• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

FETÖ elebaşının temaruz oyunları

19 Aralık 2020


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Arapçada tefaül babı, bazen fiile, olmayan bir şeyi olur gibi göstermek anlamı verir. Mesela tecahül. Bildiği halde bilmezden gelmek, demektir. Bunun gibi temaruz kelimesi de aslında hasta olmadığı halde hasta gibi görünmek anlamına gelir.

Bir zamanlar, FETÖ elebaşı, Ramazan hilali konusunda Diyanet İşleriyle ters düştü. Suudi Arabistan’ın haklılığını, Türkiye’nin hilali takip etmediği için haksızlığını savundu durdu. Bazen bir, bazen iki gün önce bayram yapıldığı olurdu. Tabii ki bu durum diğer Müslümanlar tarafından yadırganır hatta çok ciddi boyutlarda fitneye, tefrikaya sebebiyet verirdi. Aynı evde, aynı aile içinde bile aynı gün bayram yapılamazdı. Elbette o günkü şartlarda onun bunu bir fitne vesilesi olarak kullandığını bilmiyorduk. Neyse… Bir gün Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç, bu konuyu konuşmak üzere mahut kişiyi Ankara’ya çağırdı. Savunduğu meseleyi gidip konuşmak yerine o, hemen hastalanıp yatağa düşmeyi tercih etti. Sözde disk kayması olmuş ve ayakta duramaz hale gelmişti. 

Zamanın İzmir Müftüsü Mustafa Ateş, hasta ziyareti adı altında durumu tahkik için kaldığımız eve geldi. FETÖ elebaşı yatakta kımılda(ya)mıyordu. Çevresinde birkaç genç bakım ve görünümü yapıyordu. Tuvalete bile zorlukla götürülüyordu. Mustafa Ateş manzarayı böyle gördü ve gitti. Tabii ki o gidince hastalık da bitti.

1977 genel seçimlerinde, Milli Selamet Partisi İzmir adayları Yaşar Tunagür ve Turgut Özal’a destek sözü verdi. Fakat Süleyman Demirel’i de gücendirmek işine gelmiyordu. Çareyi yine hastalanmakta buldu. Hasta olduğu için Özal ve Tunagür bir şey diyemediler. Zaten ikisi de kazanamadı. Böylece Demirel’i de küstürmemiş oldu. Ne tesadüf(!) seçim bitti hastalık da gitti. Ve o günkü yorumu: Demek ki Allah bizim doğrudan siyasetle meşgul olmamızdan razı değil ki böyle oldu… 

Türki dünyalara gidilmeye başlanılan ilk dönemlerdeydi. Şimdi adını hatırlayamadığım bir ülkeden hatırı sayılır bir kişi ülkesine gelen FETÖ elemanlarına kucak açmıştı. Bu kişi birkaç kere Türkiye’ye getirilmiş, izzeti ikramın her çeşidiyle misafir edilmişti. Şu satırları yazarken adını hatırlayamadığım bu kişi, kendi ülkesinde o günkü adıyla hizmet hareketine maddi manevi her türlü desteği veriyor diğer tanıdığı Türki ülke insanlarına da referans oluyordu. Fakat yavaş yavaş yapılan yanlışları görmeye başladı. Bunları kendi ülkesine gönderilmiş ülke sorumlusu FETÖ elemanıyla paylaştı. Bilgiler derhal FETÖ elebaşına ulaştırıldı. Ayrıca randevu istediği de bildirildi. 

O günkü şartlarda böylesi önemli bir kişiye randevu verilmemesi imkansızdı. Onun için olumlu cevap verildi, adam da FETÖ elebaşıyla görüşmek ve yapılan yanlışlarla ilgili samimi uyarılarda bulunmak üzere İstanbul’a geldi. Onu misafir etme, ağırlama işi o günlerde Zaman Gazetesinin genel müdürü olan İlhan İşbilen’e verildi.

Tam söz konusu kişiye verilen randevu vaktinde, FETÖ elebaşı salona iki büklüm girdi. Adam şaşırdı kaldı, ne diyeceğini bilemedi. Ziyaretini kısa tuttu, söyleyecekleri boğazında düğümlendi ve gitti. Bildiniz: O gidince hastalık da bitti. Yorumu: Alem-i İslam’ın başına gelen her sadme önce beni hırpalıyor, perişan ediyor… 

Her aylık toplantıda tekrar eden seremoni: Birisi eleştiri amaçlı bir söz söyleyecekse FETÖ elebaşı hemen yüzünü buruşturur, nefes almada zorlanır, bir eliyle kalbini tutar ve yarı baygın bir hal alır. Bu arada Dr. Kudret koşarak gider tansiyon aletini getirir, her zaman yaptığı gibi elbise üzerinden tansiyonunu ölçer, yüz mimikleriyle tansiyonun çok yüksek olduğunu ifade eder, bu arada konuşmacı kişiye gözler çevrilir, ne yaptığını gördün mü manasında başlar sallanır, adam dediğine, diyeceğine bin pişman süklüm büklüm olur. Maksat hasıl olduktan sonra elebaşı başka bir alemden gelmiş gibi bir tavra girer, kendine gelir, buyurun nerde kalmıştınız diyerek konuşmacıya yönelir… Ve tabii ki bu arada tansiyonu da normale dönmüş, kalp önceki ritmine kavuşmuştur. Bu aylık seremonilerde mızrak çuvala sığmadığı için ayrıca yorum yoktur.  

 Amerika’ya gönderilmesinden bir-iki hafta önce yaptığımız son toplantıda da aynı taktiği benim eleştirilerimi birbiri ardına sıraladığım ve hal çaresi önerilerimi topluca anlattığım konuşmamda da denedi. Toplantıda on kişi kadardık. Onun da aralarında bulunduğu bu topluluğa, ayağa kalkarak, bundan sonra siz sadece kahpeliğin destanını yazarsınız, başka hiçbir iş yapamazsınız, dedim.

Amerika’ya gidişinde de temaruz oyunuyla gitti. Şimdilerde de yer yer ekran karşısına çıkıp aynı oyunu tekrarlıyormuş. Maalesef onun bu oyunlarını kendi meczupları dışında da ciddiye alanlar oluyormuş. Ben, yine temaruz oyunu diyerek gülüp geçiyorum… 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

vatandaş

feto haini gebereli 3,5 seneyi geçti ..
  • Yanıtla

Mustafa

Yine FETÖ elebaşının içyüzünü anlatan nefis yazı kaleme almışsınsınız. Devam edin lütfen. Bu rezilin foyasını ortalığa saçın. İyi ki varsınız sizi çok seviyoruz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23