantılar polis tarafından basılır ve orada bulunanlar tutuklanarak cezaevine gönderilirdi. Yaftaları da hazırdı: Nur ayini yaparken yakalandılar… Bu haksız davranışa muhatap olmamak için taktikler geliştirilirdi. (Gerçek nur talebeleri asla böylesi taktiklere tevessül etmediler, davalarından taviz de vermediler.) Toplantıya katılanlar mevlide davet edilmiş olurlardı. Herhangi bir baskın söz konusu olursa, orada bulunanlardan biri mevlit okumaya başlayacak, böylece devlet atlatılmış olacaktı. Fakat ne hikmetse, mevlit okuyanların dışında tutuklanmaktan kurtulan olmazdı!... 

Mevlit okuma taktiği ne kadar sürdü bilmiyorum; fakat cemaatin yön değiştirdiği günlerde mevlit, doğum günü partisiyle yer değiştirdi. Artık toplantılarda üzeri mumlu pastalar bulundurulacak ve herhangi bir baskın söz konusu olursa önceden kararlaştırılan kişinin doğum günü olduğu belirtilerek işin içinden çıkılacaktı. Vakide bir baskın olup olmadığını bilmiyorum. Eğer olduysa, ihtimal muma üfleyenlerin dışında kurtulan olmamıştır… 

Daha sonra toplantılar işletmeciliğini FETÖ elemanlarını yaptığı restaurantlara, cafelere taşındı. Artık görüşmeler, buluşmalar böylesi mekânlarda yapılacaktı. Elbette mesajlar jargonlarla verilecekti. Yani dinlenilse bile, FETÖ elemanları dışında bu konuşulanlardan kimse bir şey anlamayacaktı. 

Bitleri iyice kanlanınca en basit toplantıları bile yurt dışında, lüks ve konforlu mekânlarda yapar oldular. Özellikle, katılımın cazibesini artırmak için Amerika, Avrupa ülkeleri tercih edilir oldu. Oraları kendileri için güvenilir buluyorlardı. Bitlerinin kanlanması yanında toplantıların gündem maddelerinin ihanet içerikli konulara evrilmiş bulunmasının da bu taktiği kullanmakta payı büyüktü. 

Şimdilerde el değiştirdiğini bildiğim; fakat yön değiştirip değiştirmediğini bilmediğim Ankara Kızılcahamam’da tesis edilen Asya Termalin öncelikli gayesi, mahrem hizmetlere, mahrem toplantılara ev sahipliği yapmasıydı. Hiç kimse böyle masum bir dinlenme tesisinden, tatil köyünden şüphe duymazdı. Zaten, yöneticiler kendilerinden olduğu için, mahrem kalması gereken isimler kayda geçmiyordu. Böylece, en mahrem toplantılar hiç iz bırakmadan gerçekleştiriliyordu. Burada yapılan gizli toplantılar herkesin bildiği sır oluncaya kadar hep böyle devam etti. Sonra tedbir olarak bir süreliğine toplantılara ara verildi. Böylece takip edilme riski atlatılmış olacaktı. Ne ki sonradan anlaşıldı ki, kurulduğu ilk günden beri Asya Termalde üst düzey yöneticilik yapanlardan bazıları MİT’le ilişkili kişilerdi. Yani devlet yine atlatılamamış, burada yapılan bütün mahrem toplantılar kayda geçirilmişti… 

Geçenlerde bir FETÖ elemanının çocuğu için doğum günü partisi tertiplediğini duyunca, buraya kadar okuduklarınızı hatırladım. Ben de bir hatırlatma yapayım istedim…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kalender

Sana inanamıyorum sayın Ş. N. Nedense hiç özeleştiri göremiyorum.  

Mustafa

Harika yazınız için çok teşekkür ederim
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23