• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

FETÖ’nün kara listesindeki iki adam bir çocuk…

26 Aralık 2020


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

FETÖ elebaşının hayatta en çok nefret ettiği kişiler kendisine rakip gördükleridir. İntikam almak için yanıp tutuştuğu kişiler ise bir zaman kendisiyle beraber olduğu halde sonradan gördükleri arızalar sebebiyle ondan ayrılanlardır. Varlıklarına tahammül edemediklerine gelince bu iki hali birden kendilerinde taşıyanlardır. Yusuf Öztanzan bu son kategoriye dahil olanlardandı. 

Biz Kestanepazarına girdiğimiz yıllarda Yusuf Öztanzan marangozluk yapıyordu. Fakat sürekli Kestanepazarına gelir giderdi. FETÖ elebaşıyla aralarından su sızmazdı. Sanki ayrı cesetlerde tek ruh gibiydiler; dostlukları, arkadaşlıkları öylesine sağlam görünürdü. Yusuf Öztanzan bir mecliste bulunuyorsa mutlaka gözler FETÖ elebaşını da arar; o bir mecliste bulunuyorsa bu sefer de gözler Yusuf Öztanzan’ı bulmaya çalışırdı.

Yusuf Öztanzan, yapı itibariyle doğuştan münevver diyebileceğimiz kıvamda bir istidadın sahibiydi. Bulunduğu her ortamda ilgi odağı olmayı bilir ve her seviyedeki insanla çok rahat irtibata geçerdi. Sosyal yanı çok güçlüydü. Uzun boylu, sarışın, cüsseli bir insandı. Onun için de kendisine nur cemaati içinde Koca Yusuf denilirdi. 

Yusuf Abi, babacan bir insandı. Bazen bir minibüs tutar bizleri topluca Risale derslerine götürürdü. Yolda o başı çeker ve bağıra bağıra “Hak yol İslam yazacağız” şiirini marş gibi okurduk. Bu da bizi aidiyet olarak çok ciddi motive ederdi.

Fakat talebe içinde onun topladığı bu yoğun sempati FETÖ elebaşını çok ciddi rahatsız etti. Zaten 1970 sonrası yıllarda FETÖ elebaşının gizli ajandası da yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Yusuf Abi, hak ve hakikat adına bu yanlışlara karşı koymaya çalıştı, bizleri de uyardı.

FETÖ elebaşının verdiği hutbelerden seçmeler yaparak yazıya döktü ve bunları “Hitap Çiçekleri” adlı kitapta toplayarak yayınladı. FETÖ elebaşı kendisinden izin alınmadı bahanesiyle bu olaya çok ciddi tepki gösterdi. Fakat işin iç yüzü hiç de öyle değildi. O yıllarda FETÖ elebaşı kendi konuşmalarını öne çıkaran davranışlara girmişti. Adeta Risale-i Nurlara karşı bir rakip vaziyeti almıştı. Nur talebeleri de Risale-i Nur da ortada onun konuşmaları da, diyerek bu konuşmaların yazıya dökülerek mukayese şansının doğmasını, yani onun konuşmalarının Risale-i Nur karşısında güneşe kıyasla titrek bir mum olma keyfiyetinin görünmesini karara bağlamıştı. Bu vazife de Yusuf Abiye verilmişti. FETÖ elebaşını asıl çileden çıkaran düştüğü bu komik durumdu. Zaten o güne kadar henüz bir makale bile yazmış değildi.

Yusuf Abi, artık FETÖ elebaşı için varlığına tahammül edemediği bir fenomen haline gelmişti. Önceleri bazı kişilerin onun yanına gelip gitmesi yasaklandı. Daha sonra bu yasak umuma teşmil edildi. Düşünün, Barbaros Kocakurt’un onun yanına gidip geldiğini jurnalledi diye Mustafa Özcan’a ebedi terfi bahşedildi. 

Yusuf Abi yumuşak huylu, kendi doğrularından taviz vermeden herkesle geçinmeyi şiar edinmiş bir insandı. Onun için de FETÖ elebaşına doğrudan cephe almadı. Fakat kendi sabit duruşunu da asla sekteye uğratmadı.

2012 yılı, FETÖ elebaşının güç kirlenmesiyle başının iyice döndüğü bir dönemdi. Birçok tuğyanı yanında sadeleştirme adı altında Risale-i Nura doğrudan saldırıya da bu yıl geçti. Yusuf Abi bu hain saldırı karşısında sessiz kalmadı. Risale-i Nurların sadeleştirilmesinin yanlışlığı tezini savunan bir kitap hazırlattı ve bunu neşretti. Ayrıca Çamlık mevlidinde on bin adet dağıttı.

2013 yılının Ekim aynın son günlerinde rahatsızlandı. İshal olmuştu. Kendisini hastaneye götüren en yakınındaki isim olan Volkan K.’nin bana anlattığına göre başkaca rahatsızlığı da yoktu. Şahsi dostluğuna güvendiği Prof. Dr. Mustafa Cirit’in talebi üzerine FETÖ’ye ait İzmir Bornova Şifa hastanesine gidildi. Üç gün sonra bağırsak kanseri teşhisi konuldu. Bir iki gün sonra da vefat ettiği söylendi… 

FETÖ elebaşı bana belki yüz defa şöyle bir olay anlatmıştı: Kestanepazarında bir gün yanıma veli bir zat geldi. Bana iki adamla bir çocuğu göstererek bunlara dikkat et, dedi. Ben ne zaman Koca Yusuf’a bu olayı anlatsam, hocam o iki adam kim der sorardı. Benden ayrıldığında işte o iki adamdan biri sensin, dedim. 

Kara listedeki ikinci adam için her defasında adını söyleyemeyeceğini tekrar eder dururdu. Zaman gösterdi ki, bu ikinci adam Hacı Kemal Erimez’den başkası değildi. Benden de o çocuğu sormamı beklerdi. Vereceği cevabı bildiğim için hiç sormadım. Her defasında onu uydurduğu yalanın gayyasında çırpınır bıraktım…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Koca Yusuf

Yusuf Öztanzan, tıpkı Latif Abi gibi FG’nin Nur hizmeti harici niyetini tesbit edip tavır almış ihlaslı bir Risale i Nur talebesiydi. Risale i Nur’un hizmet prensiplerine temelden aykırı malum fitnenin nüvesini daha 70’li yıllarda ferasetiyle teşhis etmişti. Mekanı cennet olsun.
  • Yanıtla

Allah CC razı olsun

Bu vakıaları kayda geçiren kıymetli insan yazar Latif Erdoğan dan Allah CC razı olsun.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23